keşke yağmur hep bugün olduğu gibi düşse zemine. keşke her zaman öğle saatlerinde uyanıp bir kaç atıştırmalık alıp müdavimi olduğum kahveciye gidip insanların ahmakıslatan altındaki telaşlarını izleyebilsem... bir kaç saatlik işim kaldı. eğer şansım varsa; kordona indiğimde yeniden çişelemeye başlar. sigaram zaten var.
son günlerde gökten pek bi' su saçılıyor etrafa. kabarık ve şekilsiz saçlarımı nemlendiriyor. gecenin bir yarısı tek başıma oturduğum bankları ıslatıyor. hatta benim gibi yağlı birisini bile üşütüyor izmir'in bu yağmurları. daha fazla hissiyata ihtiyacım var sözlük; ısınmam gerek. ya da daha fazla benzin yakmak gerek antin-kuntin konteynerlerde...
avrupa'nın gelişmiş ülkelerindeki belediyecilik hizmetlerinden çok çok geride de olsa izmir'i kurtaran kendine has güzelliği, rahatlığı hissettirdiği özgürlük havası ve güzel denizidir.
umarız çok daha güzel şekilde kendini geliştirir avrupa kentlerinden bir kent olma yolunda hızla ilerler.