En cok da yolda yururken sarki mirildanan insanlari, sokaklarda "free hugs" yazisi ile yuruyen geyleri ve bostanli'da balkonda oturup denizi ve palmiyeleri izledigim yikilmak uzere olan evimizi ozlemisim.
Her ne kadar keşmekeş, telaş, bir yerlere yetişme telaşı var gibi gözukse de bütün izmirlilerin birbirine saygısını ve sevgisini yitirmediği tek ilimizdir.
seneler önce iznik'te bir restoranda ailemle akşam yemeği yerken " dilerim izmir'de yaşarım " cümlesini kullanmıştım.
neden istemişim hiç bilmiyorum.
ama öyle yürekten istemişim ki, izmir'de yaşıyorum.
düşünüyorum da, bilinçli olarak söylemediğim cümleleri yaşıyorum.
aynı şekilde başka bir şehirde de yaşamıştım çünkü.
Istanbuldan sonra çok tatmin etmese de sırf sakin olduğu için yaşanılabilecek bir şehir.
Birine çarpmadan yürüyebilmek müthiş bir duygu.
Bi pazar sabahı beş gibi goztepeden kiralanilan bisikletlerle konaka gidebilir, kahvaltinizi yapıp kahvenizi içtikten sonra eve gelip içmeye devam edebilirsiniz.