Çok güzeldir, dağlarında çiçek açar, insanları uysaldır ve moderndir. Nufüsü 5 milyona yakındır. Ülkemizin üçüncü büyük şehridir. Türkiyemizin en rahat şehirlerinden biridir de diyebilirim. izmirliyim diye demiyorum yani bunları, gerçekler bunlar.
sıcak yaz günleri sadece fayanslara uzanmak istediğin, denizlere yakın, içinde aile ve bir çok akrabayı barındıran, insanların çalışmayı pek sevmediği, dükkanların erken kapandığı, çimenlerin üzerinde bira içilen, güzel kadınların ve piç erkeklerin yaşadığı yere izmir denir. *
güzel şehirdir vesselam ama çok dengesizdir, balçovada envai çeşit alışveriş merkezini gezerken vay aq dersiniz, ki balçova gayet düzenli bir yerleşim yeridir de, ama bucaya dönmek için 671 e binin giderken göreceğiniz yerler lan biz nerdeyiz burası da mı izmir denecek türdendir, yeşildereyi bilenler bilir bilmeyen bilmesin izmiri hep güzel sansın.
1800'lü yılların sonunda ve 1900'lü yılların başında avrupa'lılar ve fransızlar tarafından "le petit paris" yani "küçük paris" olarak adlandırılan güzel şehir.
her türlü acılarımı aynı zamandada mutluluklarımı umutlarımı barındıran şehir. bir çok kaldırım taşında gözyaşım ara sokaklarında anılarım vardır. bazen yaşamak can yaksada izmirden vazgeçemez izmirli.
Victor Hugo´ya katılmamak elde mi? "Les Orientales" isimli kitabına bulunan "La Captive" isimli şiirinin ilk dizesinde, "Smyrne est une princesse" demiştir. Yani, "izmir bir prensestir." Hugo, izmir´e hiç ayak basmadan, çok uzaklardan şöyle bir bakıp, ona nasıl prenses diyebilmiştir? Bunun sebebi izmir´in baskın "dişilik" özeliğidir. Bir Amazon kraliçesi tarafından kurulduğu efsanelere kazınmıştır. izmir üzerine yazılmış her şiir buram buram dişilik kokar. O bir prensestir, bazen bir sevgili veya eş, bazen kız kardeştir, bazen de küçük bir kız çocuğu.
''Denizi kız, kızı deniz, sokakları hem kız hem deniz kokar.'' demiş büyük şairimiz Cahit Külebi.Victor Hugo desen, kendi memleketine bakmış Sefiller'i yazmış, izmirime bakmış prenses demiş.