bu ne yağmur allahım sabaha ceket ile başladığımız öğleni askılı ile geçirdiğimiz akşama doğru askılı ceket yağmurluk üçlemesiyle günü tamamlatan
güzel kentim.
uzak kalınıp da hasret çekilmeyen şehirdir kimi zaman.
gariptir, hiçbir şeye özlem duymuyorum bir süredir. anne, baba, akraba, arkadaş, çocukluk, ev, uzaklar, geçmiş, gelecek...
özlemek parayla değil ya, kalbimi sızlatmıyor hiçbiri.
sen de izmir.
özür dilerim ama bu gece seni de canım hiç çekmiyor.
sen 9 eylül dersin iki kelime
ben değişen yazgı anlarım
özgürlük anlarım, bağımsızlık,
sen izmir dersin iki heceyle
ben sevinçten ağlarım
tarihin başı mı dönmüş
şimşek hızı geldiklerinde?
şaşırmış mı toprak
ayakları yere değmeyen atlar geçerken?
önce deniz mi görmüş
kavruk yüzlü neferleri?
bugün 9 eylül
tam sırasıdır canlandırmanın hatıraları
sen 9 eylül dersin iki kelime
ben onurlu bir halk anlarm
rüzgarın çevirdiği sayfa anlarım
sen izmir dersin iki hece
ben saygıyla ayağa kalkarım
başka türlü bir şehir burası: havası ayrı, insanları ayrı, yemekleri ayrı. bir istanbullunun terapi niyetine gidebileceği bir kent. bir kere herkes güleryüzlü sonra her şey çok ucuz. tek sorun * var çok yavaş otomobil kullanıyorlar olmaları.
kordonda gezilecek bu güzel havada, kendisinden uzak olduğum memleketim. hayır her zaman istanbul'u tercih ederim ama, izmir de bazen başka güzel oluyor be azizim.
bugünkü hava durumu ile beni mutlu etmiş olan kenttir. benim ders çalışmak zorunda oldugum bu günde hava yağmurludur. ben gezemiyorsam kimse gezmesindir. mutluluk sebebidir bu hava.
her şeyiyle ayrı gösterilme çabasını anlayamadığım şehir. daha doğrusu, bir kısım şehir insanı var ki, ayakta durabilecek kadar özgüveni, izmir'de yaşamalarıyla sağlıyorlar, başka dayanakları yok. yoksa her izmir'de oturan böyle kasıntı değil. ama bazıları da var ki...
göztepe, karşıyaka, boyoz, kız, bilmem ne... başka şehir var mıdır acaba, "biz şöyle demokratiğiz. insanlarımız istedikleri gibi giyinebiliyorlar, kimse de bir şey demiyor. öyle böyle değil, o kadar moderniz ki sokaklarda falan içki içiyoruz. sonra kızlarımız taş gibi, bütün türkiye'de adları var. sonra bizim boyoz diye süper bir yiyeceğimiz var, kendimize has ayrı bir havamız, karşıyakamız, göztepemiz var. bambaşkayız!" diyen.
gittim gördüm. sahil şeridi mi diyeyim, kıyısı mı diyeyim, çok güzel gerçekten. tamam, kızlar da taş gibi. boyoz? o da şirin. göztepe, karşıyaka. futbola renk katarlar, başka da bir şeylerini bilmem. insnaın içini ısıtıyor, sevimli yer. ama ilçeleri? buradan bile kötü.
yok arkadaş yok, benim kafam basmıyor herhalde. izmir'de gördüğüm güzellikleri izmit'teki sahilde de gördüm. hem oranın kızları kompleksli olmuyor. ha kız demişken... bu şehrin kızları kasıla kasıla yürürler, izmir'le bir bağları olmayagörsün, "izmirliyim ben!" diye yırtınırlar. "oo taş gibiymişsin" deyip yavşadığınızda da "n'apıyosun sen hayvan!" derler.
eh be kızım, izmir kızının niye meşhur olduğunu akıl edemiyor musun sen? "ay kıyamam ya çok tatlı kızlar" mı diyor bunca erkek?
kusura bakma izmir erkeği kadar modern değiliz lan, çok abazanız biz :/
24.sünü düzenleyecek uluslararası müzik festivaline ev sahipliği yapacak güzel kentim.
program da ayrı şükela, buika'dan da kapanış konseri gelicekmiş, bilet fiyatları da gayet uygun, daha ne olsun : http://www.iksev.org/izmir_festivali_tr.php