1930'larda tedavülü bitmiş bir ilericilik-gericilik anlayışına sahip olup kendilerini ilerici, diğer birçok insanı gerici olarak yaftalayan insanların yoğun şekilde yaşadığı şehir.
tek cümleyle ifade etmek gerekirse insanları 1500 yıl önce belirlenen dini ve ahlaki anlayışa göre yaftalamayan şehirdir. bizim insan yaftalamak için başka kriterlerimiz var. mesela hırsızı, gerici yobazı, bezirganları çok fena yaftalarız.
artık götümüze girer mi bilemiycem ama akp genel başkanı ve başbakanımız sayın recep tayyip erdoğan a şöyle seslenmek istiyorum;
ortaçağda tedavülü kalkmış, "tanrıya karşı geliyo bunlar, yakalım" veya "yılbaşı kutluyorlardı layığını bulup geberdiler" zihniyetinden insanların söz sahibi olmak isteyip de olamadığı şehir. iyi ki var.
yüzde 30 luk bir kesimi göz ardı edecek olursak yaşanılası en güzel şehir. benim şehrim. karşıyaka çarşısında dahi kolkola girip etrafa şuh kahkahalar atan türbanlıları görebileceğiniz yerdir ama aynı zamanda... üzülüyoruz ama yine de sevdamızdan vazgeçmiyoruz.
insanları, mekanları ve güzelliğiyle kendisine hayran olduğum ve chpyi tekrar seçmeleriyle hayranlığımı bir kez daha arttıran türkiyenin en modern şehri.
gavur izmir diyordu sevgili(!) başbakanımız. gavur olduğunu gösterdi iç kesimdeki insanlara oranla daha demokratik olduğunu göstererek! helal be izmir.
imrendiğim şehir. modern ve asil tek kelimeyle, bu ülke için fazla ileri. darısı benim şehrimin* susuz kalmaya ve günde 5 tabak kazık yemeye muhtaç ve hevesli kalas insanlarına.
oyunu belli bir partiye değil, demokratik, laik hukuk devletine kullandığı için gurur duyulan, gözleri yaşartandır. üç kuruşluk hizmet!! ve sadaka uğruna bu vazgeçilmezleri satmayan insanların yaşadığı şehirdir. yaşayanları ''ama izmirlilerde kendilerini çok övüyor bik bik'' diye ötenlere cevabı tokat gibi vermiştir.
her zaman gurur duyduğum fakat bugün daha da çok gurur duyduğum şehrim.
STALiN TAVUĞU
Stalin en sadist cinayetlerini planladığı çalışma odasına yakın dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip, diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu:
-Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım... Söyleyin bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır?
Her dumanlı kafadan bir ses çıktı. Kimisi adaletten, haktan söz etti... Kimisi demokrasiden... Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten... Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin, beğenmedi adamlarının izahatlarını... Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdar en yücedir! Halkın karşınızda baş eğip durması için ne yapmanız gerektiğini durun da şu beyinsiz kafalarınıza çivi gibi çakayım... Hemen hizmetçileri çağırıp emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin... Aceleyle bir tavuk kapıp getirdi adamları... Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının gözleri önünde başladı canlı-canlı tüylerini yolmaya tavuğun. Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına salıverdi, lider...
-Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu şaşkın tavuk...
Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı canını atayım diyor, soğuktan tir-tir titriyor... Masaların altına giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor... Duvar diplerine koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor... Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor... Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp, sığınıyor... O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane-tane atıveriyor yolunmuş tavuğun... Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse peşinden koşuveriyor..
Ağızları bir karış açık kalan dostlarına bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir. Tüylerini yolup al ve serbest bırak... O zaman yönetmek kolay olur
- Stalin'in sofra dostları hayretler içinde kalıp:
zamanında yunanlıları denize dökmüş ve an itibariyle de yunanlı olmasa da ülke için yarar getirmeyecek kişileri, kurumları yine denize döken güzel şehrim.
çok afedersiniz ama kelimenin tam anlamıyla akp nin eline verip kıçının ortasına tekmeyi basmıştır. 1923 ten beri izmir liyiz böyle sonuç görmedik kardeşim.
neredeyse bütün ilçeleriyle chpnin kalesi olduğunu göstermiş en önemlisi de tehlikenin farkına varmış bir şehirdir. bırakınız tayyip'in izmiri almayı istemesini artık hayatta yanaşmaz izmire..
2007 yılı ocak ve şubat aylarında iş nedeniyle iki ay boyunca kaldığım, insanları, şehir yapısı, havası ve burada sayamadığım pek çok özelliğiyle beni çok etkilemiş mutlu şehir. ora adlı yerin yaptığı künefe ve lahmacunlar, bostanlıda bulunan rozinante, barlar sokağındaki rock barlar * ve buralarda çalan gruplar beni benden almıştır. sevilesi şehirdir vesselam.