Izmirden nefret ediyorum diye yillarca boş yapıp, bir yil boyunca yaşadığım şehir. Kıbrıs şehitlerini, kordondaki palmiyeleri, kizlar agasindaki kumda kahveciyi, kemeraltindaki atomcuyu, sahilde saksafon çalan bohemya abiyi, sakinligini sevdigimin şehri.
Hiç sevemediğim şehir. Sanıyordum ki yıllardır aradığım şehir, izmir olabilirdi, lakin gelip görünce, insanlarıyla muhatap olma çabaları sonuçsuz çıkınca.... işte beklediğim, aradığım şehrin izmir de olmadığını idrak ettim. Ama bizim istanbul a göre harbi harbi ucuz şehir, takdir ettim bu yönünü.
Izmir rahat insanların, güzel insanların şehridir. Gün Batımını kahvesini yudumlarken asansörde izler, manzaranın tadını çıkarırsın. Akşamları gider kordon da midyeni yiyip biranı yudumlarken karşıyakaya doğru dalar gidersin uzaklara, tüm yorgunluğunu bırakıverirsin denize. Deniz demişken Çeşmesi, Foçası, Urlası Dikilisi haftasonlarının iple çekilme nedeni oluverir. Tatlı bir rekabetle karşıyakalılar 35.5 olduklarını vurgular her yerde. Izmir'de çekirdek Çiğdem, temizlik kloraktır,kumru bir kuş değildir.
evet kabul bir istanbul etmese de izmir, kendine göre bir çekiciliği var bu rahatlık, özgürlük, hoşgörü ve güzel insanlar başka hiç bir yer de yok.
Evim. 80 il birleşsin izmir etmez. Köy diyenler de gelmesin kardeşim. Biz böyle mutluyuz. Neyi yadırgarsaniz yadırgayın. Dediklerinizi kordonda icerken okuyup güler geçeriz.