vazgeçilemez şehir.
ikilemleri bile, aykırılıkları bile güzel
fatih'deki şehla gözlü carsafli, moda'da süper minili kız,
süleymaniye de dua, beyoğlu'nda alem.
yollusu, mollası
seküleri, softası
ayrı bağlıyor kendine.
bazen gidersin anadolu'da yada trakya'da bir yerlere,
dönüşte hissettiğim o duygu;
karısının ütülediği gömlekle metresine giden küçük esnafın ihaneti gibi...
iki önceki entry'de dile getirdim, şimdi de söylüyorum. Haftaiçi insanların banklarda oturduğu, polise sana ne çektiği, avel avel gezdiği bir haftayı geride bıraktık.
E haftasonu hava ılık gayet de güzel. Biraz öngörüsü olan bir adam akşam evine giderken iki ekmeği iki sütü yumurtayı fazladan alır koyar kenara.
Konvoy yapmalar, tencere kasmalar, sosyal mesafeyi sikip atmalar nedir?
italya'da sokağa çıkma yasağının ilan edildiği gün patladı bu meret. Bir millet hiç mi ders almaz sağından solundan arkadaş?
Kel oğlan istifa etmez bu kaosu çıkardığı için; olan da bize olur.
Giriş çıkışa kapatılmış şehir artık corona ile sizi baş başa bırakıyoruz, siz mi cehapeye şehir teslim edersiniz işte böyle müsibetler yakanızdan eksik olmaz, coronayla size mutluluklar dilerim.
Cehapeli adamı belediye başkanı yaparsanız böyle corona patlaması yaşarsınız evet reis demişti cehape pisliktir, cehape kıtlıktır, cehape hastalıktır diye ama dinlemediniz alın size cehape, alın size imamoğlu.