bıktım bu şehirden. insanlarından, trafiğinden, havasından, koşuşturmasından. her gün ayrı bir sorun, ayrı bir olay. istanbul ben küçükken daha güzel gelirdi yüzüme. şimdiler de ise sadece barınak benim için. terk etmek için sadece fırsat kolladığım şehir.
Görmediğim onca güzel yerlerini artık görmek istediğim şehir.
Adını duyunca bazen bir hoş olurum,acaba orayı yazıp gitse miydim diye ama, keşke değil asla bu.
Zaten ileride yaşamayı düşünebilecegim şehirler arasında.ama ilk sırada değil tabi ki.
Gezmek,görmek için mükemmel yer.
Peki ya, yaşamak?.. Suan bir şey diyemiyorum.
Bir yerden bir yere gitmek için saatlerinizi yiyen şehir. yorgunluğun şehri. trafiği ve her yerin bina oluşuyla gözümden düşen öte yandan adaları gülhane parkı ve ağva'yla kalbimi fetheden şehir.
Buradan bakınca insanı korkutan şehir. bu insanlar nasıl yaşayabiliyor bu şehirde düşüncelerine gark ediyor dışarıdan bakan insanı.
içindekiler eminim bir güzellik buluyorlardır.
Bazen trafikte kaldım mı lan senin gibi şehir mi olur diyorum. Ama sonra bir tarihi yarım adaya gidiyor bir beyoğluna,üsküdar'a,ortaköy'e gidince şehre tapasım geliyor.
nufusu kaldıramamaktır artık ve herbir yerden alarm vermeye başlamıştır. Ne mi yapalım devlet büyüklerimizinde dediği gibi en iyi çözüm olan tatile çıkalım anasını satıyım. Antalya Bodrum Kuşadası memurlara zamda yapıldı. Takılın işte.
Bazen asik oldugum, bazen nefret ettigim bir turlu cozemedigim sehirdir. Yaklasik 3 seneden beri yasiyorum ve bir cok guzel sey yasadim. Camlica tepesi, beylerbeyi favori mekanlarimdir.