Benim için kürkçü dükkanı olan şehir. Yolun sonu hep burası oluyor. Nefret etmek için binlerce sebebim olsada "ev" hissini veren, doğup büyüdüğüm, benliğimi kazandığım, sokaklarında birçok insanın evinde hatta yatağında hissettiği kadar rahat hissedebildiğim garip, huzursuz, çirkin ama çekici şehir.
yaşayan bilir garip bir çekiciliği olan şehir. böyle siktir olup gideceğim bu şehirden dersiniz. 2 hafta tatile çıktığınızda gene geri dönmek istersiniz. çünkü artık bu şehrin bir parçası olursunuz. şehrin hızlı yaşantısına alışmışsınızdır, ondan kopamazsınız.
Burada doğdum ve büyüdüm. Bazen gerçekten yaka silksem de istanbul gerçekten bi başka ve bunu başka bir şehirde yaşayınca az da olsa çok daha iyi anlıyorsun.
özleten ve kendini özleten şehir. istanbulda çok mutluluk için çok para gerekibilir. çok masraflı bir sevgilidir ancak kulağımda kulaklık ve güzel bir müzikle galata köprüsünde yürümenin verdiği zevkin bende bir ibresi yoktur.
hayatımda hiç gitmediğim ama adını çok duyduğum denizi bol şehir. kız kulesi varmış. neden erkek kulesi yok. sanırım kız-erkek eşit değil bu vilayette.