radikal, terörist şeklindeki lanse edilme planına itaat etmiş insanlarca;
savaş ve barbarlığın dini gibi gösterilmeye çalışılan hoşgörü dini.
haçlı seferlerinde 4 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
dünyayı sömürürken 50 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
1. ve 2. dünya savaşlarında 70 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
6 milyon yahudinin ölümüne neden olan müslümanlar değildi.
bunların hepsi medeniyetin beşiği olan batının eseriydi.
evet türkler balkanlarda insan bırakmadı,
evet endülüs'te hristiyanların müslümanlara yaptığı hiçbir şey değildi, katliam yoktu.
evet doğu anadolu'da biz türkler haksızdık!
evetle başlayan cümlelerin hangisine inanıyorsunuz?
maalesef cahil bırakıldık, maalesef geri plana itildik.
ve şimdi bizim ne, kim olduğumuza batı karar veriyor ve hatta bizleri buna inandırıyor.
ortaçağ'da islam dünyasında bir gayrimüslimin rahatça yaşayabilmesi ve dolaşabilmesi ile bunun avrupa'da hristiyan olmayan birisi için ne derece mümkün olduğunu dileyen dilediği kaynaktan araştırsın.
ortaçağ'da avrupa'daki yahudiler ile islam dünyası sınırlarında yaşayan yahudilerin yaşamlarını okusanız dahi kafi.
islam dini tek ve bir olan yüce Allah’a ibadet edilen bir yaşam biçimidir. Bu duruma gelebilmek için ilk evvela bütün yanlış ve sahte ilahları, ve ilah yerine geçen herşeyi, hatta bir peygamber dahi olsa, ibadete laik olmadıklarından dolayı, red etmek gerekir. Birisini veyahut birşeyi sevmek ile ona ibadet etmek arasında müthiş fark vardır! islam’ın ne olduğunu, arapça olan islam kelimesi, kolayca tarif etmektedir: Yöneliş, itaat etmek, boyun eymek, saygı göstermek ve barış (huzur). Bu tariflerde ilginç olan ilk 3 mana insanoğlunun ortaya koyduğu tutum, ve son manada karşılığında Rabbi’nden elde ettiği sonuçtur, o da barış ve huzurdur.
hah, terörizm bağlamından bağımsız olarak islam işte tam burada gördüğümüz kombodur. deplasmandayken takiye yapacaksın, kendini yeterli gördüğünde de o maskeyi çıkartıp elalemin tepesine çökeceksin.
ama 1400 yıldır devam eden bu gelenek için ne islam'ı ne de müslümanları suçlayabiliriz.
tabiatta ve toplumda işler iyi - kötü, ahlaki - gayrı ahlaki şeklinde yürümez. buralarda işe yarayan - yaramayan, işleyen - işlemeyen ayrımları vardır. bukalemunun keko avcıları ve avları kamuflajı yutmuyor olsalar bukalemun bugün bir hayatta kalma taktiği olarak renk değiştirmeyi kullanamazdı.
demek ki sen keko olmayacaksın ve takiyeyi yutmayacaksın. yiyenler olduğu sürecede bu takiye geleneği yaşamaya devam edecek.
bütün rivayetler der ki dünya'ya 2. kez hakim olacaktır. belki ömrümüz yetmez ama çok uzak değil. ve yine kitaplar der ki avrupa kılıçsız fetholunacak. akın akın gidiyor müslümanlar. kapıyı kapatsalar bacadan giriyorlar.
Surda bir gedik açtık
Mukaddes mi mukaddes
Ey kahbe rüzgar artık,
Ne yandan esersen es!