hah, terörizm bağlamından bağımsız olarak islam işte tam burada gördüğümüz kombodur. deplasmandayken takiye yapacaksın, kendini yeterli gördüğünde de o maskeyi çıkartıp elalemin tepesine çökeceksin.
ama 1400 yıldır devam eden bu gelenek için ne islam'ı ne de müslümanları suçlayabiliriz.
tabiatta ve toplumda işler iyi - kötü, ahlaki - gayrı ahlaki şeklinde yürümez. buralarda işe yarayan - yaramayan, işleyen - işlemeyen ayrımları vardır. bukalemunun keko avcıları ve avları kamuflajı yutmuyor olsalar bukalemun bugün bir hayatta kalma taktiği olarak renk değiştirmeyi kullanamazdı.
demek ki sen keko olmayacaksın ve takiyeyi yutmayacaksın. yiyenler olduğu sürecede bu takiye geleneği yaşamaya devam edecek.
islam dini tek ve bir olan yüce Allah’a ibadet edilen bir yaşam biçimidir. Bu duruma gelebilmek için ilk evvela bütün yanlış ve sahte ilahları, ve ilah yerine geçen herşeyi, hatta bir peygamber dahi olsa, ibadete laik olmadıklarından dolayı, red etmek gerekir. Birisini veyahut birşeyi sevmek ile ona ibadet etmek arasında müthiş fark vardır! islam’ın ne olduğunu, arapça olan islam kelimesi, kolayca tarif etmektedir: Yöneliş, itaat etmek, boyun eymek, saygı göstermek ve barış (huzur). Bu tariflerde ilginç olan ilk 3 mana insanoğlunun ortaya koyduğu tutum, ve son manada karşılığında Rabbi’nden elde ettiği sonuçtur, o da barış ve huzurdur.
radikal, terörist şeklindeki lanse edilme planına itaat etmiş insanlarca;
savaş ve barbarlığın dini gibi gösterilmeye çalışılan hoşgörü dini.
haçlı seferlerinde 4 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
dünyayı sömürürken 50 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
1. ve 2. dünya savaşlarında 70 milyon insanı öldüren müslümanlar değildi,
6 milyon yahudinin ölümüne neden olan müslümanlar değildi.
bunların hepsi medeniyetin beşiği olan batının eseriydi.
evet türkler balkanlarda insan bırakmadı,
evet endülüs'te hristiyanların müslümanlara yaptığı hiçbir şey değildi, katliam yoktu.
evet doğu anadolu'da biz türkler haksızdık!
evetle başlayan cümlelerin hangisine inanıyorsunuz?
maalesef cahil bırakıldık, maalesef geri plana itildik.
ve şimdi bizim ne, kim olduğumuza batı karar veriyor ve hatta bizleri buna inandırıyor.
ortaçağ'da islam dünyasında bir gayrimüslimin rahatça yaşayabilmesi ve dolaşabilmesi ile bunun avrupa'da hristiyan olmayan birisi için ne derece mümkün olduğunu dileyen dilediği kaynaktan araştırsın.
ortaçağ'da avrupa'daki yahudiler ile islam dünyası sınırlarında yaşayan yahudilerin yaşamlarını okusanız dahi kafi.
bir zamanlar siyasetin aracı olmuş daha sonrasında ba(ğ)zı kimseler amaçlarına ulaştıktan sonra araç olmaktan çıkmıştır. kandırma dini olarak çok kimsenin ağzına pelesenk olmuştur. okumayan, anlamak istemeyen herkesin "çok bildiği" bir malzeme haline gelmiştir. ortadoğu'ya bakıp "işte islam bu, baksana şunların haline!" diyen kimselerin üstünlük güdüsü olarak saydığı ba(ğ)zı etmenleri kullanarak karalama durumu haline getirilmiştir. "ne inancam abi yaaeğğ" diyen aptal ve aristoteles'in deyimi üzerine sığır hayatı yaşayan çocukların aşağılamasına maruz kalmıştır. muhavvidleri kaybetmiştir. tağuta tapanlar kazanmıştır.
Siyasal islam'ın ve radikal islamcı örgütlerin, az biraz karizması varsa onu da yok ettiği dindir. Esasında din ilk günden beri siyasidir. Tarih boyunca siyasetin konusu, aleti, kendisi olmadığı tek bir gün yoktur. Bir takım olumlu öğütlerin yanında suistimale çok açık bir yapıda olması dezavantajıdır. yorumlarla neredeyse her şeyin fetvası alınabilir. Yayılana kadar barışçı, yerleştikten sonra acımasızdır. Takva denen bir olgu olduğu için bütün dini ihtilaflar en katı kurala doğru evrilir, bu kaçınılmazdır. Anadolu, türk,tasavvuf kültürüyle yoğrulmuş hali bir nebze dayanılırken radikallerin ve siyasalların elinde gördükten sonra soğursunuz. Daha ortaya karışık söylenecek çok şey var ama işte...