filmi izlemeden önce yemeğinizi yiyin, suyunuzu için, çişinizi yapın. kahvenizi de aldıktan sonra izlemeye başlayın. mısır falan saçmalamayın öyle. 21.30 seansına iş çıkışı gittiğim için filmin bazı bölümlerinde uyumaktan ötürü utanmadım değil. buradan hans zimmer'a bir kez daha uyarıcı/uyutucu müzikleri için teşekkür ediyoruz.
soundtrackler burada:
ama öyle sahneler var ki bu müzikler sayesinde uyuyanları uykusundan uyandırdı, koltuğunda doğrulttu. bunun sebebi imax izlemem de olabilir. imax dışında nasıl olur gidenler yazsın.
christopher nolan ın yeri ayrı ama yine de gravity ile karşılaştırmadan da edemedim. yani gravity 5 puansa interstellar 8 falan ama 10 değil. astronot kadınların benzerliği de beni bu karşılaştırmaya sürüklemiş olabilir.
bilim-kurgu severler izlemeden geçerlerse çokça üzülebilirler. bilim-kurgu sevmeyenler ise filmi izlemeden önce bolca entry okuyup, kuantum fiziği hakkında ön bilgi edinmelidir. filmden sonra bol su, açık hava salık verilir. mümkünse öğlen saatlerde gitmeye çalışın ama yine de siz bilirsiniz. ne de olsa zaman göreceli.
her christopher nolan filminde olduğu gibi akıl bulanıklığı yaşatmıştır. sinemada izlemek yetersiz kalacağı için tekrar izlenilmesi gerekmektedir çünkü film öyle basit bir film değil.
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları birörnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım.
uzay-zaman, karadelikler(wormholes), kuantum fiziği hakkında yüzeysel bilgilere sahip olursanız daha bir anlamlı gelir. hayatı yüzeysel şekilde yaşayanlarınsa filmden etkilenmeleri olası ama çok düşük seviyede kalır bu ilgi. zamanı da 3. boyut gibi ele alırsanız biraz daha anlam kazanır film sanki. zamanın da göreceli yani en basitinden kişiden kişiye göre değişmesi durumunu idrak edebilirseniz azıcık o zaman çok güzel gelir film. 10 üstünden 8 puan kesin alır, 9 puan alması da içten bile değildir.
bilim kurgu türüne ayrı bi derinlik katmış ; bilim kurguyla , insani duyguları çok iyi harmanlamış muazzam bi sinema şöleni . yıldızlararası yolculuklar adeta sizi de içine alıyor ve bi süre etkisinden çıkamıyorsunuz .
uzay ve fizik konularına ilgisiz ; ya da daha doğrusu kafa yormadan sadece kof hareket , senaryo ve kurgu tembelliğinde olanlara sıkıcı gelmiş olabilir . her bi sahnesini merakla izlerken son yarıda salonu terk eden çifte anlam verme zorluğu da bundan .
hem verdiği bilimsel bilgi bolluğu hem görsellik açısından kesinlikle başyapıt . ve hikayenin temel noktalarından birine de aileyi özellikle de baba-kız arasındaki muazzam bağı da oturtunca izlememek olmaz .
bursakorupark'ta maalesef kötü bir sistemde izlediğim muhteşem film.
Film hakkında bir çok yorum gerek sözlük, gerekse forum vb. Sitelerde çeşitli şekillerde Dönüyor. Bir tane de benden gelsin;
Herhangi bir film hakkında spoiler vermekten nefret ederim. Spoiler sayılırmı bilemem ama bu filmi lütfen "bilim-kurgu" janrının soru işaretlerini kaldıramayacak Bünyeler izlemesin.
Yıllardır süregelen "fizik" hastalığım bu filmi izlerken zirve yaptı. Ucundan kıyısından takip edebildiğim kadarıyla filmde anlatılan olaylardan Birçoğu**, fizik teorilerinde mevcut. Bir çok yerde rast gelebileceğiniz "mantık hataları" ise küçük bir "bilim kurgu izleyicisi esnekliği" ile kolayca göz ardı edilebilecek düzeyde. Birde "dram çok fazla.." Diyenler var ama o da Olayların içine öyle dengeli karıştırılmışki; takılıp kalmak için herhangi bir tortu bırakmıyor akılda.
Velhasıl; başta da Bahsettiğim gibi gayet kötü koşullarda izlesem de, bu film bana istediğim görsel zevkleri verebilmiş, gerilimi verebilmiş*** ve istediğim beyin fırtınalarını yaşatabilmiştir**. O Yüzden siz sevgili sözlük Okurları / yazarları, bu tarzdan hoşlanıyorsanız; kesinlikle ve kesinlikle sinemada (ama iyi bir sinemada) izleyiniz. Samimiyetle tavsiyemdir**.
imdb'deki puanını ve yerini fazlasıyla hakeden harikulade bir sinema şöleni.
dünyaya neler olduğunu, nasıl olduğunu ne eksik ne fazla tam kıvamında aktarıyor. izlerken 'öfff burayı da amma uzatmışlar' dediğim bir sahne görmedim. Olay örgüsü nefis bir şekilde sıkmadan ilmek ilmek işleniyor.
interstellar benim gözümde çok denenmiş ama genellikle fiyaskoyla sonuçlanan bir şeyin başarmış bir film. bilimkurgu öğelerini insan doğasının açmazlarını uzayın sırları ve derinliğiyle harmanlama işine kolları sıvamış, fizik bilimini gerçekçi bir şekilde serpiştirerek bu işin üstesinden hakkıyla gelmeyi bilmiş. eminim sahneler ilerledikçe Christopher Nolan'a hayranlığınız bir kat daha artacak.
uzayda geçen sahneler alışılmış uzay aksiyon filimlerindeki geniş plan çekimlerden ziyade belgesellerde gördüğünüz nasa videolarına benziyor. ekşi sözlük hiçbir s.ki beğenmeyenler topluluğu koskoca uzayda 15 derecelik açıyla çekmişler iğrenç falan yazmış ama sakın o küçük zihinlilerin laflarına bakıp filmden şüpheye düşmeyin çünkü neredeyse ben de o malların sözüyle gitmekten vazgeçecektim.
Yıldız, uzay, bilimkurgu deyince aklına direk star wars falan gelen aksiyon meraklılarının beğenmemesini normal karşılıyorum. Yok lan aslında normal falan karşılamıyorum cahillerin kendinden kat kat zeki veya kültürlü insanları yanlış yönlendirmeleri hiç hoş değil.
Edge of Tomorrow'la kıyaslanması da yanlış bu arada. iki filmin tadı ayrı ikisi de şaheser.
Son zamanların en kalite kokan ve gerçek bilime dayalı bir (bkz: christopher nolan) filmi . Film yaklaşık 3 saat olup bilgi ve birikime dayalı bir filmdir . Tamamen beyin mastürbasyonuna yönelik ve seri geçişleriyle insanı düşündüren , yoran ama aynı zaman da hayalgücünün sınırlarını zorlayan bir film . Uzay-zaman konusunun kuantuma dayalı olduğu bir filmdir . Hayal gücünün zorlama nedeni ise tamamen teorilerden ibaret olan solucan deliği ve kara deliğin filmde hayal gücü dayalı olup işlenmesi . Paralel evren ve zaman kırılmaları çok detaylı ve ince işlenmiştir . Kısaca gidip izlenmesi gereken kesinlikle her anı heyecan verici bir film .
Bilgi hataları olmasaydı felsefi mesajlar içeriyor, derdim. Ancak evrimden, düzenden bahsettikleri bazı yerlerde çokça yanlış vardı.
Yine de bilim kurgu açısından son zamanların en sağlam filmlerindendir bence.
spoiler
Ayrıca güzel ağlattın be nolan. O baba kız sahneleri neydi öyle. spoiler
izlenesi bir bilim kurgu filmi. ileri düzeydeki bilimsel teorileri duyguyla, aksiyonla, yer yer mizahla hoş harmanlamış. yer yer hollywood klişelerini es geçemese de, oldukça başarılı bir çalışma diyebiliriz.
--spoiler--
ekibin karizmatik siyahi üyesi rom abi'ye yazık etmişler (nasıl kıydınız). tars her uzay gemisinin ihtiyacı. mizah ayarı mevzusunun geçtiği her kısımda esprileriyle yardıkça yardı film boyunca. kızı kurtarırken şekilden şekile girmesi de bambaşkaydı.
--spoiler--
2014 yapımı ve şuan vizyonda olan film.yönetmeni chistopher nolan yine her zaman olduğu gibi bu filmde de döktürmüş.harika ötesi , olağanüstü bir film kesinlikle izlemelisiniz. (bkz: ınterstellar)
Konuya olan ilgi ve merakımdan mıdır bilmiyorum ama şuana kadar izlediğim en kaliteli bilim kurgu filmidir. Zaten sadece kuramlara dayanan kara delik, solucan deliği, boyutlar arasında yolculuk etme gibi konularda devreye giren yönetmenin kalitesi filmi en başarılı yapıtlar arasına sokmaya yetmiştir zannımca.
--spoiler--
Karadeliğin içine giren asıl adamımızın tek parça olarak 5. Boyuta geçmesini * gerçekdışı olarak yorumlayamayız. Çünkü karadeliğe giren maddelerin tek atom diziliminde yol alacağı da sadece bir kuramdan ibarettir. Henüz gözlemlenebilen veya deneye tabi tutulmuş bir yutulmadan haberimiz yok. *
taksim cinemaximum'da uyuyakalan sinema görevlisine de selamlar. *
170 dakika olmasına rağmen hiç sıkıcı olmayan christopher nolan başyapıtı. 2014 yılının açık ara en iyi filmidir. modern klasiktir, başyapıttır. bir ara pohpohlanıp sonra imdb puanı düşen, unutulup giden filmlerden kesinlikle olmayacaktır. ödüllere boğulmasını bekliyoruz.
fiziğin f sini, uzayın u sunu bilmeyen benim çıkışta "o niye öyle oldu, bu niye böyle oldu" şeklinde sorular sormama sebep olmuştur. buna rağmen filmi seyrederken mutlu oldum ve bir tek an bile sıkılmadım. fakat eve dönüş yolunda benim gibi filmi yeni seyretmiş iki kafadarın konuşmalarına kulak misafiri oldum. biri diğerine; "abi şu niye şöyle oldu..." diye sorduğunda öteki ; "lan anlatsam anlayacak mısın sanki amk?" diye karşılık verdi. ulan kıçına leylak göğüslü gökkuzgun kaçasıca it. anandan astrofizikçi olarak mı doğdun? hayatında karadelik mi deneyimledin? ne artistlik yapıyorsun piç! kodumun çok bilmişleri sadece sözlüklerde değil arkadaş, her yerdeler anasını satayım.