ilk parasını kazandığı an ile ana evinden ayrıldığı an delice kapışır.
ilk paramı orta ikinci sınıftayken, futbolcu kartları satarak kazanmıştım. 50 kuruşa aldığım paketi 75 kuruşa okutuyordum. Birkaç haftalık kazançla samsung d900i adlı telefonu almıştım, millet o zamanlar e250 ile gezerdi. Kafa ticarete basıyor, şimdi lüks kravat markasıyla anlaşma aşamasındayım karşılıklı anlaşırsak modelleri ve türkiye ayakları olacağım.
ikincisi ise üniversiteye geldikten sonra tekrar eve dönmek. Eve döndüğümde ise diş fırçamın o yerde olmadığını görmek olmuştu. Eh be kurt, artık kendi sürünü kuruyorsun dediğimi hatırlıyorum.
etrafındakilerin abi abla demeye başlaması, aynaya bakınca saçların köşelerden seyrekleşmesi etkenlerdendir. birde büyümek zorunda olduğunu anladığı bir an vardır.
(bkz: babanın ölmesi)
benim için ailecek gidilen süpermarkette bir anda ortadan kaybolan annemi babamı göremediğimde hiç paniklemediğimi, aksine soğukkanlılıkla kendi alışverişime devam edebildiğimi fark ettiğim an olmuştur. çok büyüdük galiba yav.
Muhtemelen anne ve babanın öldüğü andır. Çünkü ne kadar büyüdüm desemde babam hala bana "bebişim" diyor. Annem hala çocuk gibi dışarı çıkarken güzel giyin üşütme kızım,eve geç kalma kızım,soğuk su içme kızım gibi cümleler kuruyor. Sanırım bunlar ve bunun gibi cümleler hayatımdan eksildiğinde gerçekten büyümüş olacağım.
Allah onlara sağlıklı uzun ömürler versin ben hep çocuk kalmaya razıyım. Zaten büyümek güzel bir şey değil ki!!!