tip tip insanlar bulunur. bilim sözde meşru rolüyle kategorize eder ya var olanları, bazı insanlar da hakikaten kategorize edilebilir.
size bir tip anlatacağım sözlük. özellikle karşı cinsten biri size bu bahsedeceğim insanın özelliklerinde yaklaştığında, tanıyacaksınız.
bu insan size sorular sorar. ama sorularının genel-geçer cevapları mevcuttur. yani, aslında soruyu sizi tanımak için sormaz. sırf konuşmuş oluyor olmak için sorar. cevap verdiğinizde de, sizin radikal, benim deyişimle, geneli yıkar şekilde verdiğiniz cevaplara "ahahahah" diye tepki verir. özellikle daha basit düşünen bir cinsiyet grubuna mensup olduğunuzu düşünüyorsa bu kişi. sizin kendinizi açığa vurur cevaplarınızı yadırgar ve özgünlüğünü yadsır ve kahkaha patlatır. adeta siz böyle düşünüyor olma hakkınızı elinizden almaya çalışır. öyle düşünmenizin imkansız olduğunu hissettirir. zaten en başından sizi varsaydığı için çeşitli anlamlarda, verdiğiniz cevapların sınırlarını ve içeriğini, kendi anlam şemalarına uydurmaya çalışır, uyduramayınca da "ahahahah" deyip, alemsin ya der. benimsediği şekilde konuşmayı , size biçilen rolü oynamayı bıraktığınız anda bu tip, size ahahah diye gülerek anlatmaya çalıştığınız şeyi yok sayar. bu tipler sizi yontar,büker ve onlara sürekli kendinizi açıklamak zorunda hissedersiniz.
- senin neden whatsapp'ında fotoğrafın yok?
- çünkü kendi görüntümden hoşlanmıyorum.
- ahahahahahahaha. alemsin.
- ben ciddiyim.
-insan kendi görüntüsünden hoşlanmazsa nasıl mutlu olur ki?
- mutlu olma zorunluluğumuzu nasıl temellendiriyorsun? mutlu olmak zorunda değiliz ki.
Onlarla da onlarsız da yapılamayandır. Orta noktayı bulduğunda ilişkiler düzelir. Denge tahtası gibi düşün.Denge tutturmaksa her yiğidin harcı değildir kanımca.
Bazıları çok orospu çocuğudur. Keşke hepsi iyi olsaydı. Bizde onlara ayar vermek kötü insan taklidl yapmasaydık. Dünya o zaman çok daha güzel bir yer olurdu.
insanları ne kadar düşünürsem düşüneyim
beni o kadar düşünmediklerini öğrendim.
Her ne kadar seversem ve kal dersem
ardına bile bakmadan gidebiliceklerini öğrendim.
Dilin karşısındaki gözlere söyleyemediği sözleri parmaklarıyla kolaylıkla yazabildiğini öğrendim.
iyi insan olmanın hep iyi sonuclar getirmediğini öğrendim.
Ve kalbim ne kadar kırılırmış olursa olsun,
dünyanın benim acılarımdan dolayı durmadığını öğrendim...
Müslüman, münafık, gayrimüslim olmak üzere 3 e ayrılır. Münafık ve gayrimüslim olanları sonsuz hiç bitmeyecek olan cehennem ve kabir azabıyla meşgul olurken, günahkâr olan, itaatsiz olan, uyarılara kulak tıkayıp, zerre değişmeden dünya hayatını sonlandıranların ruhu daha ilk an olan ölümden itibaren sert ve kelimelerin yetersiz kalacağı azabla ve süresinin belli olmadığı bir zamana kadar kabirde ve sonrasında cehennemde azab görecek olan canlılardır.
çözemiyorum inanın insanları ben çözemiyorum hayvanları daha çabuk çözdüm ne oldukları belli hiç değilse..
insanlar birbirlerinin canını yakar gider benciller iğrençler nasıl anlatılır bilmiyorum ama kısa zamanda kökümüz kurusun..
insan sinirlenir. insan kırıp dökmek ister. Uğraşıp emek verdiği halde, gerçekleşmeyen hayalleri gelir aklına. Kaybettiklerini, başaramadıklarını düşünür ve kahreder yaşamına. Kimi sessiz, Kimi haykırarak. Bazıları ise, boş vermeyi tercih eder. Yansa dünya umurunda değildir. Ne gam ne keder vardır hayatında.
insan gözyaşı döker; bazen sevinçten bazen hüzünden. Bazıları bilmez ağlamayı; öylesine derinden hissettiği hisleri yoktur çünkü.
insan yorulur; hayatın yükünü üstlendiğinde. Nefes almak için kısa bir mola ister hayatından. Kimisi ise, yaşamını hızla tamamlamak ister dur durak bilmeden.
Kalabalıklar içinde olmak ister insan; yalnızlığını unutmak için.
Kimisi ise, kendisiyle baş başa kalmak ister; ya da sevdiği birkaç kişiyle.
Kimisi aşkla yaşar kimisi nefretle.
Kimisi korkularıyla uyur, kimisi huzurla.
Kimisi yerde arar mutluluğu kimisi gökte.
Benzemez ki kimse kimseye.
Kibarı da var kabası da, yalancısı da var dürüstü de, zengini de var fakiri de, duygusalı da var hissizi de, cahili de var bilgini de, miskini de var çalışkanı da, oralısı da var buralısı da.