aslında bir mumla yanyana koyduğunuzda çok da farklı değildir insanla mum. mumda fitili parafine bulamıştır onu yapan çabucak yanmasın, yanarken aydınlatsın, o alev biraz yaşasın diye. insan ruhu da öyledir. ete kemiğe bürümüştür bizi yaratan. yavaşça yaşlanırız. yaşarız yazıldığı kadar.
döl yatağındaki spermlerin babayla annenin birleşmesi sonucu babanın sidik yolundan annenin rahmine doğru olan yarışmada birinci olan spermin rahimde can bulması ve dokuz ay sonra dışarı fırlaması. bundan sonra ise o sidik yolundan gelen spermin oluşturduğu insan ya doğru yolu bulur ya da sidik yolunda yolculuğuna devam eder.
"Ey insan öğren ki: insan, bütün yaratılmışlara hükmeden Sultan'dır.
Sen de bir insan isen sende de ayni kabiliyet vardır.
Öyle ise ey insan sen de, sendeki kabiliyeti kullan.
Kullan ki, bu aleme sıpa gelip eşek gitmeyesin!.
Öğren ki bu aleme bilinmeyen bir yokluk aleminden gelip yine bilinmeyen başka yokluk iklimlerine sefer edeceksin!
işimiz gücümüz sadece karnımızı doyurmak ve cinsi zevklerle zevklenmek ,ise bu hayatın, insan hayatının bir değeri ve şerefi yoktur! "
olmamalı ama dünya kriterlerine göre bazılarını cahil, akılsız görürüz ya; işte onlar bile ne büyük yükler taşırlar ruhlarında, nelere katlanır, nelerle savaşırlar. of of.
Sadece şuurlu olması yönüyle diğer canlılardan ayrılması, diğer farklılıklarını ortadan kaldırdığı; hayvanlar alemine dahil edilmeye çalışılan canlı varlık...
her hayvandan üstündür.bazı hayvanların çok özel yetenekleri olmasına karşılık insan muhteşem beyniyle her hayvanı taklit edebilir. özelliklerini kendisine benzetmeye çalışır.kendisini iyileştirmek için ilaçlar yapabilir.öyle bir hafızası vardır ki her yaşadığını kaydeder.bunu öyle muhteşem yapar ki kişi bunun farkında bile olmaz.gerekli koşullar hazır olsun bütün anın her rengini de hemen hatırlayabilir.
garip yaratıklardır vesselam. en küçük bir olayda, diğer insanlarla yaşadıkları güzel şeylere hemen çizgi çekerler. her şeyi kolaya dönüştürürler. ya da dönüştürdüklerini sanarlar.