doğan, büyüyen, gelişen ve ölen canlı varlık olarak bir hiyerarşi şeklinde tanımlanan tür.
yalnız burdaki doğmak, büyümek ve ölmek doğal suretlerde meydana gelmesine rağmen gelişmek tamamen kişinin kendisinin başarabileceği bir olgudur.
günümüzde doğup büyüyen birçok insan türü ne yazıkki gelişemeden ölmektedir. ondan dolayıdır ki insan olmanın anlamı aslında gleişmektir.
bazıları da kendilerini geliştim zannederek çeşitli fikirler beyan etmektedir; ancak bunu gösterme yolu daima bir diğer gurubun gelişemediği savından yola çıkmaktadır. en açık ibaredir ki bu o insan henüz gelişememiştir.
ne yazıkki bu hadise kırk fırın ekmek yemekle de olmuyor. okumak ve öğrenmek lazım. bilmek yetmez; ayrıyetten bildiğini uygulamak lazım. mesele bu hadde geldiği taktirde çözülemeyecek bir insani sorun olmayacaktır.
"mantık" çerçevesinde olay-olgu kavramlarını yerli yerine oturtup karar verebilme yetisine sahip olduğundan düşüncelerini gerçekleştirme yolunu kendisi belirleyebilen bir canlıdır. yalan söyleyebilir, kalp kırabilir, kötülük yapabilir, kendi rızasıyla kendi canına son verebilir.
daha karşıdakini bile kandıramazken, kendimizi kandırmaya çalıyoruz.
ve ben;
karşıdakinin beni kandırmaya çalıştıktan sonra başarısızlığa uğrayınca, kendini kandırmaya çalışmasını buruk buruk gülerek izleyen ben;
üzülüyorum...
(bkz: sakarya)
insan bu su misali kıvrım kıvrım akarya
bir yanda akan benim öbür yanda sakarya
su iner yokuşlardan hep basamak, basamak
benimse alın yazım yokuşlarda susamak
düşünen hayvandan ötesi. insanoğlu şöyledir diye genellemenin dibine vurmamak gerek. zira bir ailede bile 2 kardeş zıt olabilecek kadar az benzer her yönüyle birbirine. insan; üretir, yok eder, aşık olur, nefret eder, şarkı söyler, kan döker, doğurur, öldürür, büyür, ölür...insan kendi sonunu hazırlayabilen tek canlıdır.
ah insanlar
gözyaşlarıyla gelip gözyaşlarıyla giderler
tepeden tırnağa duygu yüklüdür çünkü onlar
aşk derler sevgi derler dostluk ve merhamet derler
ve atılırlar bir maceraya şanslılarsa tabi
bazıları sadece yaşamak ister
bazıları da nefes alıp vermekten fazlasını
kazanmak ister hep kazanmak
aşkta kumarda işte güçte. . .
ah insanlar
en büyük silahları düşünceleridir
en büyük zaafları yalanları
ilham aldıkları çocuklardır
çünkü onların umutları vardır
hayalleri vardır saf ve temiz
hepsi çocuk olmak ister
ama hiçbiri hayallerin satın alınamayacağını bilmez.
ah insanlar
anlamak zordur onları
bazı insanlar yalnızlığı ister olmaz
kimisi de sıcak bir el bulamaz ihtiyacı olduğunda
onlar bilir ki yalnız yaşamak kolaydır
ya yalnız ölmek?
insanlar hakkında çok şey öğrendim
ama en önemli kısmını bilmemek acı;
yalnız mı ölür herkes?
arkalarında bırakacağı bir şeyler kalır mı
yoksa herşeyleriyle birlikte mi giderler
sıcak bir tebessüm yanlarında gelir mi
yoksa sadece ölüm meleği mi olur yanlarında
insanlar ah insanlar.
ilginçtir insan, her daim köleliği hazmedememiştir. fakat modern dünya koşullarında çoğu insan birbirinin kölesi olmuştur artık. saatler boyunca aynanın karşısında diğer insanlara kendini etkileyici göstermeye çalışan bir köleden ibarettir artık. kabul etmez ama kendi zihninin içinde sefil bir köleye dönüşünü sessizce izler.
konuşan bir hayvandır. bazen bir kedi yavrusu olabildiği gibi bazen bir öküz de olabilir. (bkz: aslanım, koçum benim, davşanım, korkak köpek, aşagılık domuz, karga sesli vs)
görmek istediğini gören, duymak istediğini duyan, görmek istemediğini görmeyen, duymak istediğini de duymayan varlık. belli bir ayarı yoktur günün şartlarına göre şekil ve fikir değiştirir...
kendi yarattığı bir şey ile * bütün evreni kontrol edebildiğini ya da bütün evrenin ona uyması gerektiğini savunan değişik egoist ötesi narsist yaratık.
küçükken büyüme savaşında, büyüdükçe küçüklüğe özenti...para kazanmak için sağlığını feda eder sonra sağlığını geri kazanmak için ne varsa elindekini...tüm dünyayı değiştirme hayali ile başlar düşünmeye, sonra çevresini...sonra aklı başına gelir kendine döner de sonunda öğrendiği kendini bile değiştirmek için çok geç olduğu!
ömrünün en güzel demlerini nafile hırslar peşinde tüketir de kendi halinde kimseye karışmayan kimseyi kendine karıştırmayan o güzide hale ulaştığında ise sona çok yakındır...karmaşaya denk insan işte...