eline bir şey verilmeye görsün, yükselmesini sağlıyorsa her yerde kullanabilir. örneğin siyasette dini kullanır, sevişmede şişe kullanır, dikkat çekmede moda kullanır, para kazanmada yalan kullanır, yönetmede silah kullanır, evinde ise "perde" kullanır.
elindekini her şeyde dener ve nerde kendisine çıkar sağladığını fark ederse orda onu kullanmaya başlar.
muhtemelen tarihin her devrinde en az bu kadar çiğ süt emmişti ama yaşadığımız devirde her şeyin, herkesin iç içe olması, tanımadığın insanın evine bile kamerayla bağlanabilmek falan hadi bu imkan, olanak boyutunu geç, bu imkanları nasıl pis, şeytani, aşağılık emeller için kullanan insanları gördükçe bende çok büyük bir umutsuzluk yaratıyor bu tür.
bir tane kişiliğin var, üzerinde adın etiketli ve karşındaki sana ona göre davranıyor. sonra bu devrin imkanlarıyla kendine başka bir karakter yaratıp aynı kişinin sanal dünyasına konuk oluyorsun ve güüm. aslında iyi bir bok zannettiğin omurgasız bir deynek. yüzleşmek çok zor bazen. sevdiğin kadın, sevdiğin adam, sevmediklerin.. hepsi göt gibi ortada. kurcalayacak cesaret bulamıyor insan bazen. o kadar umutsuz bir vaka aslında.
--spoiler--
insan
Elinden bir şey gelmiyorsa
Aşktan için yanıp ta sönmüyorsa
Yüzün eskisi gibi gülmüyorsa
Azalıyor insan, tükeniyor insan
Artık içinde rüzgar esmiyorsa
Gönül telinde kuşlar ötmüyorsa
Aklının sözünden çıkmıyorsa
Azalıyor insan, tükeniyor insan
Geçmişin üstesinden gelmiyorsa
Hesabı kesip dosttan saymıyorsa
Vicdanının sesini duymuyorsa
Yanılıyor insan ne biliyor insan
Ağlıyor, azalıyor, tükeniyor insan
Yanılıyor, azalıyor, ölüyor aşktan
Yalnız olmaktan artık korkmuyorsa
Gururunu dost sanıp aldanıyorsa
Ne bekliyorsa yoktan olmuyorsa
Azalıyor insan, tükeniyor insan
Geçmişin üstesinden gelmiyorsa
Hesabı kesip dosttan saymıyorsa
Vicdanının sesini duymuyorsa
Yanılıyor insan, ne biliyor insan
Ağlıyor, azalıyor, tükeniyor insan
Yanılıyor, azalıyor, ölüyor aşktan
Söz, Müzik: Bora Duran
--spoiler--
Günah işlemeye önce şakalarla, oynaşmalarla; aşk oyunlarıyla başladılar Adeta hızla yayılan atom molekülleri gibi günah kalplerinin, benliklerinin derinliklerine kadar işledi. Yalan, şehveti; şehvet, kıskançlığı; kıskançlık ise, kötülüğü tetikledi Ve ilk kan döküldü. Kan, beraberinde korkuyu getirdi. Dağılmaya ve kutuplaşmaya başladılar. Kutuplaşma, karşılıklı itirafları ve suçlamaları doğurdu. Utanma duygusunu tattılar, utanmayı iffet sandılar. Şanı ve şöhreti keşfettiler. Her toplum kendine, onu bir diğerinden üstün kılan ve onu diğerlerinden ayrıştıran simgeler buldu. Doğaya ve canlılara saldırdılar. Hayvanlar onları terk ettiler, uzaklara kaçıp dağlara, ormanların derinliklerine saklandılar. Birbirleriyle ve de doğayla düşman oldular.
Kah ayrılmak için, kah birleşmek için; onun için, bunun için birbirleriyle kıyasıya dövüştüler. Savaştıkça birbirlerinden daha çok koptular. Dilleri, töreleri başkalaştı; birbirlerini anlamaz oldular. Kederi öğrendiler, fakat kederlenmeyi ve acı çekmeyi lütuf saydılar Hakikate ulaşmanın ancak ve ancak acı çekmekle mümkün olabileceğini düşündüler. Önce hastalığı, ardından tedavisini buldular. Önce düşmanlığı yarattılar, ardından kardeşliğin ve insani değerlerin iyi birer savunucusu oldular. Suç, beraberinde adaleti ve yasaları getirdi; adalet ise, giyotini ! ''*
kitapta falan ne yazar bilmiyorum açıkçası. ancak acınası bir varlık. hele şu düşünme yetisinden uzaklaşan tipler var ya.
boksunuz lan. dallamanın teki başlık açmış, şu'nu yapan şu'lar...
faşist işte adam. yarın da mhp'yi faşizmle suçlar. hiç bir bağlılığım olmadığı için bu kadar açık ve net görebiliyorum insanlığın üzerindeki mallığı.
komik olmaya mı çalışıyor böyle tipler anlamıyorum. ancak ciddilerse, kızıyorum. sonra gülüyorum ama bak ciddi ciddi.
bu kadar da mal olunur mu lan dsfghsd.
haydi - bu arada sayın tedeke görevlileri hadi mi haydi mi fsdghfgd- sitroen.
nisyandan gelir.. nisyan ise; unutuş demektir.. demek ki neymiş insan olmanın ilk vasfı; unutmakmış. her şeyi hem de. bir yaratıcı olduğunu örneğin.. bir toplum içerisinde yaşanıldığını.. bir çok kutsal kavram, olgu ve duygu olduğunu.. unutup da her seferinde yeniden keşfetmek için.. demek ki neymiş; insan delirmemek için unutmalıymış.. ya da delirdiği için unutmalı.. unutup da kendi silik anlarından doğmalıymış.