insan

entry1482 galeri114 ses1
    781.
  1. Ölüme her an daha da yaklaşan varlık.
    0 ...
  2. 780.
  3. açık, aleni, tanınan, bilinen anlamına gelir ama bunun mecnun olanı ise tam tersi bir manaya tekabul eder. örtülmüş, kapalı.. akli fonksiyonlarının tam çalışamaması ve duyguların ön plana çıkması durumu mecnunluktur ve can acıtır evet.
    0 ...
  4. 779.
  5. Beser turunun bir üst leveli.
    Bir alt leveli icin
    (bkz: esfale safilin)
    0 ...
  6. 778.
  7. Genelde iki tane ayakları vardır. Yeminlen.
    0 ...
  8. 777.
  9. tanrı'nın oyuncakları. bir çocuğun bir kağıda anlamsızca çizdiği çizgilerden farksız.
    bir amacı yok, altında hikmet aramaya hiç gerek yok.
    değersiz bir oyunca, sadece bu...
    0 ...
  10. 776.
  11. insanı anlamak için bugün birçok içtimaî ilim dalı türemiştir: sosyoloji, tarih ve politika bunların en çok öne çıkanları olmakla beraber, en fazla önemi haiz bulunanlarıdır. bunlar bize pek çok şey anlatırlar. büyük bir kısmını okudum, okuyorum. insanın toplumu oluşturan atomlar halinden çıkıp, ondan özerkleşmesi süreci, aslında batı tarihinin ta kendisidir. ama bu 'özerkleşme', insanın kendisini anlamasını mı sağladı? insan kim olduğunu biliyor mu?

    benim şahsî kanaatim, insanın kendisini anlayamayacağı istikametindedir.

    insan kendi konumunu, kendi biricikliğini kavrayabilecek aklî melekelere sahip midir? bence değil. bugün umumî tarih kitaplarında büyük sayfalar dolusu yer kaplayan rönesans, reform ve aydınlanma dönemleri bu düşüncemin bir delilidir. insanın kendisini anlamlandırma çabası, meşhur auguste comte'a göre birçok safhadan geçmiş ve sonunda aydınlanmada son bulmuştur. zira kendisi bir aydınlanma dönemi sosyoloğu olduğu için insanlığın vardığı son noktayı 'aydınlanma' olarak belirtmesi gayet tabii. zaten bu ''age of enlighment'' dediğimiz dönemde tarihin ilerlemeci yorumu pek revaçta idi. comte da bu geleneğin tipik bir temsilcisi.

    insanın ''birey'' olarak anlam kazanması, kendi değer yargılarını oluşturup, kendisine vurulan din ve gelenek prangalarından kurtulmasının (!) sonucu bugün: batı tipi kapitalist liberal demokrasilerdir. thomas hobbes bunlar için ''doğal düzen yardakçıları'' der. yani ''ben ben olduğum için değerliyim, bana ne''ciliktir onun için bu abartılı özgürlük tantanası. insanların devlet kurulmadan önce birbirini yediği, öldürdüğü, katlettiği, güçlünün zayıfı ezdiği, kimsenin ahlakî kurallardan haberinin olmadığı bu devre hobbes ''doğal durum'' diyor. liberalizm de bizi gitgide buna tekrar götürmüyor mu? 'birey', kimseyi dinlemeyen; geleneğe, dine, ahlaka, etiğe saygısı bulunmayan bir varlık haline gelmedi mi? hani tarih ilerlemeci idi, çizgiseldi? tarih çizgisellikten ziyade döngüsel bir sistem arz ediyor sanki.

    aslında ben bunları yazmak için girmemiştim bu başlığa...

    insanı anlamak için kadim uygarlıklara ve büyük dinlere bakmak lazım. islam'ın bir zahiri var, bir de batını. zahiri; kur'an, hadis, kelam, tefsir, fıkıh iken; batını tasavvuf ve menkıbedir. velîlik mertebesidir. edebiyat da bundan nasibini almıştır. insanı en iyi bu muhabbet insanları anlar ve anlatırlar. çünkü bu insanlar, nefislerini yenmişlerdir; sıradan insanlar değillerdir artık. belli bir kavrayışa, belli bir zihin olgunluğuna ve bilince kavuşmuş vaziyettedirler. ben insanın ne olduğunu freud'dan veya evrimci dawkinsten öğrenmek istemiyorum. bunların yaptıkları izahlara ve tespitlere de zerre kıymet vermiyorum. varsın onların fikriyatı tüm dünya matbaalarında kullanılan deste deste kağıt kadar yer tutsun!

    insan denince aklıma şeyh galip'in şu beyti gelir, daha da söz söylenmez bunun üzerine... insanı annesine şehvet duyan sapık bebekler olarak tasvir eden freud, primat çizelgesinin son halkası olarak tarif eden bilmem ne bilim adamı, yazdıkları pek ilmî (!) ve bilimsel makalelerinde şu beytin anlattığı kadar şey anlatabilirler mi? ciltlerce doldurulan yapraklar, bunun üzerine ne ekleyebilir?

    --spoiler--
    Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen
    Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
    --spoiler--

    insan budur işte. varlığın göz bebeği, allah'ın yarattığı ve onlardan hoşnut olduğu kulları. zaten evren de insanlar için vardır, rablerini bilsinler ve sevsinler diye...
    1 ...
  12. 775.
  13. biominal adı homo sapiens olan tür.
    0 ...
  14. 774.
  15. 773.
  16. kötü olmak zorunda olan canlı.
    onlara kızmamak gerek. kızmayın kendinize.
    0 ...
  17. 772.
  18. 771.
  19. ideal evrim ve bilinç düzeyine ulaşabilmesi için önünde binlerce yıl bulunan vasat canlı türü.
    0 ...
  20. 770.
  21. Insan, bu aralar insanlıktan çıktı.
    0 ...
  22. 769.
  23. iyiliği ve kötülüğü bünyesinde barındırabilen evrenin en karmaşık canlısı.
    0 ...
  24. 768.
  25. Bazılarının taklidini bile yapamadığı varlıktır vesselam.
    0 ...
  26. 767.
  27. 766.
  28. muhtemelen ''insanın'' en çok uğraştığı şey. insan kendi türünden çok diğer canlılara eğilim gösterebilseydi şayet, belki çok daha güzel olurdu dünya. tanrı'nın vaat ettiği gibi mesela.
    0 ...
  29. 765.
  30. düşündürücü bir magilum şarkısı.
    fanlarının hazırladığı video da pek güzel olmuş.
    buyrun;

    0 ...
  31. 764.
  32. 200.000 yıl önce afrika'da ortaya çıkmış canlı türüdür.
    0 ...
  33. 763.
  34. ne anlarsınız siz yaşamaktan. içiniz bencillikle dolmuş taşmış. nefretinizi kusmuşsunuz her bir yana. temizlemekle bitmiyor.
    0 ...
  35. 762.
  36. Insan, Nisyan kelimesinden gelir. unutan bir nankÖrdÜr anlamı. Isyan da eder. Yani lafı uzatmadan mesajımı vermek istiyorum; hepimiz birer insanız ve hepimiz hatalar yapabiliriz, doĞamızda var. Bu sebepten dolayı kendimizi bir istisna sayarak hatasız dost/eş/sevgili aramak bizleri bÜyÜk beklentiler içerisine koyar ve en sonunda hep hayal kırıklıĞına uĞratır. Hep baŞkalarını suÇlar dururuz sonra. Aynen bir insan gibi...
    0 ...
  37. 761.
  38. kalbi acıyo lan insanın kalp dediğin atar kan falan pompalar bildiğin acıyo abi.
    1 ...
  39. 760.
  40. yıkık dökük bir harabe gibi artık insan. yeniden inşa edilmesi o kadar zor ki. hiç bir şeyi tam değil. eskisi gibi kimse de gelmiyor artık ziyaretine. zaten kim gelir ki o harabeye...

    ayrıca cereyan da yapıyorsun artık. ben nereye yerleştireyim ruhumu?
    0 ...
  41. 759.
  42. Üzerimizde tabii bir sıkılganlık... Çok şey yaşamak isteyip, hiçbir şey yaşamadan yaşayabilmeyi uman ve haybeye zaman tüketerek her dala tutunmaya çalışan, sözde hayalperest, iştahsız bir maymun bu insan. En iyisini isterken geçen zamanda en kötüsüyle ihya olan...
    0 ...
  43. 758.
  44. bora duran'ın etkileyici şarkısıdır.

    Geçmişin üstesinden gelmiyorsa
    Hesabı kesip dosttan saymıyorsa
    Vicdanının sesini duymuyorsa
    Yanılıyor insan ne biliyor insan
    Ağlıyor, azalıyor, tükeniyor insan
    Yanılıyor, azalıyor, ölüyor aşktan.
    0 ...
  45. 757.
  46. on binlerce yıldan beri değişmeyen hayvan türü. etçil, bağımsız, yırtıcı ve akıllı.

    ilk varoluşunda mağara önüne çizgi çizerek kendine sınır belirlemekten, son dönemlerde odasının kapısını kilitlemekten hoşlanır. kendini güvende hisseder. mağaranın dışında olan olayla ilgilenmez bile.

    hayatını devam ettirebilmek hergün erken kalkıp avlanmak, meyve toplamak zorundadır, ya da 6 da kalkıp otobüse binerek şirkete yetişmeye çalışmak.

    dış ortamdan ve tehlikeden korunabilmek için ne kalın postu, ne yağ tabakası, ne kanatları ne de pençeleri vardır.

    elindeki tek şey kas ve düşünme gücüdür. bunlar sayede kadar her türlü zorluğa adapte olabilir ve üstesinden gelebilir.

    zamanın başlangıcında ne ise, diğer gezegenlerde koloni kuracağı dönemlerde de aynıdır. en büyük düşmanı binlerce yıl sonra da kendisi olacaktır.

    elleriyle daha sivri bir mızrak, daha yeni bir teknoloji veya daha öldürücü bir bomba ürettiklerinde bunun ismini umut koyarlar. bu umut zamanla silaha dönüşür. ve insan oldukları için silah kullanmaya direnemezler. bunun adına insanlık denir.

    eski insanlar kötü olan herşeye günah dedi. Günah bir insan aracılığıyla, ölüm de günah aracılığıyla dünyaya girdi. Böylece ölüm bütün insanlara yayıldı. Çünkü hepsi günah işledi.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük