Kalbiyle beyni arasında sürekli seçim yapmak zorunda kalan varlık ve maalesef ki bir gelenek haline gelmiştir ki insan; 25 yaşına kadar kalbiyle karar verirken 25 yaşından sonra beyniyle karar vermek zorunda bırakılmıştır.
Bir insanın ölümüne üzülmeyen, yakınmayan, nasıl insan olabilir?
Kudret Ayiter öldüğünde, cenazesini kaldırmıştı/k/m...
O kadar üzgündüm ki; belki de, o yüzden, sırf o yüzden, bir daha cenaze kaldıramıyorum.
insanı, ikinci sınıfa geçtiğim o yıl tanıdım. 18 yaşımı sürüyordum.
11.000. adet hukuk kitabını, Ege Üniversitesi (Sonra 9 eylül üniversitesi'ne geçen), hukuk fakültesine bağışlamıştı.
haaaaaaaaaa..?!?! Ne demeyin.
Ege Hukuk'un kurucusuydu.
Her bir kitabın değeri, bugünün 2.000. T Lirası ve daha fazla ederindeydi.
Servetti kısacası.
Yök'e karşı çıkıp, istifa etti.
Kendini hep, A. Schwarz'ın asistanıyım diye tanıttı.
Vefa, onunla pekiyi aldı.
oysa, Kudret Ayiter dendiğinde (Ki, schwarz yıllar önce ölmüştü.), ayağa kalkılırdı, önüne paralar akıtılırdı.
vERiLENiN Bir kuruşuna bakmayan'dı.
Peki..
O değerli bilim insanını, ÖLDÜĞÜNDE kaç kişi kaldırdı, vasiyet ettiği Bornova mezarlığı'na, 1985 yılında bilir misiniz?
Haaa söyleyeyim, Yılmaz Özdil yoktu, Mehmet Barlas yoktu, Ertuğrul yine bugünkü (Tahir'i gömerken) gibi, şarap seçmekle meşguldu....
Haaaaaa, Selahattin'e sorun, iyi bilir. Google' a da sormadan.
tAHiR'iN CENAZESiNDE,
Hocam, eşi olan hanımefendi, "seni ailen (Mechul-u failler) karşılayacaK " demiş.. Bizi, bir kere daha utandıraRAK.
NASIL HANIMEFENDiYSE, ÖLÜMÜ BiLE BiZi UTANDIRYOR DA, EŞi DE BiZi UTANDIRIYOR.
Beraber misiniz?.
siZiN EŞiNiZ nUŞiN HANIM DA, CENAZENiZDE BiZi UTANDIRMIŞTI.
hEM HAYATI BU KADAR GÜZEL YAŞAYIN, HEM DE, BU DENLi HARiKALIKTA KADINLAR EŞiNiZ OLSUN. OHHH nE GÜZEL...
eN ÇOK KORKUTUĞUM, SiZiNLE CENNETTE KARŞILAŞMAK kUDRET hOCAM.
bEN GELMEM DE.
zaman ilerledikçe bulunması zorlaşan yaratık. dünyada bazı kişiler insan olduklarını iddia ediyor ama insan olmanın belirtilerini gösteren davranışlar dışında her şeyi yapıyorlar. sonunda ise bildiğim "insan" tanımını sorgulamaya itilmiş bir şekilde buluyorum kendimi. acaba hata bende mi diyorum. yoksa insan denen yaratık özünde böyle biri değil mi diye soruyorum kendime. bu konuda hatayı kendinde aramamın gereksiz bir şekilde olgunca mı olduğunu düşünüyorsun? olabilir, haklısın.
genelden biraz daha özele inecek olursak, etrafımda da durum böyle. karanlıkta kalmış her köşeye, daha önce girilmemiş her ine elimde fenerimle girip bakıyorum. ancak bir insan bulmak gerçekten zor sözlük. yine de henüz bir şekilde orada bir yerlerde güzel insanlar, kısacası insanlar olduğunu biliyoruz ve buna eminiz. ancak çok yakında bu dünyada bir insan bir anka kuşuyla aynı kefeye konulacak. işte o gün, beyazı gölgede bırakan siyahın adı fazlasıyla anılacak.
ben bu dünyada çok az insana rastladım ve onları da koruma altına almayı düşünüyorum. çünkü bu dünya çok kötü bir yer ve bu güzel insanların yaşamaya ihtiyacı, daha da önemlisi yaşamaya hakkı var. senin için, benim için, bizim için, dünya için.
bilim insanları tarafından 'alet yapabilen hayvan' olarak tanimlanan canlı. elbetteki kuslarin yuva yapmalari ve benzer pek cok ornek icgudusel davranislara girer, bundan ayri tutulur.
insan yasamak icin, yasadigi yere uyum saglamak icin aletler icad edip gelistirmis ve hayatta kalabilmis bi canli turudur.
"insanlar o boktan anılarından, çektikleri sıkıntılardan bir türlü vazgeçmek istemezler ve ne yaparsanız yapın bunun dışına çıkmalarını sağlayamazsınız. Ruhlarını böyle oyalarlar. Bugün yaşadıkları haksızlıklardan intikam almak için geleceği bokla sıvamaya uğraşırlar kendi içlerinin derinliklerinde. Hem adil hem de ödlektirler aslında. Doğaları budur."
insan dışındaki her canlı yaşadığı ortama ve doğaya zarar vermeden yaşamaya uyum sağlayabiliyor ve mükemmeliyeti yakalamış durumdalar. her ne yapıyorsa en iyisini yapacak şekilde evrimleşmişler. insan ise zarar vermeye meyilli, kötülük düşünebilen ve eziyet edebilen; bunları avlanmak haricinde yapan tek canlı.
Her ikiayaklı, insan görünüsünde olan kesin seni aldatmasin, insan olmaya bilir. Gündelik hayatina bak: ne kadar hayvandan farklı yasiyor diye. Ekseriyet "insansı"dır, insanım diye geciniyor, farkinda bile degildir.
kol gibi sıçar, sonra çıkana kendiside inanmaz hatta işi daha ileri götürüp arkadaşını çağırır "adama bak be evladı gibi yatırmış" der. arkadaşıda "vay ibne vay ulan millet ne yiyorda böyle sıçıyor yaa" der. muhabbet böyle uzar gider.
dünya denilen gezegen üzerinde en gelişmiş olarak kendi kendini ilan eden bir tür canlı. şahsen farelerin bizden daha akıllı olduğunu düşünüyorum. bir gün bizle deney yaptıklarını anladığımızda çok geç olabilir.