insan nötr bir kavramdır. insan dediğinizde akla din ırk cinsiyet gelmez. Kültür renk yada yaş gelmez. Bu da insanın nötr olduğunu gösterir. Sırf bu nedenle biri başka bir diğerinden üstün olmayan canlıdır.
yaratıcısının ruhundan aldığı nefesle tanrı vasıflarını taşıyacak kadar kutsal bir olguyken, ezici bir üstünlükle şeytan kavramından bile aşağılık olabilen ikiyüzlü varlık, yaratılmış, ölümlü nesne.
Tuhaf varlık sahiden. insanları sevmediğini düşündüğü halde esasında çok sevenini de gördüm(o hala sevmiyorum diye tanımlıyor); insanları sevdiğini sandığı halde aslında sevmeyenini de gördüm(o hala seviyorum diye tanımlıyor).
Hatta kabaca şöyle tanımlara siz de denk gelmişsinizdir. insanları sevmiyorum, çünkü insanlara zarar veriyorlar. Kendine yol yapmak mı bu.
Ben sandığım ben, asıl ben ve öteki mevzuları.
bir iddia der ki; insanların tüm hayatı boyunca yaşadığı tüm ilişki geliştirme biçimleri özünde anne babasıyla geliştirdiği ilişkinin tekrarıdır temel duygusal tonlamalarda.
insan ın gerçek acıyı ve mutluluğu yaşayabildiğini söyleyebilmesi için gerçekten her ikisi içinde ağlamış olması gerekir. aşırı duygularının dışa vurumudur gözyaşları. bu yüzden kutsaldır.
kölenin bile efendilik yaptığı biri vardır doğru. ancak sen kendinden beslen başkalarının zayıflıklarından değil böylece kana susadığın zaman herkesten önce ona sen ulaşırsın.
hiçbir şey bir insanı kişisel zayıflıklarını anlatmandan daha çok neşelendiremez. anlatan kişi unutur dinleyen kişi ise unutmaz.
şimdi benden hoşlandığını söylüyor ama ben senden hoşlanmadım ki. benden değil benim sende yarattığım duygudan hoşlandın. kendinden hoşlandın!
din ahlakı çok zarar verdi insana. sizi çok küçülttü, sonrada acımayı öğretti size. insan gerçekten güçlü bir varlıktır ve içgüdüsel olarak güçlü olmaya isteklidir. yeniden güçlü olun, kendi kendinize yaşamayı öğrenin, orda burda sürtmeyin.
canlılar dünyasında icat yapabilen ve teknoloji üretebilen tek canlı.
kah var oluş sancıları çeker, kah ölümün koynuna girer. kah unutur kah hatırlar. insan tanrıdan aldığı ilhamı, dünyada işleyendir. bu yüzden şiir yazar, bu yüzden mahkemeler kurar, bu yüzden azap verir bu yüzden mutlu eder.
zor bulunan, kolay kaybedilen. hanuka matata olarak insanların bu dünya üzerinde nerede olduklarınından emin değilim fakat dünyanın her yerinde iki uzvuyla yere basıp diğer iki uzvunu da öne ve arkaya salayarak hareket eden, düşündüklerini iddia ettikleri bir adet yuvarlak cisim ile ortalıkta dolaşan bir sürü yaratık var ve insana hiç benzemiyorlar.
Kalbiyle beyni arasında sürekli seçim yapmak zorunda kalan varlık ve maalesef ki bir gelenek haline gelmiştir ki insan; 25 yaşına kadar kalbiyle karar verirken 25 yaşından sonra beyniyle karar vermek zorunda bırakılmıştır.
Bir insanın ölümüne üzülmeyen, yakınmayan, nasıl insan olabilir?
Kudret Ayiter öldüğünde, cenazesini kaldırmıştı/k/m...
O kadar üzgündüm ki; belki de, o yüzden, sırf o yüzden, bir daha cenaze kaldıramıyorum.
insanı, ikinci sınıfa geçtiğim o yıl tanıdım. 18 yaşımı sürüyordum.
11.000. adet hukuk kitabını, Ege Üniversitesi (Sonra 9 eylül üniversitesi'ne geçen), hukuk fakültesine bağışlamıştı.
haaaaaaaaaa..?!?! Ne demeyin.
Ege Hukuk'un kurucusuydu.
Her bir kitabın değeri, bugünün 2.000. T Lirası ve daha fazla ederindeydi.
Servetti kısacası.
Yök'e karşı çıkıp, istifa etti.
Kendini hep, A. Schwarz'ın asistanıyım diye tanıttı.
Vefa, onunla pekiyi aldı.
oysa, Kudret Ayiter dendiğinde (Ki, schwarz yıllar önce ölmüştü.), ayağa kalkılırdı, önüne paralar akıtılırdı.
vERiLENiN Bir kuruşuna bakmayan'dı.
Peki..
O değerli bilim insanını, ÖLDÜĞÜNDE kaç kişi kaldırdı, vasiyet ettiği Bornova mezarlığı'na, 1985 yılında bilir misiniz?
Haaa söyleyeyim, Yılmaz Özdil yoktu, Mehmet Barlas yoktu, Ertuğrul yine bugünkü (Tahir'i gömerken) gibi, şarap seçmekle meşguldu....
Haaaaaa, Selahattin'e sorun, iyi bilir. Google' a da sormadan.
tAHiR'iN CENAZESiNDE,
Hocam, eşi olan hanımefendi, "seni ailen (Mechul-u failler) karşılayacaK " demiş.. Bizi, bir kere daha utandıraRAK.
NASIL HANIMEFENDiYSE, ÖLÜMÜ BiLE BiZi UTANDIRYOR DA, EŞi DE BiZi UTANDIRIYOR.
Beraber misiniz?.
siZiN EŞiNiZ nUŞiN HANIM DA, CENAZENiZDE BiZi UTANDIRMIŞTI.
hEM HAYATI BU KADAR GÜZEL YAŞAYIN, HEM DE, BU DENLi HARiKALIKTA KADINLAR EŞiNiZ OLSUN. OHHH nE GÜZEL...
eN ÇOK KORKUTUĞUM, SiZiNLE CENNETTE KARŞILAŞMAK kUDRET hOCAM.
bEN GELMEM DE.
zaman ilerledikçe bulunması zorlaşan yaratık. dünyada bazı kişiler insan olduklarını iddia ediyor ama insan olmanın belirtilerini gösteren davranışlar dışında her şeyi yapıyorlar. sonunda ise bildiğim "insan" tanımını sorgulamaya itilmiş bir şekilde buluyorum kendimi. acaba hata bende mi diyorum. yoksa insan denen yaratık özünde böyle biri değil mi diye soruyorum kendime. bu konuda hatayı kendinde aramamın gereksiz bir şekilde olgunca mı olduğunu düşünüyorsun? olabilir, haklısın.
genelden biraz daha özele inecek olursak, etrafımda da durum böyle. karanlıkta kalmış her köşeye, daha önce girilmemiş her ine elimde fenerimle girip bakıyorum. ancak bir insan bulmak gerçekten zor sözlük. yine de henüz bir şekilde orada bir yerlerde güzel insanlar, kısacası insanlar olduğunu biliyoruz ve buna eminiz. ancak çok yakında bu dünyada bir insan bir anka kuşuyla aynı kefeye konulacak. işte o gün, beyazı gölgede bırakan siyahın adı fazlasıyla anılacak.
ben bu dünyada çok az insana rastladım ve onları da koruma altına almayı düşünüyorum. çünkü bu dünya çok kötü bir yer ve bu güzel insanların yaşamaya ihtiyacı, daha da önemlisi yaşamaya hakkı var. senin için, benim için, bizim için, dünya için.