ilyada

    7.
  1. homeros aslında hiç bir sike derman olmayan apollo, afrodit gibi tanrıları troya saflarına koyarak savaşın galibini belirlemiştir. tamam zeus troya'dan yanadır da hera orospusu uyuttu dağ gibi adamı ne yapsın şimdi. hera, hades, athena, hephaistos, poseidon bir yanda apollo afrodit bir yanda. dengesiz güç buna denir.
    3 ...
  2. 12.
  3. Can yayınlarından çıkan Azra Erhat ve A. Kadir çevirisinde Homeros ve ilyada hakkında tam 70 sayfa bir giriş yazısı vardır. Bu giriş yazısı başlarda sıkıcı olsa da mutlaka destana geçmeden önce okunması gerekir bence. Destan' ın geçtiği coğrafya hakkında, tanrılar ve karakterleri hakkında uzunca bilgiler verilir ama gereksiz değildir.
    2 ...
  4. 6.
  5. homeros'un kafa yormayı tavsiye ettiği aşağıdaki bölüm (ilyada, xxiii, 313), kötü adımların öbür dünyada cezalandırılacak olsa da aptalca adımların bu dünyada karşılığını bulacağını düşünmeye sevk eder:

    hadi yavrum, sık kendini kafanı yor
    bul ödülü elden kaçırmamanın yolunu
    kafadır oduncuyu oduncu yapan, gücü değil
    şarap rengi denizi allak bullak edince rüzgarlar
    dümenci kafayla yönetir hızlı gemisini
    arabacı da kafayla yener arabacıları
    kimi güvenir atlarına, arabasına
    alanın iki ucunda da uzaktan döner sınırı
    atları dolanır durur, tutamaz onları
    kimi daha az değerli atlar sürse de
    çıkarını düşünür, gözden kaçırmaz sınırı
    dönüp geçer sınırın dibinden
    sıkı tutmak gerektiğini hiç unutmaz
    sığır derisinden kayışlarla atlarını
    önde gideni gözleyip durur kazasız belasız
    2 ...
  6. 17.
  7. ilk defa okuyan insana pek çok konuda aydınlanma yaşatacak türden büyük bir keşif, şiir/destan. Her şeyden önce yoğun bir bilgi bombardımanına maruz kalıyorsunuz. Ve bu zorlasa da sıkmıyor. elinizde tuttuğunuz kitabın Mitolojinin en temel kaynaklarından olduğunu, tarihe de ışık tuttuğunu anlıyorsunuz. dünyada en çok atıfta bulunulan zirve bir edebi eser olduğunu öğreniyorsunuz. Bütün büyük yazarlar nezdinde gizli veya aleni böyle bir kabul vardır. Keza felsefeyle de doğrudan ilintili, felsefeyi ciddi besliyor. Ben bu destanı zevkle, sindire sindire okurken,hayata daha önce bakmayı ihmal ettiğim bazı pencerelerden bakmaya başladığımı anımsıyorum. Yaşadığım coğrafyadan, ege denizinden, kaz(ida, olympos) dağlarından daha çok haz duyar olmuştum. Yaşama sevincim ve bilme arzum artmıştı, kitaptaki kahramanların et ve şarapla yaptıkları şölenlere özenmiştim. Devam niteliğinde olan Odyyseia ise daha romansı, romanesk bir eserdi. Odyyseus'un bireysel macerası gibi. O çok daha sürükleyiciydi, fakat ilyada'daki kahramanların kapışmaları her halükarda daha heyecanlıydı. bu yaz mis gibi havalarda ikisini de bahçenizde, terasınızda mutlaka okuyun, pişman olmayacaksınız!
    1 ...
  8. 18.
  9. bana arkadaşım ilayda'yı çağrıştıran destan.
    1 ...
  10. 9.
  11. homeros'un ilyada'sında Tanrılar ve insanlar kendi aralarında savaşırlar ve soru şudur; Tanrıların kendi arasında savaşının sonuçları ile insanların kendi aralarında savaşının sonuçları arasındaki fark nedir? Tanrılar için savaş bir oyundur, kaybedecek bir şeyleri yoktur lakin insanlar arası savaşın sonuçları; trajiktir, kaybedilen şeyler azımsanmayacak ölçüdedir. güncel bir benzetme ise; savaş çığlıkları atan devlet yetkilileri savaşı başlatsa sonuçları ne olur? doğru cevabı veren kişinin savaş çığlığı atmaktan, daha dikkatli düşünme ve değerlendirmeye geçmesi beklenir.
    2 ...
  12. 19.
  13. Homerusun epik şiiri. ilayda isminin bir rivayete göre kökeni.
    0 ...
  14. 13.
  15. 100 sayfa okuduktan sonra nefes yetmezliğinden bıraktığım kitap. anlaşılması zor.
    0 ...
  16. 8.
  17. 10.
© 2026 uludağ sözlük