gerçeklerin, gercek olundugu düşünülenün ya da karsı tarafın gercek olmasını istediği bir konu hakkında his, duygu ,çağrışım uyandırması planlanan bir olgunun dile getirilmiş versiyonu
Kadın, aynada çıplak vücudunu seyrediyordu.
Eşine:
"Görüntümü iğrenç buluyorum, yaşlı ve buruşuk."
Bir iltifata ihtiyacim var. Bana güzel sözler söyler misin" dedi.
Eşi, başını hiç kaldırmadan cevap verdi: :
"Gözlerin iyi görüyor maşallah."
iltifat; arapça kökenli kelime.
eskimiş, yani daralmaya uğramış haliyle iltifat; yüzünü çevirerek bakma, birine tebessüm, hatır sorma, ilgilenme.
edebiyatta kulanılma hali, tarz; sohbette, cemiyet içinde söz söylerken, hitap ederken, etkiyi arttırmak maksadıyla, ansızın sözü, konu ile ilgili bir kimseye, eşyaya, olaya yöneltme.
sık kullanıldığı üzre; aşırı ilgi, itibar, saygı göstermek, beğenmek, itibar etmek.
alakalı bilinen aforizma; iltifat marifete tabidir.