sarışın tığ gibi bir bayan öğretmenim vardı. adını hatirlamıyorum ama çok tatlı bir ses tonu vardı. gözleri yeşile çalık, incecik dudağındaki ruju koyu kahverengi idi. beyaz badisinin üzerine giydiği yeşil örgülü bluzla hatırlıyorum onu. yeşilimsi göz kenarlarının abartısız güzelliğiyle çok masum bir bakışı vardı. öyle ki, insanıda bakışı ve güzelliğiyle etkiliyordu.
hayır! bu öğrencinin öğretmenine duyduğu aşk değil. o gerçekten çok etkileyici ve temiz kalpli biriydi..
1 ve 2.sınıftayken dersimiz çarşamba günleri son ders olurdu. bunu sınıfça biliyorduk. öğretmen salı günü son ders "yarın resim defterlerinizi getirmeyi unutmayın" dediğinde sınıfça sevinç çığlığı atardık. bu her hafta tekrarlanan bir olaydı. 3.sınıf mı? başka bir okul ve hayvanımsı bir öğretmen. resim dersi mi? çok gereksizmiş, o yüzden o sene resim dersi hiç görmedik.
Ağaçlar her mevsim ilkbahardaki gibi yeşil olurdu bunun tersi bacalardan her zaman kış mevsiminde gibi gri duman çıkardı.Herkes müstakil tek veya iki katlı bir ev çizerdi.resimlerde herkesin annesinin saçları açık olurdu.Bulutlar hep mavi,hayat hep güzeldi.
3.sınıftayız, yaşlı, korkutucu, şiddet kullanmaktan asla çekinmeyen öğretmenimiz olacak kadın 'çiçek çizin' diyor.
herkes güneşli, masmavi gökyüzü çizip altına çiçekler ekliyor. benim aklıma dahiyane bir fikir geliyor, diyorum ki 'neden olmasın?' çiziyorum. kapalı bir gökyüzü, yağmur yağıyor ve tarlada ay çiçekleri.'çiçek için güneş kadar yağmur da hayat değil midir zaten' diyorum kendimle gurur duyuyorum, çünkü koca sınıfta güneşli bir resim yapmayan tek kişiyim.
kadın geliyor,'bu ne böyle' deyip 3 yazıyor resmimin üstüne, gidiyor.
açıklama yapamıyorum, içim kan ağlıyor, nasıl 3 olur lan? o resim nasıl 3 alır? ondan sonra da resime küsüyorum zaten, tabi yeteneksizliğim de bunda etken ama o resime 3 vermeyecektin kocakarı. bütün güneş çizen çocuklar 5 alırken bana 3 vermeyecektin.
öğretmenin çizdiğim resimlere inanmamasıdır. ulan harbiden başlığı görünce aklıma geldi bak. sen bunları evde çizdirip getiriyorsun diyordu. zaten resimleri sonraki hafta kontrol ettiği içinde bir türlü kendim çizdiğimi kanıtlayamıyordum. sırf bu sebepten ötürü 3 vermişti bana! düşünebiliyor musunuz a dostlar a canlar?!
sonunda bir gün tahtanın önüne sıra koydu ve üzerinede çantasını koydu bunu çizin dedi. bende kapı kenarında önden 2. sırada oturuyordum. ulan dedim bunu bu ders çizip bitirmem lâzım. sanırım 4. ve ya 5. sınıfa gidiyordum. neyse hacılar gölgelendirmesi perspektifi herşeyiyle 10 numara çizdim hatta halâ saklıyorum o resmi. koştum götürdüm öğretmene. öyle baktı baktı sonra bana baktı sonra bir daha kağıda baktı. aferin dedi imza attı yolladı beni.
ha tabi ondan önceki derste sınıfa, "bakın çocuklar bazılarınız evde yapıp getiriyor resimden kalırsınız valla heeeee" gibi bir şeyler söylemişti.
kutu gibi gövdeye sahip adamlar, her daim üçgen çatısı olan evler, yaz-kış farketmeksizin bacadan çıkan duman ve tabii ki sadece evin kapısı ile bağlantılı s şeklinde bir yoldur. tüm evlerin bahçeli ve dere kenarında olması da cabasıdır.
orta okul döneminde çakma sanatçılar gibi giyinen resim hocası kafayı bana takmış, her hafta verdiği ödevi nasıl iğrenç yaptığımı hatta ne kadar pislik bir insan olduğumu çizdiğim çizgilere attığım fırça darbelerine bakarak yorumluyor, bir hafta el çizimi ödevi verdi kara kara düşünüyorum ne yapsam bu kadından kurtulsam diye psikolojimi bozdu sürtük gittim karşı komşunun kızına çizdirdim yumruk yapmış el şekli sadece baş parmak ok. pozisyonunda verdim hocaya baktı baktı afferim oğlum gel tahtaya dedi bende mal gibi sevine sevine gidiyorum bu hafta rezil olmayacağım diye, çok güzel resim ama bunu sen çizmiş olamazsın al kağıdı kalemi çiz bakalım arkadaşlarında bende göreceğim dedi, hassiktir boncuk boncuk terliyorum baktım gitti diğer çocukların kağıtlarına bakıyor bende öğretmenin masada karalıyorum en son koydum sol elimi üzerinden geçiyorum beni gözlüyormuş fark etmedim çıktı geldi, kaldır bakalım kağıdı hepimiz görelim dedi, kaldırdım başta hoca bütün sınıf başladı gülmeye benim şalterler attı aldım kağıdı yırttım yere attım, yapıştı kulağıma terbiyesizlik yapma al onları diyor bende s.kerim çizdirceğin resmi olmuyor işte olduğu kadarına puan ver benden bu kadar diyorum tekrar yapacaksın diyor iş inada bindi onun yüzünden değil ilk okul dönemi üniversite bitene kadar çöp adam bile çizmedim.
vitray çalışması yapmıştım evden getirirken arkadaş çarptı cam yere düştü kırıldı, tuttum çocuğu derse getirdim hoca yine inanmadı her hafta başka bahane sen adam olmayacaksın dedi.