kaç tane üstün hizmet madalyası aldı bilinmez ama askerlik yaptığı süre içerisinde bir tek zaferi, kazanımı, kazandırdığı olmamış eleman. zararları daha fazladır. seçilmişler ile uğraşacağına, onları yıkma peşinde olacağına, pkk ile savaşaydı ya.
Selçuk Kapuci'nin haberi:
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen 28 Şubat iddianamesi'nde yer alan bilgilere göre eski Genel Kurmay Başkanı ilker Başbuğun, üniversitelerin akademik kadroları hakkında fişleme çalışmalarında bulunduğu ortaya çıktı.
28 Şubat iddianamesinde Milli Güvenlik Kurulu (MGK) Genel Sekreterliğinden YÖKe yazılan belgede, dönemin MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral ilker Başbuğ tarafından imzalanan 25 Mart 2001 tarihli ve 4047 sayılı GiZLi-KiŞiYE ÖZEL kaşeli belgede, Edirne Müftüsü A.E., eşi G.E. ve oğlu Selçuk Üniversitesinde asistan olarak görev yapan F.E. hakkında bilgiler verildiği ve inceleme yapılarak sunucu hakkında bilgi talep edildiği ifade ediliyor. YÖK Başkanlığının 16.07.2001 tarihli Prof. Dr. Tuğmaç Sayraç imzalı cevabi yazıda ise Selçuk Üniversitesi tarafından gerekli incelemelerin yapıldığı belirtilerek, F.E.nin üniversitedeki görevinin atama süresi sonunda uzatılmayarak ilişiğinin kesilmesi ayrıca burslu yurt dışı görevlendirme talebinin uygun görülmediği bildirilmiştir. deniliyor.
MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral ilker Başbuğ tarafından, 22 Mart 2001 tarihli el yazılı ve imzalı resmi olmadığı anlaşılan dokümanda YÖK Başkanına ithafen Sayın Başkanım, Fırat ve Atatürk Üniversitesine ilişkin bize iletilen raporu size sunuyorum. Saygılarımla. ibareli not yazdığı belirtiliyor. Notun ekinde ise ATATÜRK ÜNiVERSiTESi RAPORU başlığı ile başlayan dokümanda Birçok profesör, doçent, yrd. Doçent ve öğretim görevlileri Milli Görüşçü, Nekşibendi, Nurcu, Kırkıncı Grubu şeklinde fişleme bilgileri bulunduğu anlaşıldığı dile getiriliyor.
Sevgi ve Acı
Bugünü yaşa, her dakikasını içercesine, severcesine.
Bugünü yaşa, her dakikasında acı çekercesine.
Sevgi ve acının birbirlerini tamamladığını bilircesine.
Yaşadığın her sevgi ve acı için, Allah'a dua edercesine.
Hayatın bir varmış, bir yokmuş olduğunu düşlercesine.
Yetmiş yaşında, ilk şiir denemesini yaptığına inanırcasına.
Sana terörist muamelesi yapıp da asıl teröristlerle kucak kucağa olanlardan elbet hesap soracağız.
yaşasın şerefli tsk mensupları
--spoiler--
Mahkemedeki ilk duruşmamda, neden savunma yapmayacağımı ve hiçbir soruya cevap vermeyeceğimi açıklayan konuşmamdan sonra, tarafıma yöneltilen ilk sorunun Ağlama Duvarında çekilen resimle ilgili olmasını ve bu konunun yargılama konusu iddialarla ne gibi bir irtibatının olduğunu hala anlayabilmiş değilim.
Ancak duruşmayı müteakip bu konunun özellikle sosyal medyada bazı kişiler tarafından yoğun şekilde kullanıldığı ve halen kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Gerekli olanlara yasal haklarımız çerçevesinde suç duyurusunda bulunulmaktadır. Bunun yanında zorunlu olarak bu konuya ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması da gerekli görülmüştür.
islam dinini en son ve en mükemmel din haline getiren en önemli nedenlerden birisi, kutsal dinimizin, dini Allah ile kul arasında olan bir konu olarak kabul etmesidir.
Bu nedenle, Allah ile onun kulu arasına girmeye cesaret edenler, bu yetkiyi nereden almaktadır?
Musevilik, semavi dinlerden birisi olup Kudüs’teki ağlama duvarı da kutsal bir yerdir.
Bu kutsal yeri ziyaret eden herkesin Musevi olabileceklerini ileri süren cahiller, herhalde istanbul'da Sultanahmet Camisi'ni ziyaret edip, orada dua eden herkesin de Müslüman olduğunu mu düşünüyorlar?
Bugün ben Türk'lüğümle ve elbette Müslüman olmamla da iftihar ederim. Aynı gezi esnasında dinimizde özel bir yeri ve anlamı olan Mescid-i Aksa'yı da ziyaret etmiş olmaktan mutluluk ve huzur duydum.
Ancak, benim Türklüğümle ve Müslüman olmamla iftihar etmem, bu ülkenin vatandaşı olsun olmasın farklı etnik köken veya dini inanca sahip olan kimseleri küçümseme ve onların bu durumlarını sorgulama hakkını da bana vermez.
Herkes Türk Milletinin bir bireyi olmaktan ve kendi etnik kökeni, dini inancıyla gurur duymalı ve övünebilmelidir.
Bana göre; insanların inançlarının ve etnik kökenlerinin, diğerleri tarafından sorgulanması, her şeyden evvel bir insanlık suçudur.
topraktan çıkan silaha lav demesiyle şakirtlerin ağzına dolanmış bunun dışında hiç bir girişim, darbecilik vs. bulunmayan ve varlığıyla onur duyduğum komutan.
Adalet hergün herkese lazım derken. geçmişte verilen kararlarda, adaletin kestiği parmak acımaz diyenler. şimdi niçin adalete saldırıyor. lav silahına boru diyen zat, alınan karara da biz de boru demekten başka çaremiz yok. boru gibi girmiştir. hayırlı olsun. millete devlete.