bu kararın doğru yada yanlış olmasını anlamak için hukukçu olmaya gerek yok o davadır bu davadır bilmemde aklı başında olan her insan ilker başbuğunun bu suçu haketmediğini gayet iyi biliyor.
bu olayda kimin parmağı varsa bu dünyada olmasada öbür dünyada bu kararın açıklamasını nasıl yapacak orasıda onların sorunu.
ama tv lerin ve de siyasetçilerin hatta türk halkının bu olaya bu kadar kayıtsız kalmasıda ayrı bir sorun. sanırım artık türk halkı umursuz umutsuzluğa doğru gidiyor. allah sonumuzu hayretsin.
ülkeyi satsalar adam bana ne kadar düşer der o seviyeye doğru gitmekteyiz yazık.
ergenekon davası savcısı tarafından suçu sabittir denilip hükümeti cebir ve şiddet kullanarak ortadan kaldırmaya veya görevlerini kısmen ya da tamamen yapmasını engellemeye teşebbüsden ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen ama örgüt yöneticiliği suçlaması düşürülen eski genelkurmay başkanı. bir örgütü olmadan hükümeti nasıl düşüreceğini de açıklasa o savcı fena olmayacak. karar - yargıtay - tekrar yargılama süreci ile seneleri içeride harcanacak, yazık.
gereksiz yere sessiz kaldığına üzüldüğüm general. abi sen daha önce davranıp, baktın sıra sana geliyo bastırsaydın tavrını, alın lan beni de deseydin, dinsizin hakkından imansız gelir hesabı, o silivri kapısında toplayıp bütün basını ya allah diye iyi bi giydirseydin bu dönen dolaplara çok daha faydalı bir tutuklama sürecin olur, milletten belki aklı başına gelen birileri çıkardı. bu millet bağıranın haklı olduğuna inanmış öyle alışmış ne anlar bunlar mağrur duruştan. öcalan kahpesinden daha kötü cezaevi şartları olan , başbakanın da tarih affetmez bu durumu diyerek olabileceklerden yusuf yusuf tırstığı tutuklu general.
şahsına üzüldüğüm komutan. unutulan birşey var. bu sadece ülkemizde değil her ülkede olan bir durumdur. askeri birimlerin herzaman bir darbe planı vardır. sonuçta asker hükümetten ayrı çalışır(dı). ülke birliğini, bağımsızlığının tehlikeye düştüğü durumlarda görevi ülkeyi yönetmektir. bu bugun de varolan durumdur. ancak şartlar oyle bır hal aldı ki artık asker bile devlete bağlı çalışmaktadır. üzücüdür.
yargıtay, usulden bozulan kararlar, yeniden yargılama süreci, yeni yargılamada hangi mahkemenin davalara bakacağının tartışılıp karara bağlanma süresi vs vs, ile en az 4-5 yıl daha cezaevi'nde kalacak gibi gözüken onurlu paşa.
not: burada klavyenin başında " 4-5 yıl" yazmak ne kolay !!! ya içerde olanlar için zaman bu kadar kolay geçiyormu, kolay ve acısız. hele birde haksız yere yatılıyorsa insanı kahreden bi süreç.
hangi suçlamayla müebbetle yargılandığını merak ettiğim isim. örgüt başkanlığı deniyor ama bu hangi örgüt? ben televizyonda direk şu örgüt dediklerine hiç rastlamadım. hala net bir şekilde şu suçlamayla hapsi isteniyor denmedi.
müebbet istenmesinin asıl sebebi görev başında yaptığı açıklamalarda cemaate dokundurması mıydı merak ediyor insan.
başbakan bile rahatsızlığını dile getirmişken hala bu suçlamalara maruz kalması düşündürücü tabi.
ayrıca bazı paşaların kızlarının, teyze kızlarının, kız kardeşlerinin isimlerinin sevilay, sevim, sevinç gibi sevimli isimler alması da ilginçtir..
--spoiler--
Bazı üst düzey komutanların, Ağlama Duvarındaki görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından şimdi de Birinci Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsız, emekli Orgeneral Çetin Doğan ve Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdenizin damatlarının Yahudi olduğu anlaşıldı.
IĞSIZ PAŞANIN DAMADI EDUARDO MATOS MARTiN
Genelkurmay ikinci Başkanı olduğu dönemde TSKnın milyon dolarlık askeri helikopteri ile Artvin Karagöle pikniğe gittiği belirlenen ve bu skandalın hesabını vermeyen Birinci Ordu Komutanı Org. Hasan Iğsızın tek kızı olan Zehra Aslının bir ispanya Yahudisiyle evli olduğu tespit edildi. Tek oğlu Hüseyin Hakanın bekar olduğu anlaşılan Org. Hasan Iğsızın kızı Zehra Aslı, Eduardo isimli bir Yahudi ile evli. Evlendikten sonra Matos Martin soy ismini alan Zehra Aslının kocası ispanya uyruklu ve Yahudi asıllı Eduardo Matos Martin. 1972 Cacares doğumlu Eduardo Matos Martin, ispanya Yahudilerinden Adolfa Matos Martinin oğlu.
Biri erkek iki çocuğu olan Balyoz Darbe Planı sanığı emekli Org. Çetin Doğanın kızı Pınar da bir Yahudi ile evli Pınar Doğan evlendikten sonra Rodrik soy ismini almış. Kimliğinin din hanesinde Yahudi yazan Dani Rodrik ile evli olan Çetin Doğanın kızı Pınar Doğan Rodrik Amerikada yaşıyor. Karı-koca, Harvard Üniversitesinde çalışıyor. Çetin Doğanın kızı Pınar ile Yahudi damadı Daninin 2007 yılında dünyaya getirdikleri ve Deniz adını verdikleri çocuklarının nüfus cüzdanının din hanesine Yahudi yazılmış. E. Org. Çetin Doğanın damadı Daninin babası Hayati Vitali Rodrik ve annesi Karmela Raşel, Yahudi kökenli Türk vatandaşı. Scrikss kalemlerinin sahibi olan şirketin varislerinden. Çetin Doğanın oğlu Barış Doğanın eşi Fatma Gülden Mesara Doğan ise istanbul Özel Üsküdar Amerikan Lisesi mezunu. Söz konusu kolejin bağlı olduğu Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV), MiT raporlarında misyonerlik yaptığı gerekçesiyle raporlanmıştı.
Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdenizin damadı da yahudi dinine mensup. Çeşitli ortamlarda dünürü olduğu Suntay ailesinin Eşkenaz (Alman Yahudisi) olması ile gurur duyduğunu ifade ettiği belirtilen Ramazan Cem Gürdenizin kızı Ülkem Gürdeniz Suntay, Mesut Can Suntay ile evli. Mesut Can Suntayın annesi ivna Suntay ise Hıristiyan-Ermeni kökenli. Ayrıca Mesut Can Suntay Özel Terakki Vakfı Okullarından mezun.
Diğer taraftan tek kız çocuğu olan emekli Org. Yaşar Büyükanıtın da Musevi kökenli bir aile ile dünür olduğu belirtiliyor. Yaşar Büyükanıtın tek çocuğu olan Fikriye Bengü, Ercan Caymaz ile evli. Büyükanıtın dünürü Sevim Caymazın annesi, istanbul doğumlu, Merkado-Ester kızı.
iddiaya göre; Sara (Melahat) Özcan, önce istanbul Beşiktaş Ortaköy nüfusu kütüğündeki isim (Sarayı Melahat yapmış) ve din (Musevi) bilgilerini değiştirmiş. Sonra bu kütüğü Üsküdar Tabaklar nüfusuna naklettirmiş. Konuyla ilgili aradığımız Ercan Caymaz, sorularımızı cevaplamaktan kaçındı.
Bilindiği gibi TSKda askerlik yapanlardan farklı inançta olanlar, geri hizmette görevlendiriliyorlar. Diğer taraftan; yakın tarihe kadar Türk subaylarının, yabancı ülke vatandaşlarıyla evlenmeleri de yasaktı.
Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsızın kızı Zehra Aslı ispanya Yahudilerinden biri ile evli. Evlendikten sonra Matos Martin soy ismini alan Zehra Aslının kocası ispanya uyruklu ve Yahudi asıllı Eduardo Matos Martin.
Balyoz Darbe Planı sanığı emekli Org. Çetin Doğanın kızı Pınar da kimliğinin din hanesinde Yahudi yazan Dani Rodrik ile evli. Çetin Doğanın kızı Pınar Doğan Rodrik Amerikada yaşıyor. Karı-koca, Harvard Üniversitesinde çalışıyor.
Deniz Kuvvetleri Plan Prensipler Başkanı Tümamiral Ramazan Cem Gürdenizin kızı Ülkem Gürdeniz Suntay, Mesut Can Suntay ile evli. Mesut Can Suntayın annesi ivna Suntay ise Hıristiyan-Ermeni kökenli.
suçu geçtim tek bir şey yazacağım. bir insanı hükümeti devirmek propagandasıyla asla ama asla hapishaneye yollayamazsınız. aslında yollarsınız. mevcut iktidarı devirmek suçu gerçekten de büyük bir suç olmamalıdır. anayasayı değiştirmek suçu büyük bir suç olabilir ama hükümeti devirmek suçu nasıl müebbet halini alabiliyor gerçekten de ilginç değil, fiyasko! sen bir insanı hayatı boyunca hapishaneye koyamazsın. yapacağın şey ömür boyu siyasetten ve tsk'ya girmekten men etmek olur bu kişiyi. haliyle devlette de çalışmasına ölene kadar ambargo koyarsın ama müebbet hapis demek bir insanı adi suçlarla bir tutmak demek olur ki bu fiyaskodur. yazık gerçekten de.
ordu içinde sevilmeyen biridir. eşi bodrumda konutlarının önünde sas duruşu bozan askere muz kabuğu atmak. konutun camlarını askerlere sildirmek ve beğenmez ise tehdit etmek gibi garip alışkanlıklara sahiptir.
bodrum koruma taburundaki askerlerin en sevmediği görev yeri kendisinin konutudur.