var mıydı, yok muydu, oldu muydu, gerçek miydi, nasıl dı, olabilir miydi, neden di, ney di, yoksa, hani o dere kenarında ağladığım mıydı? bilemedim. içimin sızıntısı daha geçmedi, geçerse anlatalım.
akla geldiğinde gülümseten ama aynı zamanda hatırasının bedeli 20 acı bibere denk, güzel insandır. hep hep mutlu olsundur. güzel mavi gözlerini ıslatabilecek tek husus sevinç gözyaşları olmalıdır. *
lisede başlayan ilişkimin kahramanıydı. çok güzeldi onunlayken her şey. geri dönüp baktığımda ne çok gülmüşüz, ne çok eğlenmişiz. ama yarım kalmıştır her şey. neden peki ? bunun cevabı ne bendedir ne de o'nda.. unutulmayacak, unutulması mümkün olmayandır ilk aşk. belki tekrar birileri sevilecek, tekrar yeni birliktelikler olcak hayatımda ama hiçbiri ilki gibi, o'nun gibi olmayacak.
evleneceğiniz insanın o olmasını istersiniz kimi zaman. Lakin sevginiz karşılıksızsa imkansızdır bu istek.
Şimdi desem sana 4 yıl boyunca seni sevmiştim ben, inanmazsın bile belki bana. Inansan da önemsemezsinya.
herşeye rağmen pişmanlık boşuna. Her şeyi olması gerektiği gibi yaşıyoruz zira.
hep yarım kalmış ve hiçbir zaman tamamlanamayacak olan aşktır. ne kadar zaman geçerse geçsin, o senin için hayatının her köşesinde; hayalindeki beyaz eşekli prens durumu, zaaf, umut, heyecan ve sevgili olarak kalacaktır.
ne yaparsan yap unutamadığın, aşk kelimesini duyunca aklına gelen ilk insandır. ana avrat sevilen insandır. ondan sonra kimseyi ana avrat sevmezsin, sevemezsin, o duygular yerini ana avrat sövmeye bırakır. ama ilk aşkına ana avrat sövmezsin, hakkında kötü bile düşünmezsin. senin onun için yaptığın-yapabileceğin en büyük şey ana avrat sevmek olmuştur.
hala aklına hep o geliyorsa, resmini bile görünce için kıpır kıpır oluyorsa, varolduğunu bilmek bile yetiyorsa, o kesinlikle ilk aşktır.