kendisi çok saygı duyduğum kıvır kıvır bir insandır. lakin anlayamadığım bazı mistik, metafizik, mezotopik ve ekzantrik yönleri bulunmaktadır. yer istanbul mekan harbiye, ilhan irem konseri; tam 20 yıl sonra. ortam romantik, ışıklar kapalı, sevgililer ücralarda yiyişmekte, ön sıra coşmuş kendinden geçmekte (h)er türlü mariuana, hap, pop ve cup çekmiş moddalar. kendilerinden geçmiş kafa-beyin binbeşşüz kimbilir hangi diyarlarda altın vuruş yapıyorlar,
bu arada ilhan irem çıkıyor sahneye kendinden menkul-guru modunda. siyah ve fikrimce tek-parça bir giysi, sen de modern ihram ben diyeyim karate-kid filmlerinden mukallit bir siyah elbise. uzun saçlar, elde akik yüzükler, yüzünde hafif bir gülümseme[!], hareketlerde en ufak bir ikircimden eser yok; bir yaşındaki gibi genç ve dinamik bin yaşındaki gibi tecrübeli. barış-güvercini adımları ile sahnede selam duruyor[müslümün kü gibin değil] şişedibi gözlüklü pokemon kızlar ise dişlek ağızlarını ayırıp onu hayran hayran temaşa etmekteler[Hz Esra Eron kadar olamasa da]
söylemye başlıyor o kadife sesiyle ve en damar parçalarından "gemiler" çalıyor. lakin işin ilginç yanı bu müziğe bir de power point sunumu eşlik ediyor. bu sunumda ise ne romantik bir ortam ne birbirine bakışan biri bohem diğeri kaynak saçlı iki sevgiliya da kitaplarını düşüren iki çiftin otel odasında sonlanan tükenmişş romantizmi[rugan ayakkabı bile yok varın siz düşünün]. bir uzay gemisi uçarkan[ne romantik görüntü!] görünüyor. hali ile tüm romantizm, mum ışıkları ve akılarda içilen kırmızı şaraplar yerle bir oluyor[abi sen de mi ufocuydun ya?] demekten alıkoyamıyorum kendimi.
Aslında onun metafizik olgunlaşması belki bu. bunu kavramsallaştırması da bir tuhaf. biz marifet-aşaması diyelim bir başkası nirvanaya ulaşma ya da evrenlerle bir olma desin; ilhan irem'de böle postmodern tarikatçı modunda spinoza'nın Allah-kitap kütüp musaf demek yerine evrenler dediği gibi[ne kadar yobazım!] o da bir laf tutturmuş evrenler deyip gidiyor; Anlasana ise bu tanrısal ilhamın amentüsü.
Ama hocam seni çok seviyoruz yahu. şerefsizim bir tarikat kur çember sakal bırakıp hayrunnisa isminde bir hatunu koluma takıp rastladığım ilk hakikat kitabevinden şalvar ve cübbemi alıp geliyorum!
ilk duyduğumda vurulduğum bir şarkı sevecen.Şarkıya yüklediğim(iz) anlamlarla daha da bir başkaydı.O anlamlar anlamını yitirmiş olsada dinlemeye bıkmayacağım bir şarkı.
Sevecen
Işıklı bir ağaç gibi
Bakışıyor gözlerin
Öyle nazlı... Öyle sıcak
Sevecen......
Bir başka dünyasın sen
Bağrında milyonlarla
Öyle büyük... Hoşgörülü
Sevecen......
Bembeyaz bir dünyada
Senle yaşamak varken
Böyle uzakta kalmak
Gücüme gidiyor...
Senin verdiklerini
Senle paylaşmak varken
Seni sensiz yaşamak
içime sinmiyor...
Gel sevecen
Dön sevecen...
Sevmeyi senden öğrendim ben...
Gel sevecen
Gör sevecen
Sevmesini öğrendim ben...
Bir deli dere gibi
Akıp gider gururum
Öyle güçlü... Öyle yüce
Sevecen......
En büyük zamansın sen
Görünmeyen gücünle
Öyle ağır... Öyle sırlı...
Sevecen......
psikoloji eğitimi aldığındandır belki müziği hafif tonda terapi etkisi yaratır. Ruhu sakinleştirir.Acı çekme heveslisi olanlara en acılı anlarında dinlenmesi tavsiye edilir.
Gittiğin gün hayat bitti sanmıştım
Gittiğin gün ölümü yaşamıştım
Gittiğin gün zaman durdu sanmıştım
Meğerse ben yanılmışım
işte hayat yine akıp gidiyor
işte hayat sensiz de yaşanıyor
işte hayat böyledir deniyor
Zaman herşeyi siliyor
Öyle uzak şimdi bana, yaşadığım hatıralar
Bir bulanık film sanki, senle dolu dakikalar
Bak yinede zaman zaman, düşünürsem gözlerini
Her yanımı anlatılmaz, yemyeşil bir sızı kaplar
Bence artık sen sönmüş bir güneşsin
Bence artık sen yankısız bir sessin
Bence artık soluksuz bir nefessin
Bence artık herkes gibisin
sesi müthiş güzel olan, gerçek ve büyük sanatçıdır.
facebook, bas gaza gibi şarkılara rağbet eden ülkede tutunamayan, tutmayan şarkıcıdır.yoksa gayet de anlamlı ve iyi şarkıları vardır:
(bkz: konuşamıyorum)
Giderken bıraktığım
Asmalar üzüm olmuş
Yerlerde bütün kollar
Bütün bağlar bozulmuş
Ben mi geç kaldım?
Yoksa mevsimler mi soğumuş?
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş
Giderken bıraktığım
Gökyüzü toprak olmuş
Yıldızlar çakıltaşı
Güneş bir yaprak olmuş
Ben mi yaşlandım?
Yoksa dünya mı alt-üst olmuş?
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş
Kalsaydın
Yokluğunla yokolmazdı
Bu şehir
Kaçmakla mutluluklar
Bulunmuyor bunu bil
Yaprak kıpırdamıyor
Yüreğim öyle susmuş
Sana; bana; sevgimize
Olanlar olmuş;
Giderken bıraktığım
Gülüşler bakış olmuş
Kahkahalar buralarda
Özlenen yakış olmuş
Ben mi gülmüyorum tanrım?
insanlar mı somurtmuş
Görmeyeli buralara
Olanlar olmuş.
birkaç şarkısı değil, pek çok şarkısı kulağa hoş gelir ve müzikal olarak da oldukça kalitelidir, türk müziği içerisinde özgündür.
hafif müzik bakımından, ilhan irem'in türk müzik sanatının en önemli sanatçılarından biri olduğuna şüphe yoktur.
birkaç şarkısı, kadife sesi sayesinde kulağa hoş gelse de, müzikal olarak felaket derecede kalitesizdir. Kötü ve basit şarkı sözlerini 'derin mesajlar içeriyor' diye savunur hayranları. Şarkıların aranjesi ise tam bir fiyaskodur ve amatörcedir. Bu kadar eleştirdim, peki dinlemiyor muyum? Evet dinliyorum. Çünkü bazen tüm bu detayları unutup sadece kulağa hoş gelen ruhu okşayan , sesiyle dinlendiren şarkılar istiyor insan.
Bal ağızlım sen konuşunca, gökyüzü açılıyor
Yeryüzünün dört yanına baharlar saçılıyor
Yosun tutsa yürekler, yıkılsa bütün ümitler
Her kelimen dünyayı yeniden yaratıyor
Ben bir ay, sen ışığım; ben gece, sen sabahım
Sen tarla, ben aşkınla dalgalanan başağım
Bu kurumuş dünyaya ben seninle aşığım
Gönlüm sanki bir kovan, dolu dolu sevginle
Bal ağızlım her günüm bir petek bal seninle
Geliyorsun, seviyorsun, ölüyorsun, gidiyorsun
Gitmeeeee
Sen iğnesiz arımsın, ağzından bal akıyor
Meyva dolu dalımsın, ağzından bal akıyor
Alım, yeşil, sarımsın, ağzından bal akıyor
Hasat günü gelmeden kurumasın ekinler
Baharları sırtlayıp göç etmesin leylekler
Bal ağızlım canım; dün, bugün, yarınım
Sen susarsan yanında hiç kalır ölümler
Bal ağızlım canım; dün, bugün, yarınım
Sen susarsan yanında hiç kalır ölümler
Köhnetilmiş insanlar, unutulmuş doğrular
Bu yaşlı dünyaya kalan, yaşlanmış bir sürü yalan
Bal ağızlım gizli gelin, ballandıralım zehirleri
Üzülme herşey düzelir, görürlerse sevgimizi
Ben bir ay, sen ışığım; ben gece, sen sabahım
Sen tarla, ben aşkınla dalgalanan başağım
Bu kurumuş dünyaya ben seninle aşığım
Gönlüm sanki bir kovan, dolu dolu sevginle
Bal ağızlım her günüm bir petek bal seninle
Geliyorsun, seviyorsun, ölüyorsun, gidiyorsun
Gitmeeeee
Sen iğnesiz arımsın, ağzından bal akıyor
Meyva dolu dalımsın, ağzından bal akıyor
Alım, yeşil, sarımsın, ağzından bal akıyor
Hasat günü gelmeden kurumasın ekinler
Baharları sırtlayıp göç etmesin leylekler
Bal ağızlım canım; dün, bugün, yarınım
Sen susarsan yanında hiç kalır ölümler
Bal ağızlım canım; dün, bugün, yarınım
Sen susarsan yanında hiç kalır ölümler
Sen iğnesiz arımsın, ağzından bal akıyor
türkiyede değeri ölünce anlaşılacak olan müthiş sese sahip insan.
şarkı sözleri olsun, yorumu olsun insanı alıp götürür; huzur verir.
tam bir saantçıdır. ne polemikle ne de medya ile işi olur.
ağzımıza " bir ilham irem vardı ne oldu " yu sokmuş muhterem insandır.
o ne ses yahu, içimize huzur doldurmakta. bir miktarda olsun, bizi şu dünyadan uzaklaştırmakta, hayal dünyasında yaşatmakta. dinlenilmesi gereken sanatçı. kendisini öyle her yerde göremezsiniz, zira o gerçek bir sanatçı.