iyi bir tarihçi midir değil midir bilmem. çok ta önemi yoktur tarih bilgisinin bilgelik yolunda. tarih bilmek insana katkı sağlamaz. her gün neden yaratıldığını düşünüp buna kafa yoruyor mu bilmem ama eğer neden yaşadığını bilmiyorsa tarihin de hiç bir anlamı yoktur. istediğin kadar bilgi öğren tarih öğren bunları öğrenerek bilge olamazsın. bilgelik yolu felsefeden geçer. bildiğini neden bilmen gerektiğini bilmiyorsan o bildiklerin hiç bir anlam ifade etmez.eyyorlamam bu kadar.
Ayrıca;
Gazetede ve sitesinde röportaja dair ne bir fotoğraf, ne de bir ses kaydı var. Hatta haberi kimin yaptığı bile belli değil. imza yok!
Gerizekali alkolik lafının yanına enginar dıç parantezi açması komik olmuş ama. Enginar olsam dava açarım gasteye.
Olmuşsa böyle bir diyalog ancak telefonda ve kayıt dışı olmuştur. Nihayetinde adam nerde nasıl konuşacağını bilmeyen bir cahil değil.
cahil cühelaya, yalancılara, ibrahim zübükzade özentilerine hak ettikleri, anlayacakları dille hitap eden hocamızdır.
efendim, kibar değilmiş, ağır değilmiş!.. illa kibar olmak zorunda mı? yalanlar üzerine iktidar bina edilen böyle bir ülkede doğruları duyurmanın tek yolu sert konuşmaksa, onu da yapmak aydın sorumluluğu gereğidir. gerçek aydın ancak kendisini anlayabilecek dar çevrelere hitap eden kişi değildir. gerçek aydın halka doğruları anlatmak için imajının çizilmesini göze alan, kimsenin kem sözüne eyvallah etmeyen kişidir.
yeni kitabını merak ettiğim tarihçi. kitabın tanıtım bülteninde şöyle bir ifade de bulunuyor, bu ifade oldukça hoşuma gitti.
"Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün Bu, dünyayı değiştirmez de ne yapar? işte Türkler dünyayı böyle değiştirdi. Bu sebeple, bizim hayalî bir tarih ve kahramanlar üretmeye değil, yalnızca doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var "
benim bu ifadeden anladığım ve çıkardığım yorum şudur:
gerçekten de sadece doğruyu öğrenmeye ihtiyacımız var. hayali kahramanlar veya hayali tarih üretmeye ihtiyaç duyacak bir millet değildir türk milleti. çünkü bu millet tahmin ettiğinizden çok daha büyük ve köklü bir geçmişe sahiptir. belki başka milletlerin tarih konusunda uydurmasyon, hayali bilgilere ihtiyacı olabilir ama bizim böyle bir ihtiyacımız yok, çünkü gerçek tarihimiz dünya tarihi için çok fazla şey barındırıyor. hatta diğer milletlerin uydurma ve hayali tarihe başvurmasının nedeni de türk tarihinin gerçekleridir.
küçük dünyası ve büyük hayalleri olan insanlar oldukları için, halk yine aynı partiye oy verecektir diyen tarihçi. bana kalırsa gözlemi yanlış, insanlar umutsuz oldukları için oy verdiler. şimdi kimse ne olacağını kestiremez.
''Türkiyeli'' ile ''Türk'' arasındaki fark nedir?
Türkiye konusunda asıl tartışılacak ve rahatsız edici manasızlık
burada işte; bazı kişilerin uydurduğu ''Türkiyeli''
''Türkiyelilik'' gibi deyimler! Bazı safdiller veya herkesi bir şey
bilmiyor zanneden tipler, ''Efendim ne var bunda, Amerikalı
oluyor da Türkiyeli niye olmasın?'' diyorlar. Bir kere Amerika,
Kolomb'un keşfettiği kıtanın ayrı bir kıta olduğunun
farkına varan Cenovalı kaptan Amerigo Vespuccinin adından
geliyor. Amerikalılık Anglo-Sakson göçü ve ingiliz dili
etrafında oluşan göçmenler için uygun, Türkiye ise içinde
Türk adı taşıyor, böyle bir benzerlikle ilgisi yok. Ülkemizin
geniş ölçüde Türkleşmesinden beri, bir bölgenin böyle bir
etnik kimliğe kavuştuğunu ecnebilerin bile görmesiyle kullanılan
bir isim... ''Türkiyeli'' ismi tercüme edilemez, içeriği
bakımından bu kelimeyi teklif edenlerin amacını da zaten
karşılamaz. Başka bir kimlik kullanmak isteyenler bu ifadeyi
kullanabilirler ama bu amaçla ülke yurttaşlığının ve kimliğin
adını değiştirmelerine lüzum yoktur, hakları olduğunu da
zannetmiyoruz.''