adam şahsi kütüphanesini cumhurbaşkanlığına bağladı ve ardından kültür ve turizm bakanlığı başdanışmanı oldu. vay be ilber hoca demek sende boşa kürek çektiğini anlayıp yandaş olamaya karar verdin. yalnız rte çok güzel strateji izliyor. muhalifleri temsil eden güruha da makam mevki verip onları kendi çizgisine çekmeye çalışıyor.
daha önce kendisinin galatasaray üniversitesi kütüphanesinde 6000 kadar kitabı yandı, kitapların daha korunaklı bir yere bağışlaması gayet normal; bilim insanları bu kitaplar için yıllarını veriyor ve sandığınız gibi ''anderson masalları'' tarzı kitaplar değil.
kendisinin ne bakanlıkta gözü, ne de bakanlığa ayırabileceği bir vakti olduğunu düşünmüyorum; daha önceki yıllarda topkapı sarayı müzesinin müdürüydü ve müze en güzel dönemini ilber hoca döneminde yaşamıştır.
4-5 farklı yabancı ülkeden gelen konuklarla her biriyle ayrı ayrı kendi dillerinde konuştuğuna şahit olmuş ve hayranlık duymuştum.
iktidara liyakat sahibi insanları göreve getirmediği için kızıp duruyoruz. Sonra nasıl olduysa kırk yılda bir liyakat sahibi biri bir göreve getiriliyor bu sefer ona yandaş diye bir araba laf ediyoruz.
tam tahmin ettiğim gibi kütüphanesini bağışlayınca uğramadığı hakaret kalmayan tarihçidir. bizim demokratlar böyle demokrat. elin demokratı tüm görüşlere saygılı olmasıyla övünür, bizdekiler de kendi görüşlerinden değilsen tüm hakaretleri yağdırırlar.
bilgisi insanlığını aşmış kişidir. imza gününde kendi kitabını imzaladıktan sonra fırlatmıştır. Ayakta onca zaman bekleyen insan... Kucakta 6 kitap... şaka yollu "bir tanesini imzalarmış." dersin. Herkes sana kızar. o bir tanesini imzaladığına şükredersin.
Son zamanlarda boş tiplerce eleştirilen büyük âlim.
Arkadaş bu adam tarih biliminin bakışıyla farklı boyutlardan bir olayı sorgulayabilir. Neden bu denli sizi rahatsız ediyor. Samsun'a çıkış stratejik bir hataydı demiş. Bunu tarihi olayların dinamikleriyle söylemiş. Burada hatayı onu samsun'a 9.ördü müfettişi olarak gönderenlerde bulmuş.
7 haziran seçimlerinden beri açıkçası çokça haberleri takip etmiyorum, çünkü türkiye'de demokrasi, seçim, çoğulculuk olaylarının tamamen yalan olduğunu ve artık yaşadığım süreç içinde düzelmeyeceğini bana acı bir şekilde gösterdiği için, haberleri takip etmektense güzel bir film izlemeyi, şiir okumayı veya yen yazarlar keşfetmeyi tercih ediyorum.
neyse, mesele şu ki, ''andımız'' (gerçi kimin andıdır tam bilemiyorum ama benim değil) tekrar okutulsun ile ilgili bir mahkeme kararı vs. gündeme gelmiş, ilber ortaylı da ''andımızın kaldırılması hadsizlikti'' gibisinden bir şeyler söylemiş, herhalde bu akp'nin iktidarı sürecinde yaptığı tek iyi ve devrimci davranış tekçi bir ideolojinin uygulaması olan bu zırvalığa bir son vermesiydi, bu beyefendi de buna ''hadsizlik'' demiş.
ama insan onurunu taşıyan herhangi biri bu ''tarihçi' kişisine şunu sormalıdır sanırım, yıllardır bir sürü farklılığa sahip insanın varlığını türk'e armağan etmek hadsizlik değil miydi?? ehh şunu öğreniyoruz ki kankası celal şengör gibi, demek ki çok bilmek insan olmak olmak için yeterli bir meziyet değilmiş... yazık...
Türkiyede gelmiş geçmiş en iyi ilim insanlarındandır. insanlara cahil demesi çok yerindedir. Alınan yazarlarda var ,biz bundan kaybediyoruz bizde her ne olursa olsun kabullenme diye bir şey yok. Cahilsin kardeşim cahiliz.
“Her zaman tartışırız, beyhude tartışmalar... Hiçbir tartışmanın kazanılmayacağını biz evde öğrendik. Sonunda galip gelen sevgidir ve merhamettir.” Demiş.
Ne güzel demiş.