akp'nin seçimlerden önce türk toplumu'nun duygularıyla oynamasına âlet olmuş ceza türü. yapabilir mi? nah!
ab'ye girmek için türkiye cumhuriyeti'nin anayasasında yapılmış değişikliğe göre uluslararası yasalar türkiye cumhuriyeti yasalarından üstündür. hâl böyleyken idam cezasının geri gelmesi için önce ab başvurumuzu çekmeli, sonra da anayasa'yı değiştirmeliyiz. tayyip bunu yapabilir mi? hep birlikte söylüyoruz:
yanlis bilmiyorsam savastan kacmak ve orduta savasta ihanet etme durumunda kursuna dizilmenin devam ettigi bir ceza turu.
ayrica su siralarda siyasi gundemde tartisilan ve bana gore 2012 de rtenin guc kaybetmesi uzerine yeniden birtakim yerlerden tekrar guc almak icin gundeme getidigi mevzu.
gelmesi halinde tayyip erdoğan'ın ülkeyi bölme amacına ulaşacağını bekledim cezadır. Gerçekçi olmak gerekirse Apdullah öcalan yakalandığı yıl asılmalıydı. Bu saatten sonra Apo'yu asmak kürtleri galeyana getirmekten öteye gitmez. Terör zirve yapar ve bölünmenin önü açılır. Kürtlere tanınan imtiyazlar tamamen onların içindeki hainliği ortaya çıkarmak için oynanan bir oyundu. idam cezasının kaldırılması da bu amacına ulaşmasıyla sonlanacaktır.
2 amacı vardır. Birincisi ülkeyi bölmek. ikincisi biz ''gelecek mi gelmeyecek mi?'' diye tartışırken, kısacası bu yasa ile oyalanırken, ülkeyi alttan alta daha çok karıştırmak, satılmayan bir kaç yeri de satmak içindir.
idam cezası toplumu hizaya getirmek için yeniden yasalaştırılmalıdır. düşünce suçu ve basit adi suçlar haricinde vatana ihanet edenler, terör faaliyetlerinde bulunup insan hayatına kast edenler, tecavüz ve çocuk istismarı yapanlar, bu amaçla insan öldürenler, aile içi sapkınlık suçları işleyenler kesinlikle yasa kapsamına dahil edilmelidir. idam cezasından önceki ve sonraki istatistikler karşılaştırıldığında suç oranlarının arttığı görülecektir. kuvvetli caydırı etkisi nedeniyle idam cezası türkiye için elzemdir.
şuan hüseyin çeliğin bütün faşistliğini kusarak anlatmaya çalıştığı yasadır.
verilen örnek : 4 yaşında çocuğa tecavüz edip öldüren adam bence idam edilsin.
öncelikle birbirinden ayrılması gereken iki kavram var; hasta, suçlu.
yıllardır devlet hiç suçla savaşmamıştır, devlet suçluyla savaşır ve suç doğal olarak bitmemekle birlikte artar.
bazı durumlarda işlenen suçun sebebinde bir hastalık vardır. verilen örnekte ki adam kesinlikle suçlu değil hastadır (buradan yaptığı insanlık dışı miğde bulandıran, insanın sinir sistemini alt üst eden eylemi savunduğumu çıkarmak isteyecek dostlar bu parantez sizin için. kitap okuyalım)
Eğer bunu bir hastalık olarak kabullenip sebepleri araştırılmazsa bu cinnetin önüne geçilemez ( zaten amaç araştırmamaktır çünkü bu psikolojik saplantının temeli ekonomiye dokunacaktır, sistem çarklarına dokunacaktır.
kilise dahilinde bağlantılı bir suçtan hüküm giyen kişiler idam edilmeden önce, ortaçağ'da ve takip eden birkaç asırda şu son sözler etrafta bulunan bir din adamınca dile getirilirdi;
"tanrı benim çobanımdır. kaderime isyan etmeyeceğim. o kulları için en doğru kararı verendir. ruhlarımız yeşil çayırlarına alır ve daima korur. o merhamet eden esirgeyen ve bağışlayandır. "
idam cezasının kaldırılması bu ülkede yapılan en saçma fikirdir. aptullah Öcalan gibi şerefsizlerin ada sahibi olup krallar gibi yaşamasına, binlece şehit verilmesine, insanların para kazanmak için eziyet çekmelerine, (bkz: idam cezası) denir.
iranda, uyuşturucu ile ilgili bir suçtan dolayı idama mahkûm edilen Alireza M adlı 37 yaşındaki adamın cezası infaz edildi. Ancak mahkûm, 12 dakika darağacında asılı kalmasına rağmen hayatta kalmayı başardı. Asıldıktan sonra öldüğü sanılarak cezaevinin morguna kaldırılan adamın halen hayatta olduğu, bir gün sonrasında nefes alıp vermeye devam etmesiyle anlaşıldı.
idamın başarısız olduğu, ailesinin, defin için oğullarının cenazesini iranın kuzeydoğusunda bulunan Bojnourd kentindeki cezaevinden almak istemesi üzerine anlaşıldı. Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre, mahkûmun durumu düzelir düzelmez, idam cezası tekrar infaz edilecek.
iran, 2013 yılı içinde bugüne kadar 560 kişiyi idam etti ve bu idamlardan 200ü, ılımlı olarak nitelendirilen ve Haziran ayında cumhurbaşkanlığına gelen Hasan Ruhaninin döneminde gerçekleşti.
sanılanın aksine idam cezası gereksiz değildir. amerikada yapılan araştırmalara göre kasten öldürme suçunu işleyen
kişilerin idam cezası ile cezalandırılmaları kan davalarını önlemektedir. araştırma sonuçları ve halk oylaması ile
tespit edilmiş yasalar sadece kasten adam öldürme suçlarına idam cezası verirken bir kavgada iki tarafta silahlı ise
bu kavgada birini öldüren kişilere ise idam cezası verilmemektedir.
kaldirilmasi dogru olan cezadir. sebebini soyle aciklayabiliriz;
oncelikle ceza kanunlarinin amaci sadece sucun onlenmesi degildir. ayni zamanda suclunun islah edilmesi ve topluma kazandirilmasidir. idam edilerek kisi islah edilemez.
salt insani acidan bakarasak; her insan 2. sansi hak eder benim sahsi kanaatimce.