yeri geldiğinde "allah'ın verdiği canı allah alır" diyebilen zihniyetin, bazı suçlular için mazur gördüğü ceza.. insandan alınabilecek en değerli şey özgürlük iken, sen onun özgürlüklerinin en önemlisini, yaşama özgürlüğünü elinden alırsan, bu ülkeye özgürlükler ülkesi de diyemezsin, demokratik de.. suçu ne olursa olsun her insan, önce insandır ve yaşama hakkına sahiptir..
öyle bir an gelir ki, insan sinirden katil olmak ister.. yaşadığı, hissettiği vahşet karşısında, suçu işleyene kendisi hükmedip öldürmek veya türlü eziyetlerde bulunmak ister. ama bu neye çare olabilir ki? geri getiremeyeceği aşikarken, yapılmış olan bir hata tekrar yapılacak olan bir hatayla düzeltilebilir mi? daha da önemlisi; birini öldürmek bu durumda çözüm olabilir mi?
son zamanlarda yaşadığımız,izlediğimiz görüntüler karşısında insanların kanının donmamasına imkan yoktur. 17 aylık bebeğe tecavüz eden varlıklar, küçücük bebeği dövüp öldüren yaratıklar.. bunlara insanın bir anlık sinirle türlü küfürler, hakaretler savurması makuldur; ancak canını almak için idam cezasını tekrar adaletten dilemek barbarlıktır, insandışılıktır, çağdışıdır..
sivrisinekleri öldürmek yerine bataklığı kurutmak daha etkili bir çözüm olacaktır..
idam cezası şuçları hat seviyeye ulaşan kişileri cezalandırmaktır avrupa idam cezasını insanlara değer verdiği için kaldırmıştır ama neden ise avrupa ülkeleri para uğruna yüzlerce insanı katlede biliyor önemli olan idam cezasını eleştirmek değil düzgün bir şekilde uygulamktır yakın geçmişimize bakarsak idam cezasını düzgün bir şekilde uygulayamadık
18 yaş ve altı kişilere tecavüz, 2 ve 2'den fazla cinayet, tek cinayeti işkenceyle karışık işleme suçlarına kesinlikle işgenceli idam cezası verilmelidir. Mesela önce ayak tırnakları çekilip ayak parmakları paslı demir makasıyla kesildikten sonra ellerindeki tırnaklar sökülmeye başlanmalıdır. Ellerdeki parmaklarda aynı paslı demir makasıyla kesildikten sonra yağlı kazığa oturtulup ölene kadar acı çekmesi sağlanmalı ve bu iş ibret amaçlı hafif sansürle televizyonlara yansımalıdır. Bakalım tecavüzcü kalacak mı bu ülkede.
belirli bir yasama ve hukuk duzeninin oturmadıgı karmasa toplumlarında uygulanması gereken bir ceza. psikolojisi bozuk bir toplumda insanların silah bulundurması ve tasımasını engellemek adına bir calısma yapılmıyor ama insanlar sudan sebeplerle cinayet isliyorlar. trafik kazalarında bir kisinin hatası yuzunden onlarca insan oluyor, hatayı yapan uc-bes sene yatıp cıkıyor. belki avrupanın toplamından daha fazla cocuk sucluya sahibiz. toplumun kucuk bir kesimi batı standartlarında yasıyor. meseleye felsefi-insani anlamda yaklasmak guzel de toplumun yasadıgı hayat oyle yuksek insani standartlar tasımıyor. cezaevlerinin hali ceza infaz sisteminin hali ortada. sucu engelleme sucla mucadele etme anlamında batı standartlarına sahip degiliz ama kuralları birebir alıp uygulama konusunda hassasiyet pesindeyiz. bence bu konuda insani kaygı gudenler toplumun ne kadar insani bir yasantıya sahip oldugunu da sorgulamalı.
iranda iyice boku cikmisdir adamlarin butun cezalari idamla mi biter. bunun son ornegi icki icen 22 yasinda ki bir adamin idam cezasina carptirilmasi. yakinda hiz cezasindan idam edileni bile duyabiliriz.
Çocuğa tecavüz etmek daha büyük suçtur ve bu bir hastalık olduğu için önlenemez, adam çıkar gene yapar, naapcaz hadım etsek gene insan haklarına aykırı diycekler, ben sonuna kadar savunuyorum bu cezayı, sırf tecavüzcülere uygulansın özellikle çocuk tecavüzcülerine.. gayet yerinde bir ceza
kimi zaman çok hafiftir. pipileri kesilip makattan sokulmalarının akabinde serbest bırakılması gereken bolca insan vardır. lan olur mu olur, öbür taraf diye bir şey yoksa idam ödül bunlara. evet evet, makatı da dikmek lazım ki serbest kalınca da içinde kalsın.
Geri gelmesini çok istediği bir uygulamadır. Ülkemizin daha güzel günlere gitmesi için farzdır. Ve bu bir fikir olarak düşünce özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir. Sırf bunu vadeden kişi bir vatandaş olarak benim oyumu alabilir.
ülkemizi aydınlık yarınlara götüreceğinden emin olduğum, geri gelmesi gereken şey. örnek: 12 eylül 1980 ve sonrası. o günlerde o kadar ferah ve aydınlıktık ki, gözümüz kamaşıyordu resmen. sonra 1970 ler var. deniz'leri astık, menderes'i astık. o zaman da çok parlaktı ortam, pırıl pırıldı. ayrıca iran'a bakacak olursak; orası hepten bir nur kaynağı. idamlar halkın önünde yapılıyor ve her geçen gün daha demokratikleşip, medenileşiyorlar. güzel günler iran'ı, suudi arabistan'ı bekliyor. biz daha böyle oturalım. inanamıyorum.
bütün dünya da serbest, türkiye de yasak olan uygulama. mantıklı düşünüldüğünde ölmeyi hakeden insanlar var mıdır ? vardır. ama ölmek onlar için kurtuluştur.
ama demiyoruz ki kardeşim, adamı yedirin, içirin, koynuna karı sokun. idama karşıyım ama bunun gibi bölücü piçlerin işgence görmesine karşı değilim. 30 bin şehidin anısına 30 bin tane delik açardım vücudunda.
her zaman "ceza değil intikamdır" diye eleştirilegelmiş, hatta ve hatta savunucularına bu demagojiyle karşılık verilen bir olgudur. öncelikle şunu belirtmek isterim ki, "idam uygulanmalıdır" diyen insan, bu olgunun klasmanının ne olduğuyla pek de ilgilenmiyordur. zaten intikam ve toplumsal öfkenin dindirilmesi için istiyordur bunu. bu çükündürük argüman hatalarına bir son vermelerini sevgili pıtırlarımızdan önemle rica ederiz.