hüzünlenmek

entry14 ↓ galeri0
    1.
  1. elde etsen seni sevindirmeyecek kadar küçük isteklerin bile yeri geldiğinde insanın içinin içini yemesi duygusu.
    1 ...
  2. 2.
  3. 3.
  4. kanın ateşin ve seslerin böyle cömertçe kullanıldığı böyle sorumsuzca kullanıldığı bir dönemde herkesin şimdilik hakkı vardır hüzünlenmeye ...
    2 ...
  5. 4.
  6. Gördüğü ya da hissettiği bir olay karşısında iç geçirmektir insanın.
    0 ...
  7. 5.
  8. 6.
  9. hüzünlenmek, yatağa yattığında ışığı söndürmediğini farkettiğin, filmin en heyecanlı yerinde cips almak için elini boş kaseye daldırdığın, en sevdiğin çizgifilmin saatini kaçırdığında yüzünde oluşan ifadedir. (bkz: scooby doo)
    0 ...
  10. 7.
  11. aşırısı isyeeaaaaaaan olan durum.
    0 ...
  12. 8.
  13. Kalbi olanların çok az olduğu bu yitik çağda; Hüzünlenmek bir ayrıcalıktır, Hüznü taşımakta.
    0 ...
  14. 9.
  15. Ansızın gelebilen bir durum. Hatta o kadar ansızın gelebilir ki, en mutlu olmanız gereken anda hüzünlenebilirsiniz. Hiçbir sebep ve hiç kimse yokken. Belki de mutlu olmak için sebebin olmayışından hüzünlenilir.
    1 ...
  16. 10.
  17. an itibariyle tam bir haftadir, kisiye kendini hissettirmeyen duygu durumudur.
    0 ...
  18. 11.
  19. emeğin, zamanın, kalitenin, fikirlerin yitip kaybolduğunu; haksızlığın, bacaklarına dolanan bir ip gibi seni kapana kıstırdığını düşününce gerçekleşen ve kalp sızlatan durum.

    allahım neydi benim günahım...
    3 ...
  20. 12.
  21. Bir günü daha yaşadık bitti.

    Zihne hücum eden karmakarışık cümlelerle saçmaladık gitti.

    Kötü mü desem yoksa iyi mi, yaşadığım her günün sonunda uyumak zorunda olduğum bir yatakla başbaşa kalıyorum.

    Ve hayır.. Uyumak istediğinde direk uykuya dalabilen biri olamadığımdan kafamda sürekli bir şeyler kurmak zorunda kalıyorum.

    Bu yüzden zayıf ve çelimsiz kaldım.

    Bu yüzden dünyanın en hüzünlü insanıyım.

    Yastık düşünce kokuyor ve düşünceler..

    Bir zamanlar delicesine sevdiğim kızın su katılmamış bir kaltağa dönüşmesi.

    Hayat kaygısı..

    ileride neler olacağına dair bir takım kötü senaryolar kurmak..

    Ve ben çirkin bir insanım.

    Bel bağladığım bu güzel kızda görüntümden bir süre sonra ürküp kaçarsa, ömrümün sonuna kadar geceleri annemin odama süt getirmesini bekleyemeyeceğim.

    Madem bu hayat böyle geçmek bilmiyor, tanrıdan ondan önce benim canımı almasını isteyeceğim.
    1 ...
  22. 13.
  23. Dertlerimizin başımızdan aştığı zamanlarda hissettiğimiz ve yaşadığımız duygu. Bazen iyi geldiği bile söylenir. Ama kalbimizde yara açar hüzünlenmek.
    0 ...
  24. 14.
  25. Hüzünlenmek, ruhun hafifçe burkulduğu, kalbin sessiz bir ağırlık hissettiği anların adıdır. Ağır bir keder kadar derin olmasa da, hafif bir hüzün insanı düşünmeye, geçmişi hatırlamaya, kayıpları ve eksiklikleri fark etmeye sevk eder. Hüzün, çoğu zaman görünmez bir sis gibi içimizi sarar; sessiz, yumuşak ama derin bir etkiye sahiptir.

    Hüzünlenmek, insanın hayatın akışına duyduğu farkındalıkla ilgilidir. Her şeyin geçici olduğunu, mutlu anların ve kayıpların yan yana var olduğunu hatırlatır. Bir gün batımında, eski bir fotoğrafa bakarken, tanıdık bir şarkıyı dinlerken, ya da bir anıyı düşünürken hüzünlenebiliriz. Bu, kalbin geçmişle kurduğu ince, zarif bir bağdır; özlemin ve hafif bir yasın sessiz melodisidir.

    Hüzünlenmek, yalnızca üzüntü değildir; aynı zamanda derin bir duyarlılık ve empati yeteneğinin de işaretidir. insan, başkalarının acısını, doğanın geçiciliğini, hayatın kırılganlığını hissettiğinde hüzünlenir. Bu haliyle hüzün, insanın dünyayla olan duygusal bağını güçlendirir, ruhu daha derin bir anlayışa taşır.

    Hüzünlenmek, aynı zamanda bir tür duraklama, nefes alma ve içsel değerlendirme anıdır. Hayatın hızlı temposu içinde çoğu zaman fark etmediğimiz küçük kırılmalar, hüzünle birlikte görünür hale gelir. Bu anlar, insanı kendine ve kendi duygularına daha dürüst kılar. Hüzünlenmek, zihni ve kalbi yavaşlatır; dünyayı biraz daha dikkatli, insanları biraz daha nazik gözlerle görmemizi sağlar.

    Hüzün, sessiz bir öğretmendir. Hüzünlenmek, insanı hayatın değerini fark etmeye, mutluluğu takdir etmeye ve kayıpların anlamını anlamaya davet eder. Hafif bir hüzün, tıpkı sonbaharın serin rüzgarı gibi; önce üşütür, sonra temizler ve ruhu yeniler. Hüzünlenmek, bir anlamda duygusal bir olgunluk işaretidir; insanın hem kırılganlığını hem de direnç kapasitesini gösterir.

    Sonuç olarak, hüzünlenmek, insan olmanın zarif ve derin yanlarından biridir. Ağır bir keder olmadan ruhu incelten, kalbi düşünmeye ve geçmişle yüzleşmeye davet eden bir duygudur. Hüzünlenmek, yaşamın zenginliğini, acı ve mutluluğun yan yana var olduğunu hatırlatır. insan, hüzünlendiğinde hem kendini hem dünyayı daha iyi hisseder, yaşamın geçiciliğini ve değerini daha net anlar. Hüzünlenmek, sessiz, yumuşak ama derin bir içsel yolculuktur; ruhun hafifçe burkulduğu ama büyüdüğü anların adıdır.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük