Günümüzde kuruluşundaki düşünceden sapmış bir vaziyettedir ve insanı araç edinir.
Pragmatizm ile dirsek temasındadır, kapitalizm de sever onu.
insanlık ve toplum hümanizm maskesi altında denekleştirilir.
Örneğin; "change.org" çoğunlukla hümanist bir felsefe ile hareket ettiği ve kampanyaları buna göre oluşturduğu düşünülür; ancak denek olan toplumları inceler. Toplumların duygu durumlarını ortaya çıkarır, analiz eder; Türk toplumu neye duyarlı, neyi umursamıyor? irlanda toplumu şu düşüncede ve şu şekilde yönlendirilebilir. Vs. Vs.
orta asya ülkelerinde bu olguyu kendine düstur edinen insanların çok başı ağrır; ağrımaması için benimsenmesi gereken felsefe ''adamına göre muamele''dir.
tanım olarak doğrudan iyilik, güzellik değildir. hümanizm, bir evrensel akıl ve duyu oluşturma çabasıdır.
dinler ekseninde insanın konumu ve sosyal düzeni, yaratıcının vahyettiği, dogmatik ve hikmetli olduğu kabul edilen bilgiler ya da kurallarla belirlenir. tam da bu noktada hümanizm, yaşanan pek çok farklı dinin, hatta dinlere inanmayanların da varolması nedeniyle, hem bireysel hem de sosyal alanda, insan için ortak aklı, ortak iyiyi bulmakla ilgilenir. dolayısıyla beraberinde insancıl olmayı; hümaniterliği getirir.
Bir şeye varolduğu için bile saygı duymaktır. yargılamadan ve ne yapmış olursa olsun eğer yaşıyorsa buna değecek bir şeyler vardır diye düşünerek yapmaktır bunu. Kibri ve öfkeyi yenmektir. Hangi devirde yaşarsanız yaşayın olması gerekendir.
yaşayan varlıklar cansızlardan, düşünebilen canlılar ise diğer canlılardan üstündür varsayımını temel alır. 2. dünya savaşı sonrası bu tabir bu anlamda kullanılmaya başlamıştır aslında hümanistler latince ve yunanca öğreten öğretmenlerdi ortaçağda.
''amaç nedir derseniz, bence tam olarak şudur: insanın değerinin sadece insan oluşundan geldiği; din, millet, cinsiyet, renk, cinsel tercih, siyaset gibi bir takım ön sıfatlarla ayrımcılığa uğratmadığı bir hümanizm anlayışı.''