dün akşam jürilik yaptığını proğramı gördüm ekranda ve yine sordum kendime: bu kadını kim giydiriyor?
omuzları olmayan, boyundan geçmeli 2 elbise giymişti kendisini!!!!!!!!!!!!!!!
modadan anlamam, ama vitrin bakmayı, orda burda elime geçen moda dergilerine göz atmayı seviyorum. bu yıl ne modadır, ne trenddir bilirim az çok.
hülya avşar ın üstünde gördüğüm o elbiseler son 5 senedir moda değil.
bu kadar mı uzaksın modaya? bu kadar mı kendi kendine karar veriyorsun? hiç mi kimse uyarmıyor o üstündekilerin felaket bir seçim olduğunu?
ben burdan uyarıyorum. lütfen git akmerkezi gez, yada elle dergisi al. gerçekleri gör.
nasıl ünlü olduğunu bir türlü anlayamadığım amatör tenisçi. o değil ibrahim tatlıses ile sevişip sevişmediğini hep merak etmişimdir. o kadar filmini izledik, haliyle.
yaşı kemale erdikçe durulurken çoğu insan, aksine yaş geçip iş bitmeye başlayınca iyice zıvanadan çıkanlar kümesinin üyesi.
kişileri değerli kılan, etrafındaki insanların ona hürmet etmelerini, ilgi göstermelerini-hayranlık duymalarını sağlayan şeyler karakteri, başarısı, bilgisi, sahip olduklarıdır. hülya avşar'ı "hülya avşar" yapan şey ne karakteri, ne başarısı ne de bilgisi. sadece ama sadece güzelliği. kaç kişi "hülya avşar falanca programda karşısındakileri zekasıyla-bilgisiyle şamar manyağı yaptı", "hülya avşar'ın x filmindeki oyunculuğu unutulmaz. kadın amerika'da doğsa her yıl oscar'a aday olurdu" diyebilir? cevap veriyorum; hiç.
yaş ilerleyip 50'lere dayanınca cami de yıkılıyor, mihrabın da şakülü kaymaya başlıyor. dolayısıyla güzellik gitmeye başlayıp da ilgi-talep azalınca bu sefer dikkat çekmenin başka yolları aranmaya başlanıyor. tütüyle tenis oynanıyor mesela.
kısacası; yavaş yavaş tv'lerden çekilmesi gereken kişidir kendisi. bunca yıl bu halk yeterince sabretti tuhaflıklarına, milletin orasını burasını mıncıklamasına, "en güzel benim, başka güzel yok" tavırlarına, yapmacık oyunculuğuna. çekilsin ve kazandığı paraların keyfini sürsün.
ne oldum delisi olmaktan ve nostalji filmlerden gelen ünlülükten dolayı ne yaptığını bazen bilemeyen ve abartılı derecede saçmalayan "hülya avşar saçmalıkları." anlam verilemeyen olaylar arasında, gıcıklığında bilgisizliğinde üst sınırlarındadır kendisi.