bir kitap ismi olduğu kadar bir sokak ismidir aynı zamanda huzur. bugünlerde de bir şarkı ismidir belki de. fakat, en nihayetinde tüm insanların yakalamak için verdikleri eşsiz mücadelelere fazlasıyla değecek kavramdır.
yıllar yıllar önce (1999) şehir tiyatroları tarafından sahnelenmiştir. romanı oyunlaştıran kenan ışık isimli zat aynı zamanda rejiyi de üstlenmişti (zate kendisi o vakitler şehir tiyatroları'nın genel sanat yönetmeni ve henüz meşhur değil). hatırladığım kadarıyla murat daltaban ve bennu yıldırımlar oyunda öne çıkan oyunculardı.
cama oturmuş annemi bekliyorum , çalıştığı ve doktor olduğu için onunla çok vakit geçirme lüksüm yok bu yüzden onu gördüğüm her an benim için çok değerli , köprünün üzerinden ince silüetinin belirdiğini görüyorum , birazdan eli kolu dolu olarak gelecek , telaşla torbaları masaya bırakıp anneannemin demlediği çaya eşlik etmesi için getirdiği tahinli çörekleri çıkartacak , annem , anneannem ve ben pencereden dışarıyı seyrederek oturacağız , annemin dizine başımı kyup saçlarımı okşatacağım
şimdi yad ettiğim , tekrar yaşamak için neler vermezdim dediğim çocukluğuma ait bir anı buram buram huzur kokan
insanın genelllikle yalnız kaldığında sorunlardan uzaklaşma ferahlama kendinle başbaşa keyif dolu dakikalar geçirme durumu.Mutluluğun indsan üstünde bıraktığı etki.
huzur'ın kahramanlarından mümtaz, roman boyunca kendisini "huzur"a kavuşturacak iç nizamı aramaktadır. eserde hastalık, ölüm, tabita, kozmik unsurlar, medeniyet, sosyal meseleler, çeşitli ruh hallei ve estetik fikirler iç içe verilir. ancak bütün bunların üzerinde romana hakim olan müntaz'la nuran2ın aşlklarıdır. istanbul, bu aşkın yaşandığı çevre olmaktan çıkarak, adeta bir roman kahramanı gibi ele alınır.
huzur için belli bir dünya görüşüne, bir hayat nizamına kavuşamamış cumhuriyet aydınlarıın "huzursuzlukları"nı dile getiriyor denebilir.
(arka kapaktan)