karşı evimizin bahçesinde besliyorlar bu güzellikten bir tane. her zaman ağırbaşlı olan hayvan gitti üç gündür, yerine fırlama bir şey geldi. sebebi de tabi ki kar. her yer bembeyaz olunca ne yapacağını şaşırdı. bir oraya koşuyor bir buraya. gidip bir o tarafta yuvarlanıyor bir bu tarafta. sürekli karın içinde yatıyor. sevinçten çıldırmış bir şekilde koşuyor. hem çok mutlu oluyorum izlerken hem de içim parçalanıyor. bu hayvanları sırf para kazanmak için sıcak iklimli ülkelere satmayı ilk kim düşündüyse, ilk kim "ay ne güzel hayvan, hemen edinmeliyim, çok cool" dediyse ona çok pis laflar hazırladım. bir hayvanı hem doğasından kopartıyorsun hem de kırk derece sıcakların yaşandığı bir yerde besliyorsun. zincirleyip, eve kapatıyorsun. sonra hayvanseverim ben diyorsun. sonra diyorsun ki bir de "sibirya kurdu çok aptal bi hayvan, eğitim verilemiyor, tuvalet eğitimi alamıyor, sadakatsiz kaçıp gidiyor." hadi len oradan. bu hayvan sana uşaklık yapmak için mi var zannediyorsun. kim daha aptal bilemiyorum ama vicdan çok önemli bir şey bir tek onu biliyorum.
aşık olduğum, delisi olduğum hayvanlardır.. kurtlara genel anlamda hastayım ama siberian huskylere olan tutkum bir başka.. çok güzel çok karizmatik hayvanlar... yirim *
çok güzeldir. çok tatlıdır. çok hoştur. çok şekerdir. çok şeydir, o derece yani. birkaç kere lütfedip karşıma çıkmış ve kendisini sevmeme izin vermiştir. hatta bir tanesiyle beraber bir pastanenin önündeki kaldırıma yapıştım, karşılıklı mırıl mırıl bayağı bir muhabbet ettik. 'bahçeli bir evde yaşasam ben bundan bir tane isterim' diye düşünüyordum ama düşünmemek lazımmış. soğuk iklim hayvanı, nerede mutlu oluyorsa orada kalsın n'apiim. ben görsellere bakarak da idare ederim.