''engelli 400 m.'' diyerek mizahın mihenk taşlarından birini özene bezene yontup gediğine oturtmuş film. ötesi var mı bilemiyorum; yakından bakınca ağlatıyor, uzaktan bakınca güldürüyor ya da tam tersi miydi?
uzun ve sıkıcı bir film. ayrıca cem yılmaz dan beklenmeyecek kadar kötü.
cem yılmazın "ben filmimden memnunum gerisi beni ilgilendirmez." demesi de çileden çıkarmıştır. ne demek ilgilendirmez be sen değil seyirci memnun olsun. malsın ama gene de seviyorum seni cem yılmaz. *
Gülmek için gidilirse ancak güldürebilecek film. Zaten güldürmek gibi bir amacı da yok aslında bir hikaye var işte ortada.
Çok kötü değil, süper de değil.
Ama hayatta çalıntı olmayacak bir senaryosu var, benimde yüz defa aklıma gelmiştir böyle bir senaryo, ya da ne bileyim çekilmiştir belki yurtdışında çok bilindik bir senaryo ya bu. Biliyorum ama nereden dedirtiyor insana.
Film içerisindeki ikili diyalogların tamamı öyle oturup konuşurken çekilmiş gibi bu çok iyi bir şey mi bilmiyorum ama doğal olmuş diyebiliriz, biraz da doğallığın boku çıkmış aslında.
kamera açıları ve renkler süper. müzik uyumlu, geçişler ustaca. hikaye güzel ve eğlenceli. oyunculuklar hiç sırıtmıyor.(özlem tekin'in altınların gitmesine verdiği tepki sahmesi hariç) filmin yönetmenleri cem yılmaz ve ali taner baltacı'nın ilk uzun metraj filmleri olmasıda göz önünde bulundurulmalı. tarzı maskeli beşler veya hababam sınıfı olanlar afişine bile bakmasınlar derim. zira filmden hoşlanmayacaklarıdır bence...
zamanında bir caz sever (nasıl bi şeyse anlayın işte) arkadaşta bir caz grubunun davulcusunun performans videosunu izlemiştim. adamın kim ne olduğunu bilmiordum başladı video amcam grind core girdi aman aman ne tersler düzler twiiin pedala abanmalar ziller filan derken tam yarım saat durmadı insan üstü varlık sonra bitirdi ve şunu dedi : evet biz her şeyi yapabiliriz ama biz caz'ı seviyoruz ve onu yapıoruz... hokkabaz filmini izledikten sonra o amcanın yüzü birazcık cem yılmaz'ı anımsatır oldu bana her nedense...
para sıkıntısı çekmeyen yapımdır. keza; 1.700.000 gişe yapmıştır ve filmin maliyeti çok düşüktür. dvd'sinin piyasaya çıkmaması için bir sebep yoktur. film vizyondan kalkmıştır, ödül alma gibi bir kaygısı da yoktur (türkiye'de gişe yapan filmler ödül almaz). kanımca artık bu sebeple dvd'si erkenden piyasaya sürülmüştür.
diğer türk filmlerine nazaran dvd ve vcd si piyasaya erken çıkmış filmdir. bunun sebebi filmin fazla tutmaması veya para sıkıntısı olabilir diye tahmin ediyorum. para sıkıntısı olan cem yılmaz değil filmi yapan yapım şirketidir tabi.
cem yılmazın eğlenceli küfürsüz güldürüsü*
--spoiler--
m.a-kızım böyle donla olur mu
ö.t-olur olur yazlık yer burası
(cmylmz koparır)-herşey normal bi tek don şey dimi
özlem tekini filmin başalrında beğenmezsiniz size göre sıradan bir türk kızıdır.fakat bir sahnede masum kız sandığınız kızın "oğlumm siz naaptınız lan manyaksınız" diye bağırıp üstünü çıkartınca kollarında gördüğünüz koca koca dövmelerle görmeniz ona bir ekz daha hayran kalmanıza sebep olur.
-cem yılmaz kendi triplerinden pek çıkamamış
-mazhar alanson devleşmiş yine
-özlem tekin hadi eğlenelim modunda pek filmle alaksı yok. özellikle altınların çalındığından itibaren girdiği asi kız modu tamamen saçma gereksiz ve uygunsuz.
-cem yılmaz ın rolü için kilo aldığına inanmak istenecek kadar iri ona rağmen don paça çekilen sahnelerin fazlalığı dikkat çekici
-her filmde donla görünmekten çekinmeyen cem yılmaz *
-10 üzerinden 7
senaryo hırsızlığı polemiklerine maruz kalan , ancak gerek üniversite, gerekse adli inceleme sonunda, savaş ay'ın senaryosuyla cem yılmaz'ın hokkabaz'ı arasında fikir hırsızlığı bir yana, esinlenme dahi bulunmadığı tespit edilen sinema filmi. (bkz: http://www.ucankus.com/haberic.asp?pw=28932 )
sadece gulmek amacli gidenlerin begenmeyecegi dolu bir film. ayrica az ama oz espriler zaten yeterince kopariyor. o kadar dogal ki basroldeki uclunun rolu digerleri yanlarinda cok sonuk kalmislar. ayrica ozlem tekin guzelmis yahu. tamam igrenc rol yapiyor ama, bazi sahnelerde iyiydi be...
not: son sahnede ben yemedim abi. valla sahitlerim var. ayni zaman da her zamanki gibi gelismeleri de tahmin ettim. gene de cok begendim.
not2: ben istedigim an gozlugu birakirim...
sadece küfüre ve espriye değil de, insanı mutlu edebilecek olaylara da gülebiliyosanız kesinlikle güleceğiniz, herkesin kendini gülmekten yarılmaya odakladığı için, filmden zevk alamadığı, son sahnesinde nerdeyse ağlamak üzere olduğum, fakat sonunda güldüren* kesinlikle son zamanlarda vizyona giren en iyi türk filmi. çok eğlendim, çok güldüm, zaman zaman ağlatacak düzeyde üzüldüm ve gittiğime pişman olmadım. Şiddetle tavsiye edilir.
senaryo çalıntı söylentileri çıkmış olan,izleyenlerin söylediği kadarıyla gora kadar komik olmadığını duyduğum ama yinede merak etmekte olduğum bir cem yılmaz filmi.
kötü bir şaka gibi tek kelimeyle,cem yılmaz şakası
hadi zevk işi diyelim ama ben sevmedim benimle beraber filmi izleyen 11 kişiden hiçbirisi sevmedi.karavanı alıp yola çıktıkları ilk bölümde arabanın arkasında karavan olmadan yol alıyorlar.tamamen şahsi fikrim olarak,son derece az düşünülüp çekilmiş bir film hokkabaz;iyi bir hikaye belki daha farklı işlenseydi türk sinemasının en iyi filmlerinden biri olabilirdi.ama olan haliyle vasat bir film.sinemada izlemeye çok da gerek yok.cem yılmaz zaten kendini oynamış izlemek artık keyif vermiyor.kendisine bol kazançlar diliyorum sadece kazanmak için sinema seyircilerini sinemadan özellikle türk sinemasından da soğutuyor.ellerine sağlık