Sizin için en değerli kabul ettiğiniz bir şeyi kaybettiğiniz oldu mu? Elbette oldu. Kimisi için çocukluğunda başlayıp başarılı olamadığı bir aktivite, kimisi için içinde ukte kalan yarım kalmış bir hayal. Süreklilik içinde olan bir hiçliğin içindeyiz. Kayıplarla ve yeni kazanç arayışında aslında sürüklenip giden bir hiçiz.
islamiyete aslında çok da aykırı olmayan bir felsefi kavram. Bu kavram felsefede anlamsızlık, varoluş, üstinsan, boşluk, tanrısızlık ve kaos gibi temeller üzerine kurulurken; tasavvufta Tanrı ile bütünleşme, Tanrı’ya kavuşma olarak açıklanır.
Bilinmeyenden gelip, bilinmeyene gitme; yokken var edilip yeniden yok ve ardından var edilme; ezelde de ebedde de bulunmama… hiçlikle bağdaştırılabilir.
islam öğretisi filan değildir. tasavvufçuların kendi uydurmalarıdır.
varlığımızı allah'ın varlığı ile kıyasladığımızda bir hiç miyiz? evet. fakat dinde böyle bir kıyası gerektiren ne var? kıyas yaratılmışların arasında olur, yaratan ile yaratılanın arasında değil.
allah azze ve celle kur'an'da birçok yerde yarattıklarının üzerine yemin ediyor. bizim varlığımızın üstünde allah'ın yemini var. şayet bu olmasaydı ben de varlığımdan şüphe edebilirdim felsefi olarak. dolayısıyla islam'da insan için böyle bir ontolojik boşluk yoktur.