büyürüz. sakinleşiriz biraz. ağlarız güleriz. zaman geçer. sarhoş oluruz bir gece. siktiri boktan bir kırtasiyenin vitrinindeki eşyalara bakıp dalabiliriz. o yoktur. nerdedir kimledir bilinmez. belki çok seviyoruzdur belki de hiç sevmiyoruzdur. o bizi düşünmez bile. zaman geçer. ağlarız. sonra belki bir daha hiç gülemeyiz, o bilmez. bilmez çünkü "seni sevmiyorum ve hiç sevmedim" bir duvardır aramızda. ötesi yoktur. biz ağlarız belki biraz. belki biraz sarhoş olur, belki onu çok severiz hala ama o bilmez. bilse de bir şeyin değişmeyeceğini biliriz. o sevmez. ötesi var mı? ötesi yalnızlık, ötesi alkol, ötesi hüzün, ötesi en sıcağından kahverengi gözler.
hayat insanların kendi yaşam sürelerine verdiği isimdir. gerçekte ise dirilik, canlılık demektir. evrende her zerre canlıdır, diridir, hayatı vardır. bu evrenin bütününe öyle bir şekilde gizlenmiştir hayat aşktır, aşk evrendir, evren birliktir. Hayatı, aşkı veya evreni anlayan insan asıl gayesine ulaşmış demektir.
Hayat, zorluklarla savaştığımız ve ne zaman biteceğini bilmediğimiz bir kavramdır. Bazen kendimizi boğulur gibi hissedip bu hayattan vazgeçeriz. Ama her vazgeçişten sonra tekrar doğar ve güçleniriz.