Ne sevinmeyi tam yaşadığımız ne acının biraz daha azaldığı, ya da pişman olmam deyip köpek gibi pişman olduğumuz... Deli gibi sevip bir de acı çektiğimiz, diğer nefesin garantisi olmayan zaman döngüsü.
eskiden bu gün yaşadıklarımı yaşasaydım üzüntüden kahrolurdum. şu son bir kaç saat bir tuhafım tabi ki ama üzülmüyorum. böylesi daha hayırlıymış diyebiliyorum.
istanbul insanı yutuyormuş diye hep duyardık. duyardık da bilmezdik. ulan biz nerelere gittik de böyle yer görmedik. bir ayda olaylar olaylar. sapık mı istemezsin, dolandırıcı mı istemezsin sağlam insan kalmamış burada. gözünü açmayan yandı bu memlekette.
adamların dini imanı para. yok biz müslümanız yok biz öyle böyleyiz demesin kimse. yüzüne gülüp arkandan iş yapandan korkacan bu hayatta.
hayat tokadını yiye yiye,gerçeğe ayılıyoruz sağ olasın emi . en çok da beni olgunlaştırmanı sevdim. ne kadar acımazsızsın o kadar büyüyorum.
ve şunu öğrendim ki zayıflara yer yok burada. koyana koy felsefe bu.
kimse kimseye acımıyor. kimse kimseyi kara gözü için dinlemiyor. saygısızlık gördüm insanlar arasında, yalan gördüm ben hiç iyi görmedim buraları. *
Git gide boka batan şey. Her türlü iyiliğin, güzelliğin yanında ısrarla kendi kendinizi dibe sürüklersiniz. Ayaklarınızda çok fazla ağırlık vardır. kilolarca mı, tonlarca mı olduğuna o an kullandığınız madde karar verir.
Uyuşturucudur o kara deliğin adı. Tekrar tekrar sizi sürükler, bağımlı olmadığınızı iddia etseniz de kurtulamadığınız lanettir o. suni mutluluklar, yükseldiğin kadar düştüğün kavram karmaşaları, paranoyalar, sahte gülüşler, belki sahte sevişmeler. sevişememeler.
güvenememeler, yalnız kalmalar, kalabalık olmalar.
yardım bekleyen düşünceler, özgür kalmak isteyen ruhlar var.