şerefle bitirilmesi gereken
en asil görev hayattır.
bir lokma ekmek için
şerefini çiğnetmeye
bir anlık eğlence için
servetini tüketmeye
bir zamanlık mevki için
el ayak öpmeye
insanları ezip geçmeye,
günlük menfaatler için,
onurunu terk etmeye
bir kısım insanlara kızıp
tüm insanlara düşman olmaya
değmez bu hayat.
başlangıcı ve sonu bulunan kişisel zaman dilimidir ve otobiyografilerin konusunu oluşturan yaşanmış olayları içeren hayat kimileri tarafından sıradan kimileri tarafından ise daha farklı sahneleri içerirken dramatize edilen hayatlar hep ilgi çekici olmuşlardır.
Gözyaşı ve kanla başlayıp aynı şekilde sona eren biçilmiş zaman dilimidir. ilki sevinç gözyaşları ikincisi ise keder damlalarıdır. Uzun lafın kısası hayat eşittir gözyaşıdır.
Zamanda kısa bir konaklamadır. Konukların hepsi gelip geçer. Hepsi bu hanı kendi evi sanır. Sonsuzluğu umar. Sonra yok olur gider. Sesi kalır tek evrenin uzak bir köşesinde. Sadece o kadar. Sonluluğu yok etmedikçe insan, ne yaparsa yapsın boştur.
Kendisine rahat etmeye gelmiyoruz. Gorunmez baltalar var ellerimizde, her yere saldiriyoruz. Yasamak icin olduruyoruz her seyi. Buna mecburuz. Burasi huzurun oldugu bir yer degil, ikinci bir hayat zaten sacmalik. Her sey oldugumuzde son bulacak bundan emin olup, bununla avunmak gerek...
Eger ikinci bir hayat varsa iste en cok buna uzulurum...
Bazen mutluluk, bazen üzüntüdür.
Kimi zaman kazandırır, çoğu zaman kaybettirir.
Fazla dürüst değildir ama çok sır da saklayamaz.
Bir çok insan için zordur, acı verir. Bazıları için avantajdır, oyunu 1-0 önde başlatır.
Yani hayat dengesizdir, insan gibidir.
Aslında hayat çevremizdeki insanlardan ibarettir. Üzüntüyü, mutluluğu, kazancı, acıyı hep onlardan görür, onlarla yaşarız.