bazen hayat sandığınızdan daha kolaydır.
bazen basit kararları alamadığımız için çok daha fazlasını kaybederiz.
bazen sadece oluruna bırakmak en iyisi.
bizler, hayat denen bu fahişenin gayrı meşru çocukları, hep tez canlılığımzdan kaybetmedik mi?
hayat kelimesi ve binlerce yüklenebilecek anlam. hayat bence şuan benim yaptığım gibi elinde toprak gibi iğrenç bir tadı olan kahve, güzel müzikler ve güzel bir manzaradır. yani hayat hissetmek ve yaşamaktır. anı yaşamak ve hissetmek.
mesele basitti. saatleri geçirmek. kimi içinde bulunduğu saat dilimini yaşamanın peşindeydi.aslında kimi değil çoğu öyleydi.hep kalabalık içinde olurdu bu. belliydi nasıl olacağı. televizyon izlenecekti. kötü espriler yapılacaktı. kötü sohbetler. zayıf halkaya takılacaktı sivri olanlar. dalga geçilecek biri vardır hep. bayağı sıkıcı sohbetler şakalar. sürüp gidecekti bu. kimi ise güzel geçecek zamanların hayalini kurarak katlanırdı başkalarının dahil olduğu şimdiki zamana. yalnız olacağı zamanı beklerdi. mutlu olacağı zamanı diyemem ama boğulduğunu hissetmediği zamanı beklerdi. mesele basitti. kalabalıklar ve tenhalar. kalabalıklarda var olanlar, tenhalarda sorgulanmayanlar.
düğünleri severdi çoğu. kimi ise mezarlık dinginliğini.
''süper lüx, harika istanbul slüeti manzaralı otel odamızda huzurun keyfini çıkarın'' diyen otelden bir oda kiralayıp kocaman balkonuna çıkıp damperli kamyon ve tır garajı manzarası seyretmekti hayat. ne umdum ne buldum hesabı.
biz hayal ederiz isteriz hayat ise elinde olanı verir.