çeşitli bilgisayar yazılımlarının kurulumundaki toolbar eklentisi gibidir. zararları ayrıntılarda gizlidir. ne yaptığını bilerek devam edersen bu yolda, karşına "lanet olsun adamım bunlar da nesi böyle?! nereden çıktı bu aşşağılık şeyler, dostum?!" diyebileceğin şeyler çıkmaz. bilinçli bir şekilde ilerlersen temiz bir hayatın olur. tam olarak ne dedim ben de bilmiyorum ama görün işte, ne hale geldi hayatımız. hep bu toolbarlar yüzünden.
geçen laflıyoruz.
birisi çıktı dedi ki,
"hayat bir çikolata kutusuna benzer içinden ne çıkacağını asla bilemezsin".
ben de dedim ki,
"hayat bi boka benzemeyen şeydir".
hayat; bir çeşit dizginleme sanatıdır. içinden geldiği gibi yaşamak mutlu etmez. her istediğini yapabilmek; uyuşturucu krizlerine, arzu yitimine ve nihayetinde mutsuzluğa dönüşür. ve hayat bir çeşit umma sanatıdır. her şeyin gerçekleşebileceğini ummak tasarımıdır. ve gerçekleşen her hayal ölür öte yandan. Bir istek duyup, gerçekleştiremeyerek bir huzur salabilirsin kendine. komünistler de bu yüzden romantiktir.
hepimizin üzerinde bir yorgandır. istemsizce örtündük altında. hayat, var olma savaşı gibi bir şey. tamamıyla savaş. hem kaosu hem de düzeni bir arada bulundurabilecek kadar da nizami ve acı.
insan ancak ömrünün başında ve sonunda temizdir, en uzun çağı olan ortasında, kirlenir, çürür. Hayat dediğimiz şey, boşluktan çıkıp boşluğa dönüşümüz arasında, uzun veya kısa bir can çekişmeden başka bir şey değildir. insan daha doğar doğmaz ölmeye başlar. Fizikçilere ve doktorlara göre her gün bizden bir parça yok olmaktadır. Demek hayat, düşünüldüğü gibi ölüme bir karşı koyma değil, onun bir gündelik kabulü, yani bir çeşit ölüm biçimidir.