"Bu ümmet hayır üzere kalmaya devam eder; allah'ın himayesi, örtüsü ve rahmetinin gölgesi altında. içlerindeki hayırlı kimseler, fâsıklarla dostluk kurmadıkça; sâlihler, günahkarları büyük görüp tazim etmedikçe; kur'an okuyucuları, sultanlara ve yöneticilere meyletmedikçe...
eğer bunu yaparlarsa; allah'ın yardımı üzerlerinden kaldırılır, zâlim yöneticiler başlarına musallat edilir ve onlara en kötü azab tattırılır. ahiret azabı ise elbette daha çetin ve daha kalıcıdır! orada allah, kalplerine korku ve dehşet salar..."
tabiin'den olan, büyük din alimidir. kendisi farstır. hz.ömer'in hilafetinde doğmuştur. basra'da vefat etmiştir.
ufacık bir rivayetle anlatayım size hazret'i;
bir gün hasan-ı basri'ye bir arkadaşı gelip;
-efendi hazretleri, filanca kişi hakkınızda birkaç kötü kelam etti şöyle şöyle dedi
+sen oraya neden gitmiştin?
-davet etmişti
+sana ne ikram etti
-işte çeşitli yiyecek içecek ikram etti
+onca şeyi içinde tuttun da iki kelamı mı içinde tutamadın?
bu olaydan sonra hasan-ı basri hazretleri hakkında kötü konuşan zat'a bir tabak hurmayla birlikte şu notu gönderir;
"Duyduğuma göre sevablarını, benim amel defterime geçirmişsin! isterdim ki, karşılık vereyim! Kusura bakmayın! Bizim hediyemiz sizinki kadar çok olmadı."