Detan'ın sprey ilacıyla ölen böcek. Aynı reklamda anlatıldığı üzere hareket yollarına sıkıyorsunuz ve aynen dedikleri gibi yuvasında ölüyor. Sözlükten ve diğer sitelerden öğrendiğim kadarıyla mutfak civarlarında dolaşan bu böcek geceleri ortaya çıkıyor ve ışık karşısında hassas. Çöp kenarları ve su birikintilerinin yakınına gidiyor ki beslenme ihtiyacını gidersin. O kadar çok sık rastlar oldum ki artık gördüğümde selamlaşır hale geldim. Adını Pakize koyduğum bir hamamböceği ölüsü 1 hafta boyunca bilgisayar kasasının yanında durdu ama maalesef annem atmış sonra. Şu anda evde pek göremiyorum ama insan bunlara rastlayınca kalbi yine hızlı atmaya başlıyor. Ne böcekmiş be. En ilginç bilgi de şu. Radyasyona dayanabilen bu böcek üstüne bastığımızda ölüyor.*
bacakları azıcık kısalt * bir de kanat ekle al sana ; biraz önce pencereden giren vızıl vızıl kafasını tavanlara vurup sersemleyip tam önüme düştükten sonra da bütün evi ayağa kaldırmamı sağlayan haşerat. **
Eve peydah olan gecelerin yaratıkları. Siyah olsa da sevimli değil, zararsız desem tabak çanak terlik ne bulursa içinde. Ama terbiyeli bak, gün doğar doğmaz ortadan kayboluyor, gün boyu da dışarı çıkıp ev ahalisini ziyaret etmiyor.
Sözlükten edindiğim bilgiylen internet alemine dalayım dedim ne var ne yok.
Fotografa bakmamla winston paketinden iğrenmem bir oldu, halime şükrettim ya evimi de ziyaret etseydi bu böcek-canavar karışımı mahluk. insafa geldim evimde yaşayanlara karşı.
Bir de tıslayanı varmış bunun Madagaskar'da yaşayan, ev hayvanı olarak edinilebilen.
bizde hamamböceğinden çok karafatma olarak söylenen böcek.bir gece üstüne basmışlığım vardır.geceyarısı attığım çığlığı duymayan oldu mu merak ediyorum.bir de çok hızlı hareket ediyorlar.ışıkta onları yakalamak mümkün değil.tablet şeklindeki ilaçlarla ancak kurtuluşu var.nedense her yaz başı özellikle mutfakta çok oluyor ve hep de gece çıkıyorlar.çok iğrençler.
kesinlikle şerefsiz. bir gecemi feda ettim ondan kaçmak uğruna. mutfakta gördüm, mutfağın kapısını çektim kaçtım. sabaha kadar salonda oturdum, bir gözüm de koridorda tabii. sağolsun bir arkadaşım var, aradım. geldi, mutfağa girdi. önce bu kadar bulaşık mı olur deyip, bulaşıklarımı yıkadı çocuk. sonra da hamamböceğini kendisini izlerken yakalamış yerde, öldürmüş. şükürler olsun. en sevdiğim insan olabilir kendisi. yarın da evi ilaçlatıyorum bu adi böcek yüzünden. bir tane gördüysem, tek olduğu anlamına gelmez değil mi. ailesi ile gelmiş olabilir bence.
ayrıca böyle bir korku normal gelmiyor tabii de, kesin bir hikayesi vardır herkesin. benimki çocukluğuma dayanıyor mesela. soyları tükensin lütfen ya!
orospu çocuğudur afedersiniz. mutfak tezgahının üzerinde efendi gibi yemek hazırlarken yanı başımda görünmesi ile beraber belimden terliğimi çekip vurmam bir olmuştur. şarjörümü boşalttım ama yaralı olarak kurtulmayı başardı. arkama dönüp baktığımda ise yemeğimin içinde resmen terlik vardı. kendimi tutamıyorum sözlük. dünyanın en yavşak canlısıdır bu.
bu aralar her gün bir tanesini öldürdüğüm canlı türü. ilk başta tiksinti olur panik olur ama zamanla gelen tecrübe ile artık sıradan bir faaliyettir. o kadar ki timsah avcıları nasıl timsah dişlerinden kolye yada şapkalarına süs yapar sizde öldürdüğünüz hamamböceklerinin kafalarından kolye yapmaya , yada türvevi amerikan küfürleri (thats right mother fucker , ıts over bitchhh) sergileyerek zaferinizi sergilemeye başlarsınız
2. sinin yapılması tavsiye edilir.
herşeyin ötesinde hamamböceği avlamak bir sanattır. öyle mağra adamları gibi saldırmamalı işi bir dansa sanki bir tango ya çevirmelisiniz. rakibinize dansa başlarken saygı göstermeli ama öldürürken aynı saygıyı göstermemelisiniz. büyük ihtimalle bir başka hamamböceği(artık yavrusumu olur , manitasımı olur , babası falanmı olur) sizi izliyordur çünkü,izlemese bile ben o eşşek kadar antenlerle ölümü hissedebildiklerine emimim. o na başına geleceklere dair gereken uyarıyı yapmalısınız.
nefret etiğim, tiksindiğim bir böcek türü. aslında türünü ayırmadan her türlü böcekten iğrenirim ya, öldürülmek için yaratılmış dünyanın en pis varlıkları.
insanın adı çıkacağına canı çıksın diyen böcektir. özünde temiz tertipli bir mahluktur. fakat önyargılar yüzünden ezilmeye mahkumdur. temiz olduğunu anlamak için yaşadığı yerler bile yeterlidir. banyo, hamam... bu kadar ön yargılı olmasak biraz sevmeye çalışsak aslında oda candır, sevilesidir.
böcek dünyasının en zeki yaratıklarındandır. Ölü taklidi yapar, sizin onu farketmemeniz için hareketsiz kalır, karanlık yerlere kaçar. Siz evi onlarla paylaştığınızdan habersiz yaşarken gece lambayı bir yakarsınız ki ortalıkta birsürü hamamböceği...
Küçükken elime alıp oynadığım bu böceği şimdi görünce bile kötü oluyorum. Çocukken onlarcasıyla uğraşmama rağmen ısırmamıştı. Isırıcı bir haşere değildir.
olabilecek en pis formda olan ufak canlıdır. eğer ki çok fazla uzaklaşmadan gördüğünüz yerde mıhlamak istiyorsanız, saniyenin bilmem kaçta biri kadar hızlı kaçıyormuş ya, işte sizin ondan çok daha hızlı hareket etmeniz gerekir*. uçan versiyonları*ndan da olabildiğince uzak durun. zira üzerinize hamle yapması olası. böyle bir durumda, elinizdeki en uzun gazete, dergi, vb. savunma aracıyla karşılık verin. böyle uzaktan uzaktan. ve asla acımayın.
fazla ezilmediği zaman eklemlerini toplayabilen böcek. böyle eziyosunuz, muhallebi gibi yayılıyo zemine, ama parçaları kopmazsa veya 1mm'lik alana sığdırmazsanız bi süre sonra kendini toplayıp eskisi gibi olmasa da kıvırta kıvırta yürüyebiliyo. enteresan.