türkçe karşılığı bilmez, bilgisiz olan arapça kelime *. birileri halka cahil derken, birileri cahil diyenleri eleştirir ve '' halkımızı aşağılıyorlar, beğenmiyorlar bunlar '' der. aslında böyle konuşarak halkı savunuyormuş gibi görünenler halkın cahilliğini reddetmez, sadece cahil sevicilik yaparlar, cehaleti yüceltirler ki bu onlara oy kazandırmaktan başka kimseye bir şey kazandırmayacaktır. evet, en tehlikeli şeylerden birini yapıyoruz aslında '' cehaletin yüceltilmesi''. gerçekleri kabul edelim, bireyler olarak oluşturduğumuz bir topluluktur halk ve bugün cahil değil, kara cahildir. allah yardımcımız olsun.
seçim kaybedilince cahil, seçim büyük farkla kaybedilince kara cahil, kimi zaman da %60'ı aptal olan topluluk.
kimisine göre çapulcular topluluğu. kimisine göre de kendi iyiliklerini isteyen insanları engellerler.*
türk halkı çilekeştir kardeşim. bu ikiyüzlü heriflerle yıllardır yaşıyor bu halk.
hiç düşünmezler ki "ulan ben bunlara direkt cahil diyorum, aptal diyorum da ya ben aptalsam. ya adamın gerçekten haklı sebepleri var ise" diye.
kendilerine imanı sonsuzdur halk düşmanlarının.
Kahvehane önünde bir elinde pet bardakta kola diğer elinde çekirdek ile dikilen, çekirdeği yedikten sonra kalanını yere atan ve bütün bu işlemleri gerçekleştirirken bir yandan da oradan geçmekte olan hanımların götünü kesen insanlar topluluğu.
daima uyuyan ve asla uyanmayacak olandır. uyanmaz. çünkü uyanamaz. Uyuduğu için halk zaten. Uyuklayanların algıları ve ruhsal gelişimleri tıkanıyor. Uyansaydı birey olacaktı. Tanrısallaşacaktı. Var olmak için bir topluluğa ihtiyaç duyan biri birey olamaz. Tanrısallaşamaz. çünkü bağımlı. başkalarına...
benim anladıgım su.
bir canım cicim halkımız var. halkımız cok degerli. emekcimiz var. kucuk buyuk demeden calısanlarımız var. her gun muthis bir mucadele veriyorlar. ben bunu cok takdir ediyorum.
halka beraber bir lugatta geliyor: icten ve samimi
esnafa gidip size cay ikram edilmesi ve tavla atmanız gibi bi sıcaklık
bir de aristokrat dedigimiz bir kısım var. zenginlerimiz genelde. buyuk kafalar.
bu insanlarımız da tabi ki asırı degerli. cogunlukla bi seylerin basındalar. sistem de soz sahibiler. sana ekmegini veren genelde onlar.
bununla da bir lugat geliyor: asalet ve zerafet. belli gorgu kuralları. hayatın akısında bazı kurallar.
ben cok degisik hayat deneyimi olmus bir insan olarak kendimde ikisinden de parcalar goruyorum.
birini bıraksam digerini ozlerim.