güvercin

entry153 galeri97
    29.
  1. --spoiler--
    niçin gelmiyorlar?niçin beni kurtarmıyorlar?niçin bu ölü sessizliği?nerede öbür insanlar?tanrım, nerede öbür insanlar acaba?yaşayamam ki ben öbür insanlar olmadan!bağırmak üzereydi.bu tek cümleyi, öbür insanlar olmadan yaşayamayacağını, sessizliğin içine doğru haykırmak istiyordu, o kadar büyüktü bunaltısı, o kadar çaresizdi çocuk jonathan noel'in terkedilmişlik korkusu.

    ***
    bütün gücüyle bilincini kaybetmeye, oracığa yığılmaya çalıştı.çocukken becerirdi böyle şeyleri.ne zaman isterse ağlayabilirdi, bayılana kadar soluğunu tutabilirdi ya da kalbini bir atış boyu durdurabilirdi.şimdi hiç mi hiç kendi denetiminde değildi.çökmek için, evet kelimesi kelimesine, dizlerini bile kıvıramıyordu.artık sadece orada durup başına gelenleri sineye çekebilirdi.

    ***
    öyle sorular vardır ki, sırf sorulmalarıyla kendi kendilerine hayır yanıtını verirler.öyle dilekler de vardır ki insan bunları dile getirir ve bu arada başka bir insanın gözlerinin içine bakarsa iyiden iyiye boşuna oldukları ortaya çıkar.

    ***
    bütün gücü ''yapardım, yapabilirdim, yapmak isterdim'' ifadelerindeydi.ve kafasında en korkuncundan varsayımsal tehditleri, ilenmeleri kuran jonathan aynı anda, bunları hiç bir zaman gerçekleştirmeyeceğini de pekala biliyordu.o bu işin insanı değildi.ruhsal çaresizlikten, akıl karışıklığından ya da birden gelen bir nefretle gözünü kan bürüyüp suç işleyecek biri değildi.böyle bir suç kendisine ahlaka aykırı geleceğinden değil, yalnızca kendini eylemle ya da sözlerle dışa vurmak hiç elinden gelmediği için.eylemde bulunan biri değildi o, rıza gösteren biriydi.

    patrick süskind -güvercin.

    --spoiler--

    insan dünyasının küçücük bir sebepten nasıl allak bullak olabileceğini anlatan bir süskind öyküsü.

    bazen yaşadığımız ufak bir sorun bile öylesine büyür ki gözümüzde, öylesine devleşir ki içinden çıkamayacağımız bir hal alır.olayların gerçekten içinden çıkılmaz olduğundan değil, olayları büyütmemizden kaynaklanır hepsi.ama o an göremeyiz bunları.verilmek istenen mesajı bir güvercin ve sıradan bir hayatı olan bir banka bekçisi üzerinden veren, bir solukta bitiveren güzel bir öykü.
    0 ...
  2. 28.
  3. patrick süskind' in tadına doyulmaz eseridir.
    0 ...
  4. 27.
  5. aydan şener'in en diri, en güzel zamanlarında dul bir kadını canlandırdığı filmin adıydı.
    2 ...
  6. 43.
  7. 42.
  8. ne yüzsüz şeyler. girmişler içeriye; kovuyorsun "sen kimsin be" bakışı atıp yerlerinden kıpırdamıyorlar.
    3 ...
  9. 49.
  10. geri zekalı diyenlerin hakkında hiç bir şey bilmediği güzel hayvan.

    http://www.youtube.com/ ...
    0 ...
  11. 66.
  12. tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
    cevdet bağca da bonusudur.

    hani güvercin vurulmazdı?
    19 ocak’tı gardaş, kış yanığı ocak.
    komşu güvercini vurdular,
    kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
    kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
    güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
    burası türkiye, yok öyle.

    arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
    denizin akşamki rengiydi.
    üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
    nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
    yolu yoktu, vurulacaktı,
    göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.

    bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
    gidersem yolda ölürüm dedi.
    düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
    onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
    kurudum bir dal gibi.
    ah köylümdü, köyümün adı “kağın”.
    köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
    erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
    o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
    off off, ne güzeldi kürt’çe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.

    hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
    hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
    kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
    barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.

    19 ocak’tı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
    o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
    kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
    tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.

    babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
    köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
    ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
    o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
    hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçik’in hazin öyküsü.
    ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
    bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
    hala köye gittiğimde gözüm arar ahçik’i kardeş mezarlıkta.
    bugün o komşu güvercini ahçik’de vurdular.
    bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.

    19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
    hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
    yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
    insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.

    hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
    utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
    güle güle cesaret, güle güle gardaş.
    yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
    1 ...
  13. 65.
  14. 64.
  15. gökhan özen'in iyiniyetle yorumlamak istediğini düşündüğüm ancak bestesinin çeşitli müzik formları arsında ani geçişler yapmasından kaynaklı olarak ve sezen aksu'nun okurken bir şeyleri hissetmesinden kaynaklı verdiği ruhu şarkıya verememesinden ötürü layığınca seslendiremediği şarkı. bu başarasızlığın üzerine bir de neden sadece alt yapıdaki bilgisayar desteğinin kaldırılarak hiçbir noktasına dokunulmadığı akustik versiyonu eklenmiştir albüme anlayabilmiş değilim. oysa zeki müren'den duymaya alıştığımız sen beni unut'u gökhan özen yorumuyla daha da bir sevdi bu kulaklar...
    0 ...
  16. 63.
  17. karga kahvaltısını etmeden, -her sabah- beni onuuğğ, onuğğ nidaları ile uyandıran; uykumun içine, balkonun ortasına sıçan embesil kuşlar. ilaçlı gazoz demode oldu. ilaçlı buğday ile ebelenmeleri an meselesi.
    1 ...
  18. 62.
  19. graham bell olmasaydı hala haberleşmek için kullanabilirdik. (bkz: vay be nerden nereye)
    0 ...
  20. 61.
  21. çekindiğim hayvanlar listesinde birinci sırayı alırlar. zira onların attığınız adım sonrası aniden uçmaları beni altına sıçma derecesine götürmüştür çoğu kez. yolda müziğinizi dinleyip giderken kafanıza sıçan güvercin de destekler bu fikrimi. hem para falan çıkmıyo. yalan onlar. sırf güvercin besleyin diye hayvan tanrısı beşinci boyut salih uydurmuş. öyle dediler. vicdansızlar.
    2 ...
  22. 60.
  23. apartmanımızın içinde bulunan ve şişmekte olan hayvan. dün girmişti apartmana, çıkar dedik çıkmamış. dün hareketliydi kaçıyodu insandan. bu gün bi köşeye sindi kaldı, gitgide de şişiyo. vallaha ne yapacağımı bilemedim sözlük, varsa konu hakkında bilgisi olan lütfen özel mesaj atsın. *
    0 ...
  24. 59.
  25. 58.
  26. bir ağacın tepesine tüneyerek gelenin geçenin kafasına kaka yapan kuş türü. bu konuda büyük bir başarı sahibidirler. örneğin az önce beni de burnumun ucuncan kakaları ile vurmayı başardılar. gene de kızmadım onlara. bunun kötü bir şey olduğunu bilseler yaparlar mı? seviyorum be onları.
    1 ...
  27. 57.
  28. kıçından siyah beyaz bok, diğer delikten gri yumurta çıkartan hayvan.
    0 ...
  29. 56.
  30. Sezen aksu'nun hrant dink anısına yaptığı şarkı. Gökhan özen de yeni albümünde seslendirmiş.
    0 ...
  31. 55.
  32. güvercin sadakattır, özgürlüktür, sevgidir.
    en güzelide posta ve dönektir tanımam.
    2 ...
  33. 54.
  34. bulaşıkların ve yemek artıklarının uzun süre toplanmaması durumunda her fırsatta açık pencereden içeri dalıp birşeyler kapmaya çalışan, bu huyundan da sadece pencere önüne rüşvet olarak yiyecek bırakıldığında vazgeçen yaratık.
    ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
    2 ...
  35. 53.
  36. sezen aksu'nun hrand dink e yazdığı mükemmel ötesi şarkıdır.sözleri ve müziğinin uyumu size kaybettiğiniz canlarınızı, yahut ölmemiş kalpten silinmiş insanları hatırlatır.
    1 ...
  37. 52.
  38. (bkz: sabuni)
    (bkz: miski)
    (bkz: bango)
    (bkz: çakmaklı) gibi türlere sahip kuş cinsi.
    0 ...
  39. 51.
  40. barışın ve özgürlüğün sembolü.
    0 ...
  41. 50.
  42. bu hayvancağazlar nasıl anlatılır ki?
    onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
    2 ...
  43. 51.
  44. eğer ki evinizin çatısında yaşıyorlarsa inlemeye benzer çıkardıkları sesten dolayı üst komşunuzun iş üstünde olduğunu zannetmenize neden olan hayvan.
    1 ...
  45. 50.
  46. evimin camlarını umumi tuvalet olarak belirlediklerinden ve istisnaız her sabah malum taraflarını cama dayayıp tuvalet ihtiyaçlarını giderdiklerinden *, hepsinin kıçına bez bağlayıp öyle uçmalarını istediğim canlılardır...
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük