Çok şeyin ifadesidir güvenmek. Belki bir kişiye ümit bağlamak belki hayallerinin peşinden giderken çok emin olduğunuz bilginize ve fikrinize güvenmek ama her ne pahasına olursa olsun bir kırıldı mı bir daha asla kırık bir vazo misali eskisi gibi olmaz.
Güvenin sorunu, sağlanmasının imkansız olmasındadır. Güven, vaat kılığına girmiş bir risktir.
Mesele eşinize güvenip güvenmediğiniz değildir. Mesele eşinizin güveni ne sandığını bilip bilmemenizdir. Bunu nasıl keşfedeceksiniz? Sizi ona ne inandıracak? inancınıza güvenmenizi kim sağlayacak?
Güven, haddinden fazla güvenmek zorunda olduğumuz bir kelime...
risk almaktır. iki sonucu olabilir. ya mutlu, huzurlu yaşarsınız ya da kazığı yer oturursunuz. kime güvenip güvenilmeyeceğini kendiliğinizden öğrenmezsiniz, öğretirler öyle öğrenirsiniz.
Kesinlikle karşılıklıdır. Mesela ben bana güvenmeyen kimseye daha güvenmedim. Çünkü tek taraflı bir bağlılık, köle-efendi ilişkisi oluyor. Ee insan bencil bir varlık, başkasının ne kadar acı çektiğini bilmez.
eğer sevdiğiniz biri varsa ona asla yalan söylemeyin. bilin ki en kötü gerçek bile yalandan iyidir. güveni bir kere yitirdiniz mi asla, ama asla eski halinize dönemiyorsunuz.
güvenmekten vazgeçmeyin. güvendiğiniz kişiye sık sık söyleyin bunu. güveninize layık ise güveniniz ve sözleriniz ona ödüldür. güveninize layık değil ise güveninizin altında ezilmesini sağlarsınız. hatta zamanla olmasını istediğiniz kişiye dönüştürebilirsiniz.
bir türlü bir diğerine güvenemiyoruz; güvenince de suistimal edilebiliyoruz çünkü. belki boşa gider diye sakınmaktan emek sarfedemiyoruz, güven inşa etmek için sabır sergilemiyoruz; güvenilir bulunmadığımız için isyan ediyor, kimseye güvenmemeyi olağan, hak olarak görüyoruz; oysa güven sosyal olan tüm eylemliliklerde olduğu gibi karşılıklı, bunu da biliyoruz ama hep karşımızdakinin suçlu olduğunu iddia ediyoruz zira kolay buluyoruz. kimimize ise çok güveniyoruz, çözümü bizim için üretsin diye vekalet veriyor da mümessiliyetin yeterliliğini denetlemiyoruz, talep etmiyoruz.