her an temkinli davranmayı gerektirir. insanı öylesine yorar ki her kelimeyi, hareketi irdelemekten başka şey düşünecek hal kalmaz. eğer ki çok güvendiğiniz bir kişi tarafından sarsılmaya başlanan bir güvense koca bir boşluk alır yerini.
başından birçok olay geçmiştir. ve bunlar seni çok etkilemiştir. belki de hayatının büyük bir kısmını kaplamıştır. yaşadığın olay zaten büyük bir kayıptır. ama bundan sonra kimseye güvenememek daha büyük kayıp...
insanin yasadigi bazi olaylardan veya cok güvendigi, yakin gördügü insanlardan yedigi kaziklardan sonra insanlara ve hayata olan inancini yitirip, herkese süphe ile yaklasma durumudur.
şu son zamanlarda çok fazla yaşadığım bir durumdur. sonuncusunu da bu gece yaşamış bulunmaktayım. kime neye nasıl inancağım hakkında bir fikrim yok. yuvarlanıp gidiyoruz işte öyle.
Kalabalığın ortasında yalnızlık, aydınlığın ortasında karanlıktır . Olmaz işte, güvenemezsin. Konuştukça karşındaki, acaba ne zaman niyetini belli eder dersin. Belki mutlusundur ama belli edemezsin... Korkarsın bir daha kırılmaktan, ağlamaktan gecelerce, depresanların gelir aklına... istersin, sarılmak belki, belki bi buse en masumundan , korkarsın ya onun istediği daha fazlaysa? Ya o bedenimde birtek kalbimi istemiyorsa? Ya ben yine kandırıyorsam kendimi... Korkarsın, teslim olmaktan, sus be adam , işleme kanıma , ben umutlarımı , ben inancımı, ben güven duygumu kaybettim demek istersin haykırırcasına...
rivayet odur ki, bir hasta doktora gitmiş ve şikayetlerini doktora anlatmaya başlamış. hasta , kolunu göstermiş eliyle ve dokununca ağrıyor efendim demiş.daha sonra omzuna da dokunduğunda yine feci şekilde ağrıdığından dem vurmuş. parmağıyla neresine dokunsa ağrıyormuş velhasıl. ve sonra anlaşılmış ki, hastanın parmağı kırıkmış.