(bkz: Bayburtlu Zihni)
Uzun müddet haber yoktur sılamdan
Her posta geldikçe gönlüm yerinir
Haber yok evlad ü ayal anamdan
Can postanelere varır sürünür
Kör olsun gurbetin kahrı bitmedi
Gidemem vatana çilem yetmedi
Gül de taksam bülbülümüz ötmedi
Altın kafes olsa viran görünür
Bahar geldi seyran için iline
Herkes sevdiğini takmış koluna
Zihniya gurbetin gider yoluna
Hasretli sineme hicran sarınır
Herkesin kaldıracağı, icra edeceği, alışabileceği bir şey değildir gurbet. Ben kendimi askerde gibi hissediyorum. Amaç tamamlanır tamamlanmaz ana vatanıma dönüyorum arkadaşlar. Almanya'ya geleli 14 gün oldu. Gelin bana sorun. Ama ne var ki gavurun parası değerli. Tayyip amca sağolsun yerimizden yurdumuzdan etti bizi..
gurbet, sözlük anlamı olarak yerinden, yurdundan ayrılmak, anadan, babadan, yardan, dostlardan uzakta kalmak manalarına gelir. sevdiklerimizin, tanıdıklarımızın, derdimizi anlayanların, duygularımızı paylaşanların, dilimizi konuşanların yanından zorunlu bir ayrılışı ifade eder, gurbet.
oysa öyle midir gurbet? sadece araya giren maddi mesafelerle mi ölçülür? onu yaşamanın bir başka şekli yok mudur, başka şekillerde de tarif edilemez mi? gurbet hasrettir, aynı zamanda; evinde de yurdunda da gurbette olmaktır belki …
evinde, yurdunda gurbette olmaksa , herhalde kişinin yalnız başına kalıp, kendi iç aleminde duyulan yalnızlık, kendi kendine çekilen, kafa yorulan, düşündükçe de acı veren bir hasrettir, yalnızlıkta çekilen acıdır.